Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kopmak" in Turc

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. (iplik, halat, tel gibi şeyler) gerginliğe dayanamayınca herhangi bir yerinden ikiye bölünmek.

  2. (dal, yaprak, kol, bacak vb.) gövdeden ya da yerinden ayrılmak.

    • Rüzgârdan dallar kopmuştu
  3. (düğme, sap vb.) yeriyle bağlantısı kalmamak, yerinden ayrılmak.

    • Ceketin kol düğmeleri kopmuş
  4. (gürültülü ya da tehlikeli olaylar için) ansızın başlamak ya da ortaya çıkmak.

    • Alkış kopunca konuşmacı sustu
  5. aşırı ölçüde ağrımak, sancımak ya da yorulmak.

    • Paketleri taşıdım ama kollarım koptu
  6. bütün ilişkileri, bağlantıları kesilip bütünüyle ayrılmak ya da uzaklaşmak, ilişiği kalmamak.

    • Birbirimizden kopmakta gecikmedik
  7. kendini kurtarmak, uzaklaşmak, kurtulmak.

    • Ortaçağ kafasından kopmak işlerine gelmiyordu
  8. bir kaynaktan çıkmak.

    • Bu ulusun bağrından kopmuş çocuklarısınız
  9. koşmak.

  10. uzak bir yerden ayrılarak gelmek.

  11. koşup gelmek, koşa koşa gelmek.