Learn how to use çılgınca in a Turc sentence. Over 77 hand-picked examples.
Bu çılgınca gelebilir fakat sanırım ben hâlâ Mary'ye âşığım.
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca bir fikir gibi görünebilir ama sanırım hemen şu anda Tom'u ve Mary'yi ziyarete gitmeliyiz.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un çılgınca bir şey yapmayacağından oldukça eminim.
Translate from Turc to Anglais
Sizin fikirleriniz çılgınca görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Joe bu kıza çılgınca âşık.
Translate from Turc to Anglais
Onun fikirleri çılgınca görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom, Mary'ye çılgınca âşıktır.
Translate from Turc to Anglais
Onun fikirleri çılgınca gözüküyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir zamanlar Mary'ye çılgınca âşıktı.
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca.
Translate from Turc to Anglais
O sadece çılgınca.
Translate from Turc to Anglais
Çılgınca görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom çılgınca mücadele etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom çılgınca güldü.
Translate from Turc to Anglais
Asla çılgınca bir şey yapmam.
Translate from Turc to Anglais
Bu çok çılgınca.
Translate from Turc to Anglais
Sadece çılgınca bir şey yapmanı istemiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bunun çılgınca olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Son zamanlarda yaptığın en çılgınca şey nedir?
Translate from Turc to Anglais
Oh, bu çılgınca.
Translate from Turc to Anglais
Bu şimdiye kadar duyduğum en çılgınca şey.
Translate from Turc to Anglais
Çılgınca gelebilir ama sanırım geri dönüp tekrar yapmak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Şimdiye kadar yaptığın en çılgınca şey nedir?
Translate from Turc to Anglais
Öyle çılgınca bir şey yaparsan, sana gülerler.
Translate from Turc to Anglais
Tom hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Çılgınca bir şey yapalım.
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca bir fikir.
Translate from Turc to Anglais
Çılgınca bir şey yapmayın.
Translate from Turc to Anglais
O bana çılgınca görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Bundan daha çılgınca şeyler yaptım.
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca iyimser.
Translate from Turc to Anglais
Bunun çılgınca göründüğünü biliyorum ama bu doğru.
Translate from Turc to Anglais
Ben onun çılgınca göründüğünü biliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Onun çılgınca olduğunu düşündüm.
Translate from Turc to Anglais
Eğer ebeveynlerim sizin geldiğinizi keşfederse, onlar çılgınca bir şey yapabilirler.
Translate from Turc to Anglais
Eğer ebeveynlerim geldiğini öğrenirse onlar çılgınca bir şey yapabilir.
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
O yeri çılgınca seviyorum.
Translate from Turc to Anglais
İnsanlar onun çılgınca olduğunu düşündü.
Translate from Turc to Anglais
Kalbi çılgınca çarpıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Bu şimdiye kadar gördüğün en çılgınca şey.
Translate from Turc to Anglais
Bunun çılgınca bir fikir olduğunu biliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Neden Tom bu kadar çılgınca davranıyor?
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca! Biz yakalanabiliriz.
Translate from Turc to Anglais
O, o çılgınca fikri nereden aldı?
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca geliyor, biliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom çılgınca bağırmaya başladı.
Translate from Turc to Anglais
Bu çılgınca bir duyguydu.
Translate from Turc to Anglais
Bu, sandığınız kadar çılgınca değil.
Translate from Turc to Anglais
Tom telefonunda çılgınca mesaj atıyor.
Bir işletmeyi çalıştırmak için ne kadar çılgınca bir yol!
Tüketici fiyat endeksi çılgınca dalgalanıyor.
O çılgınca bir oyundu.
Sağlık görevlileri Tom'un hayatını kurtarmak için çılgınca çalıştı.
Onu yapmak çılgınca olurdu.
Tom hiç bu kadar çılgınca davranmadı.
O, Fadıl'ın kafasında devam eden çılgınca düşüncenin bir örneğiydi.
Fadıl ve Leyla çılgınca aşık oldular.
Ortaokuldayken Tom'a çılgınca aşık oldum.
Kulağa çılgınca geldiğini biliyorum.
Ortaokul diplomalarını aldıktan sadece iki yıl sonra, bugün genç insanlar okulda öğrendiklerinin sadece yüzde onunu biliyorlar. Bu çılgınca! Yüzde yüz için çaba göstermeliyiz.
Onun neden bu kadar çılgınca davrandığını anlamıyorum.
Çılgınca geldiğini biliyorum ama Tom'la Mary'yi flört ederken gördüm.
Çılgınca birkaç yıl oldu.
Tom neden böyle çılgınca bir şey yaptı?
Tom çılgınca bir şey yapmayacaktır.
Tom böyle çılgınca bir şeyi nasıl yapabilir?
Sami çılgınca bir el feneri sallıyordu.
Sami, Leyla'ya çılgınca aşık.
Yaptığın en çılgınca şey nedir?
Leyla böyle çılgınca bir şeyi nasıl yapabilir?
Yaptığın en çılgınca şey neydi?
Stefan'ın hikayesi son derece çılgınca.
Tobias çılgınca şeyler yapmaya başladı.
Antonio çılgınca tepki gösterdi.
Antonio çılgınca tepki verdi.
Bu size kesinlikle çılgınca geliyor olmalı.