ad
göğüs boşluğunda, iki akciğerin arasında bulunan, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve akciğerlerden gelen temiz kanı da vücuda pompalayan organ.
hiçbir şeyden çekinmeme, korkmama, korkusuzluk, yüreklilik.
acıma duygusu.
bir kimsenin ruhsal yönü, gönül.
kimi deyimlerde içten gelen, hiçbir gizli düşünce, art niyet taşımayan duygu anlamını taşır.
yüreğine ateş düşmek, yüreği bulanmak gibi deyimlerde mide, karın, iç gibi anlamlara gelir.
yüreği sık ve hızlı vurmak.
çok heyecanlanma dolayısıyla yüreği hızlı çalışmak.
açlık duyumsamak, içi ezilmek, midesi kazınmak.
acı duyumsamak, üzülmek.
midesi bulanmak.
içi sıkıntıyla dolup derin soluk almak gereksinimi duyumsamak.
acıklı durumlarda bile duygusuz kalan (kimse).
yiğit, yürekli (kimse).
büyük bir felakete uğramak.
pek çok ve içtenlikle acımak.
başkasının kendisine ya da kendisinin başkasına karşı yaptığı herhangi bir davranış sonradan kendisi için sürekli bir üzüntü kaynağı durumuna gelmek.
yapmak istediği bir şeyi yapamamış olmaktan sürekli üzülmek.
ansızın ölmek.
ölecek gibi üzülmek, çok üzülmek.
(bir şeyi anlayıncaya değin) anlatanı çok yormak.
(birine bir şey anlatmaya çalışarak) çok yorulmak.
çok üzülmek.
çok korkmak ya da çok heyecan çekmek.
yüreğin sık ve hızlı bir biçimde vurması.
kaygı, korku, merak gibi duygular yüzünden kendini gösteren ve yüreğin sık ve hızlı vurmasına yol açan tedirginlik.