Learn how to use şahane in a Turc sentence. Over 21 hand-picked examples.
Onun piyano çalışı şahane görünüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Bu şahane görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Mary kesinlikle şahane görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom şahane görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Düğünümüzde söyleyebilsen şahane oldurdu.
Translate from Turc to Anglais
Şahane bir iş yaptın.
Translate from Turc to Anglais
O şahane değil miydi.
Translate from Turc to Anglais
Biz onun şahane olduğunu düşündük.
Translate from Turc to Anglais
Avustralya'da şahane bir tatil geçirdik.
Translate from Turc to Anglais
Doğa şahane.
Translate from Turc to Anglais
"Çöle ne görmeye gittiniz?” dedi. “Rüzgarda sallanan bir kamış mı? Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalı giysiler giymiş bir adam mı? Oysa şahane giysiler giyip bolluk içinde yaşayanlar kral saraylarında bulunur. Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür.
Translate from Turc to Anglais
Şahane bir çözümüm var.
Translate from Turc to Anglais
Emlak piyasalarında fiyatlar uçunca evini şahane bir meblağa okuttu.
Translate from Turc to Anglais
Tom şahane bir aşçı sayılmaz ama en azından elinden geleni yapıyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu şahane bir fikir.
Translate from Turc to Anglais
Süzme peynirle konserve şeftali şahane bir ikili olur.
Translate from Turc to Anglais
Bu yıllanmış şarap şahane.
Translate from Turc to Anglais
Ali şahane bir şeyin kafasını yaşıyor, ama daha ne olduğunu çözemedim.
Translate from Turc to Anglais
Ne şahane bir fikir!
Translate from Turc to Anglais
Tatoeba sitesi üzerinde tüm bu cümleleri ve içeriği ses ile duyurma seçeneği olsaydı nasıl da şahane olurdu.
Translate from Turc to Anglais