Learn how to use birer in a Turc sentence. Over 54 hand-picked examples.
Arabalar, otobüsler, kamyonlar; hepsi birer araçtır.
Translate from Turc to Anglais
Talihsizlikler nadiren birer birer gelirler.
Translate from Turc to Anglais
Belgelerin yığınını eşit şekilde böl, ve onları birer birer odanın her iki tarafına koy.
Translate from Turc to Anglais
Senatörler birer birer oy kullandı.
Translate from Turc to Anglais
Benim dünyamdaki herkes birer midilli, onlar gökkuşağı yiyorlar kakaları da kelebek.
Translate from Turc to Anglais
O, yumurtaları birer birer çıkardı.
Translate from Turc to Anglais
Onunla konuşmak için arkadaşları birer birer geldi.
Translate from Turc to Anglais
Yedek parçaları birer birer inceledi.
Translate from Turc to Anglais
Çocuklarım birer nimet.
Translate from Turc to Anglais
Muhakkak ki, bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi.
Translate from Turc to Anglais
Tom ve ben bu sabah birlikte birer fincan kahve içtik.
Translate from Turc to Anglais
Tüm dünya bir sahnedir, insanlar da yalnızca birer oyuncu. Sahneye girer, çıkarlar ve zamanları boyunca yedi dönemden oluşan birçok oyun sergilerler.
Translate from Turc to Anglais
Hepimizin birer deli olduğunu anmısadığımızda, hayatın tüm gizemi kaybolup, bütün çıplaklığıyla gün yüzüne çıkar.
Translate from Turc to Anglais
Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.
Translate from Turc to Anglais
Taş, su, hava somut birer varlıktır.
Translate from Turc to Anglais
Hâlâ tüm bunlar birer varsayım.
Translate from Turc to Anglais
Size birer düdük hediye edeceğim, artık trafik polisi oluyorsunuz.
Translate from Turc to Anglais
Birer tane alın.
Translate from Turc to Anglais
Hepimiz birer Tom ve Mary'yiz.
Translate from Turc to Anglais
Kütüphanedeki bazı kitaplar birer hazinedir.
Translate from Turc to Anglais
Artık hepiniz ekibimin birer üyesisiniz.
Translate from Turc to Anglais
John sözlşmeleri aldı ve onları birer birer inceledi.
Translate from Turc to Anglais
Haydi, birer içki alalım.
Translate from Turc to Anglais
O insanlar benim için birer yabancı.
Translate from Turc to Anglais
Tom yumurtaları karton kutudan birer birer çıkardı.
Translate from Turc to Anglais
Hepiniz birer bardak daha çay ister misiniz?
Translate from Turc to Anglais
Birer birer, çocuklar ne okuduğumu görmek için geldi.
Translate from Turc to Anglais
Hepimizde birer tane var.
Translate from Turc to Anglais
Onlar birer birer içeri girdiler.
Translate from Turc to Anglais
Villandry şatosundaki bahçıvanlar gerçek birer sanatçı.
Translate from Turc to Anglais
Hadi birer birer gidelim.
Translate from Turc to Anglais
Onlar ayağa kalktılar ve birer birer konuşmalarını yaptılar.
Translate from Turc to Anglais
Arkadaşlarını kazıkladığı için tüm sevdiklerini birer birer kaybetti.
Translate from Turc to Anglais
Keskin nişancı, kurbanlarını birer birer vurdu.
Translate from Turc to Anglais
Sence onlar değersiz birer et parçası mı?
Translate from Turc to Anglais
Birer bardak daha alabilir miyiz lütfen?
Translate from Turc to Anglais
İki takım da birer puana razı oldu.
Translate from Turc to Anglais
Hepimiz birer engelli adayıyız.
Translate from Turc to Anglais
Çilek de ahududu da birer agregat meyve örneğidir.
Translate from Turc to Anglais
Hem çilek hem de ahududu küme meyvelere birer örnektir.
Translate from Turc to Anglais
Birer uydurma nedenle, İtilâf donanmaları ve askerleri İstanbul'da.
Translate from Turc to Anglais
Bir yandan da İtilâf Devletleri başbakanlarına ve İstanbul'daki temsilcilerine birer muhtıra veriyor.
Bu noktaları, aydınlanmanız için, kamuoyunun aydınlanmasına yardımcı olmak için, sırası geldikçe, birer birer göstermeye çalışacağım.
Sağ kalabilmeleri için, her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al.
Tanrı'nın Nuh'a buyurduğu gibi temiz ve kirli sayılan her tür hayvan, kuş ve sürüngenden erkek ve dişi olmak üzere birer çift Nuh'a gelip gemiye bindiler.
Sizin kıçı kırık birer ırkçı olduğunuzu herkes biliyor.
Ayrı ayrı birer ahlaksız yaratıklar olan insanlar, toplu oldukları zaman namuslu kişiler olurlar.
Ayrı ayrı birer ahlaksız olan insanlar toplu oldukları zaman namuslu kişiler olurlar.
Ailenin her ferdine birer dilim dağıtılıyor.
Birer birer pişirin.
Bunlar haberden ziyade kısa birer film gibiydi.
Peşinden koştuğumuz pek çok hedef aslında birer kumdan kale.
Hoca hepimize birer A4 kağıdı dağıttı.
Arkadaşlarının her birine birer parça verdi.