Learn how to use bakımından in a Turc sentence. Over 41 hand-picked examples.
Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.
Translate from Turc to Anglais
Tüm insanlar özgür, değer ve hak bakımından eşit olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine karşı kardeşlik düşünceleriyle davranmalıdırlar.
Translate from Turc to Anglais
Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
Translate from Turc to Anglais
Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.
Translate from Turc to Anglais
İnsanoğlu, konuşabilmeleri ve gülebilmeleri bakımından hayvanlardan farklıdır.
Translate from Turc to Anglais
İnsanoğlu, konuşma kabiliyeti bakımından hayvanlardan farklıdır.
Translate from Turc to Anglais
TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.
Translate from Turc to Anglais
Bu cümle dil bilgisi bakımından doğru görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu ülke kömür bakımından zengindir.
Translate from Turc to Anglais
Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve kardeşlik ruhu içinde birbirlerine karşı hareket etmelidirler.
Translate from Turc to Anglais
Sudi Arabistan petrol bakımından çok zengindir.
Translate from Turc to Anglais
Avustralya doğal kaynaklar bakımından zengindir.
Translate from Turc to Anglais
Japonya doğal kaynakları bakımından zengin değildir.
Translate from Turc to Anglais
"Bu cümle dil bilgisi bakımından doğrudur" cümlesi dil bilgisi bakımından doğrudur.
Translate from Turc to Anglais
İngilizcen dil bilgisi bakımından doğru fakat bazen söylediğin tam olarak bir yerlinin söylediğine benzemiyor.
Translate from Turc to Anglais
O her şeye pratikliği bakımından bakma eğilimindedir ve ne pinti ne de savurgandır.
Translate from Turc to Anglais
Dil bilgisi bakımından bu cümlede bir hata olmamasına rağmen, birinin onu gerçekten kullanacağından şüpheliyim.
Translate from Turc to Anglais
E vitamini bakımından zengin gıdalar koyu yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, sert kabuklu yemişler ve tam taneli hububatları içermektedir.
Translate from Turc to Anglais
İnsanlar doğarlar ve haklar bakımından özgür ve eşit kalırlar.
Translate from Turc to Anglais
Japonya doğal kaynaklar bakımından yoksuldur.
Translate from Turc to Anglais
Yarın Rusça, Tatoeba'daki cümle sayısı bakımından Türkçe'yi büyük olasılıkla geride bırakacak.
Translate from Turc to Anglais
Bu cümle hem anlam bakımından hem de gramer bakımından doğru bir cümledir.
Translate from Turc to Anglais
Katılanlar bakımından bir başarıydı.
Translate from Turc to Anglais
Ev bakımından sorunumuz yok.
Translate from Turc to Anglais
Anne sütüyle beslenen çocuklar, zihin bakımından daha fazla avantajlara sahiptirler.
Translate from Turc to Anglais
İki başkan adayı arasında özgeçmiş ve ideoloji bakımından çok bariz fark var.
Translate from Turc to Anglais
O, konuşma bakımından babasına benziyor.
Translate from Turc to Anglais
Ağaç meyve bakımından verimlidir.
Translate from Turc to Anglais
Bu, dil bilgisi bakımından doğru ama anadilli biri bunu asla böyle söylemez.
Translate from Turc to Anglais
Bu toprak humus bakımından zengindir.
Translate from Turc to Anglais
Hiçbir iki sözcük anlam bakımından aynı değildir.
Translate from Turc to Anglais
Uranüs ve Neptün oluşumları bakımından çok benzerdir.
O, bilgi bakımından hepimizden daha iyidir.
Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin ilk Erzurum Şubesini kuran kişiler, doğu illerinde yapılan propagandaları ve bunların amaçlarını, Türklük-Kürtlük-Ermenilik sorunlarını, bilim, teknik ve tarih bakımından inceleyip araştırdıktan sonra, gelecekteki çalışmalarını şu üç noktada topluyorlar:
Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor.
Salı günlerim ders bakımından çok yoğun.
Tatoeba'daki cümleler konu dağılımı bakımından dengeli mi?
Macarca ve Türkçe dil bilgisi bakımından çok benzerdir.
Dünyanın en çok konuşulan dili Çin dilidir, zira nüfus bakımından en kalabalık ülkesidir.
Arabistan petrol bakımından zengindir.
ABD petrol bakımından zengindir.