Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "harman" in Turc

Etymology

Farsçadan

ad

  1. biçildikten sonra bir düzlük üzerine yayılan tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerinin başaklarından ayrılması işi.

    • Yarın harmana başlıyoruz
  2. dövenle dövülmek üzere bir araya getirilmiş ekin demetleri yığını.

    • Yağmur harmana zarar vermiş
  3. bu işin yapıldığı yer.

    • Onların harmanı rüzgâr alır
  4. bu işin yapıldığı mevsim.

    • Size borcumuzu ancak harmanda öderiz
  5. çay, tütün gibi çeşitleri bulunan şeylerin birkaç çeşidinden birer parça alıp birbirine karıştırma işi.

    • Yerli çaylarla yabancı çayların harmanı iyi oluyor
  6. basımcılıkta, bir kitabı oluşturacak basılı formaların, ciltlenmek üzere, sıra numarasına göre bir araya getirilmesi işlemi.

  7. çay, kahve, sigara gibi tiryakisi olduğu bir şeyden bir süre uzak kaldığı için ona çok istek duyan (kimse).

  8. esrar vb. içip çakırkeyf olan (kimse).

  9. harmandan<sup>1</sup> kalan, toprakla ve samanla karışık tahıl.

  10. harman mevsiminin sonları.

    • Düğünleri harman sonuna kaldı
  11. büyük bir servet ya da işten arta kalan bölüm.