Learn how to use öte in a Turc sentence. Over 21 hand-picked examples.
Hepsinden öte, çocuklar sevgiye muhtaçtır.
Translate from Turc to Anglais
Tek kelime Fransızca konuşamaz ama öte taraftan bir İngiliz gibi İngilizce konuşur.
Translate from Turc to Anglais
Tom muzlu keki sever. Öte yandan, Mary çikolatalı keki sever.
Translate from Turc to Anglais
Tom ve Mary'nin sadece arkadaştan daha öte olduklarını biliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bir yandan, yer ucuz. Öte yandan, çok sıcak.
Translate from Turc to Anglais
Burası yaz aylarında çok nemli olur. Öte yandan kışın çok kurak olur.
Translate from Turc to Anglais
Arkadaştan daha öte olmak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom kentin öte tarafında yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan Türkiye oldukça iyi gidiyor.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan Washington da sahneye çıktı.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan süreç henüz sona ermiş değil.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan Türkiye de bir karşı hareket başlattı.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan Sönmez'e göre, kurul tarafsız değil.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan Priştine ise sevincini ifade etti.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan Kosova'da da hâlâ pek çok akrabam var.
Translate from Turc to Anglais
Öte yandan hükümet sabırlı olunmasını istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Nasipten öte köy yok.
Translate from Turc to Anglais
İnsanoğlu uzaya açılma ve Mars'a yerleşme projeleri yapıyor ama öte yandan daha bir kelliğe bile çare bulabilmiş değil.
Translate from Turc to Anglais
Bir şeyden vazgeçmiş değilim. Sadece bazı şeylerin olgunlaşıp zamanının gelmesini bekliyorum. Zaman elvermezse de yapacak bir şey yok, zira kısmetten öte köy yok.
Translate from Turc to Anglais
Kalman kapının öte tarafında dayanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Bu açıklama mantıksızdan da öte.
Translate from Turc to Anglais