Learn how to use acımasızca in a Turc sentence. Over 22 hand-picked examples.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.
Translate from Turc to Anglais
Tom acımasızca öldürüldü.
Translate from Turc to Anglais
Sadece işçiler değil; karıları, kız kardeşleri, anneleri ve dört yaşından büyük kızları da acımasızca istismar ediliyor.
Translate from Turc to Anglais
Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.
Translate from Turc to Anglais
Canlı bir ıstakozu kaynar su dolu bir kaba atmak acımasızca.
Translate from Turc to Anglais
Mary bir saplı tava ile Tom'u acımasızca dövdü.
Translate from Turc to Anglais
Dan polis tarafından acımasızca dövüldü.
Translate from Turc to Anglais
Hapishanede pedofillere acımasızca davranılır.
Translate from Turc to Anglais
Baba evlatlık oğluna acımasızca davrandı.
Translate from Turc to Anglais
O böceği acımasızca ezdi.
Translate from Turc to Anglais
Ordu acımasızca yenildi.
Translate from Turc to Anglais
Saatler acımasızca geçti.
Translate from Turc to Anglais
Benimle acımasızca alay ediyorlar.
Translate from Turc to Anglais
Sami'nin acımasızca öldürülmesindeki tek şüpheli Leyla'ydı.
Translate from Turc to Anglais
Sami, Leyla'ya acımasızca tecavüz etti.
Translate from Turc to Anglais
Leyla sopalarla acımasızca dövüldü.
Translate from Turc to Anglais
Tom acımasızca dövüldü.
Translate from Turc to Anglais
Sami ve Leyla, balta tutan bir adam tarafından acımasızca saldırıya uğradı.
Translate from Turc to Anglais
Sami acımasızca saldırıya uğradı.
Translate from Turc to Anglais
Tom acımasızca dövülerek öldürüldü.
Translate from Turc to Anglais
Edmundo, Rima'yı acımasızca öldürdü.
Translate from Turc to Anglais
Kalman ve Boldi acımasızca dövüşmeye başladılar.
Translate from Turc to Anglais