Learn how to use çubuk in a Turc sentence. Over 17 hand-picked examples.
Kazadan sonra ilk bir ay sadece bir çubuk vasıtasıyla sıvı şeyler içebildi.
Translate from Turc to Anglais
Bütün Dünya üç tip insana bölünmüştür-parmak-kullananlar, çubuk- kullananlar, ve çatal-kullananlar.
Translate from Turc to Anglais
Boyayı bir çubuk yardımıyla karıştır.
Translate from Turc to Anglais
Ben sadece bir granola çubuk yedim.
Translate from Turc to Anglais
Mary Tom'un gözüne bir çubuk soktu.
Translate from Turc to Anglais
Çubuk makarnayı çatalına dolayıp da mı yiyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Onu düzeltmek için bitkiye bir çubuk bağladım.
Translate from Turc to Anglais
Bu çelik çubuk sertleştirilmeli.
Translate from Turc to Anglais
John bir çubuk aldı ve salladı.
Translate from Turc to Anglais
Kıvrık çubuk kraker istiyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Mary bir çubuk kullanarak orkestrayı yönetti.
Translate from Turc to Anglais
Mini marketler çubuk şeker satarlar.
Translate from Turc to Anglais
Çubuk makarna yapmak için su kaynatıyoruz.
Translate from Turc to Anglais
Çubuk makarna sever misin?
Translate from Turc to Anglais
"Çubuk ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ankara."
Translate from Turc to Anglais
İki çubuk arasındaki sürtünme ateş oluşumunu sağlayabilir.
Translate from Turc to Anglais
Stefan'ın elinde büyük bir metal çubuk vardı.
Translate from Turc to Anglais