Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "tat" in Turc

ad

  1. tat alma duyusuyla algılanan, kimi cisimlerin tat alma organı üstünde bıraktığı duyum.

    • Limonun tadı ekşidir
  2. tatlı olma durumu, tatlılık.

    • Limonatanın tadı az olmuş
  3. lezzet.

    • Balığın tadı yoktu
  4. ruhsal ya da estetik yönden hoşa giden durum.

    • Toplantının tadı yoktu
  5. yenen bir şeyin tadını unutamamak.

  6. hoşa giden bir şeyi unutamamak, çok hoşlanmak.

  7. tatsız duruma gelmek, tatsızlaşmak.

  8. hoşa giden yönlerini yitirmek.

    • Kavga çıkınca toplantının tadı kaçtı
  9. tatsız olmak.

    • Kavunun hiç tadı yoktu
  10. (insan için) sağlığı, keyfi yerinde olmamak.

    • Bugün biraz tadım yok
  11. (yemeğin) lezzeti gitmek, tatsızlaşmak.

  12. (bir kimsenin, bir yerin, bir şeyin) eski güzel, hoş, imrenilir durumu kalmamak, tatsızlaşmak.

  13. bir parçasını ağzına alıp lezzetini yoklamak.

  14. başından geçmiş olmak.

    • Biz yoksulluğun tadına baktık
  15. doyulamayacak denli lezzetli olmak.

  16. çok güzel olmak.

    • Baharda bizim köyün tadına doyum olmazdı
  17. bir şeyin ne tatta olduğunu anlamak.

  18. yaptığı işten zevk duymaya, tat almaya başlamak.

  19. tadı duyumsamak.

  20. bir şeyden hoşnutluk duymak, hoşlanmak.

    • Yaşamdan tat almak gerekir
  21. (yenecek şeyler) belli bir tada kavuşmak, olgunlaşmak, tatlanmak.

  22. (bir şey) hoşa gidecek duruma gelmek.

    • Kırlar tat kazandı
  23. acı, ekşi, tatlı gibi bir tat kazandırmak.

  24. hoşa giden bir duruma yol açmak.

    • Şiirler toplantımıza tat vermişti
  25. usandırmak, bıktırmak.

    • Yapılanlar tat verdi artık