Learn how to use bitirmek in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bu kitabı bir hafta içinde okuyarak bitirmek gerçekten zordur.
Translate from Turc to Anglais
İşi tek başıma bitirmek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Hakem maçı bitirmek için düdüğünü çaldı.
Translate from Turc to Anglais
Biz yarına kadar parti hazırlıklarını bitirmek zorundayız.
Translate from Turc to Anglais
Tom evi bitirmek için ne kadar çok paraya ihtiyacı olacağını hesaplıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom işi bitirmek için motivasyondan yoksun.
Translate from Turc to Anglais
Mary Tom uyanmadan önce kahvaltı hazırlamayı bitirmek istedi.
Translate from Turc to Anglais
Ben düne kadar işi bitirmek zorunda kaldım.
Translate from Turc to Anglais
Ev ödevimi bitirmek zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary ile ilişkiyi bitirmek istemiyor.
Translate from Turc to Anglais
Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.
Translate from Turc to Anglais
Projeyi bitirmek için acele ediyor musunuz?
Translate from Turc to Anglais
Kate ona kadar ödevini bitirmek istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un raporunu bitirmek için zamanı yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Her şeyden önce, ödevi bitirmek zorundayız.
Translate from Turc to Anglais
Onu bitirmek için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek zordu.
Translate from Turc to Anglais
Sanırım evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla alacaktır.
Translate from Turc to Anglais
Saat beşe kadar bu işi bitirmek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Sanırım bizim evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla sürecektir.
Translate from Turc to Anglais
İşimi öğlen yemeğinden önce bitirmek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek sizin göreviniz.
Translate from Turc to Anglais
Tek istediği resmini bitirmek için zamandı.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek için elinden geleni yapacak.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek uzun süre almayacaktır.
Translate from Turc to Anglais
İşi saat dörde kadar bitirmek zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
İşi dörde kadar bitirmek zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
Onu zamanında bitirmek için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek bir haftasını aldı.
Translate from Turc to Anglais
Onu zamanında bitirmek için elinden geleni yapacaktır.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek ne kadar sürer?
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek beş saatimi aldı.
Translate from Turc to Anglais
Çamaşır yıkamayı neredeyse bitirmek üzereyim.
Translate from Turc to Anglais
Bu işi bitirmek sizin sorumluluğunuz.
Translate from Turc to Anglais
İki gün içinde bunu bitirmek imkansız.
Translate from Turc to Anglais
Bu işi bitirmek onun iki gününü alacaktır.
Translate from Turc to Anglais
Ev ödevini hemen bitirmek zorundasın
Translate from Turc to Anglais
Öğleye kadar işi bitirmek zorunda olduğunu söyledi.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek onun bütün öğleden sonrasını aldı.
Translate from Turc to Anglais
Ev ödevini bitirmek üç saatimi aldı.
Translate from Turc to Anglais
İşi bitirmek onun iki saatini alır.
Translate from Turc to Anglais
İşi zamanında bitirmek için hiçbir ihtimal yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Ev ödevimi bitirmek ne kadar zamanımı alır?
Translate from Turc to Anglais
Elbiseni dikmeyi bitirmek için geç saatlere kadar yatmadı.
Translate from Turc to Anglais
Hava kararmadan önce işi bitirmek için hepimiz dışarı çıktık.
Translate from Turc to Anglais
Bir haftada raporu bitirmek imkansız.
Bunu bitirmek için ne kadar zamanımız var?
Bütün yapmak istediğim, başladığım şeyi bitirmek.
Tom'un raporu yazmayı bitirmek için gerçekten yeterli zamanı olduğunu sanmıyorum.
Tom bitirmek zorunda değil.
Tom bitirmek için kazanmadı.
Bunu bitirmek çok zamanımı alacak.
Birisi bu işi bitirmek zorunda.
Bitirmek istediğine emin misin?
Askerliğimi zamanında bitirmek istiyorum; bu konuda sizden yardım istiyorum.
İşi kendi başıma bitirmek istiyorum.
Bunu bitirmek zorundayım.
Önce bunu bitirmek zorundayım.
Kitabımı bitirmek zorundayım.
Bu raporu yazmayı bitirmek için iki saatim var.
Evimizi yapmayı bitirmek daha ne kadar paraya mal olacak?
Tom işi zamanında bitirmek için ne gerekiyorsa yapacak.
Bunu bitirmek için bir haftan vardı.
Toplantıdan önce bu raporu yazmayı bitirmek için zamanım olmayacak.
Üzerinde çalıştığım kitabı yazmayı bitirmek zorundayım.
Okulu bitirmek için gitmeyi planladığına dair hiçbir fikrim yoktu.
Bunu bitirmek için tam olarak on üç dakikan var.
Raporumuzu bitirmek için zamanımız yoktu.
İşi hazirandan önce bitirmek istiyorsan çok daha iyi çalışmak zorunda kalacaksın.
Onu bitirmek zorunda değilsin.
Seninle ilişkimi bitirmek istemiyorum.
İyi bir başlangıç, işi yarı yarıya bitirmek demektir.
Raporunuzu bitirmek için vaktiniz yoktu.
Bu işi bir günde bitirmek zor.
Ev ödevimi bitirmek için zamanım yok.
Bu raporu zamanında bitirmek için elimden geleni yapıyorum.
Tom buraya gelmeden önce bunu bitirmek için yeterli zamanımız var mı?
Raporu 2.30'a kadar bitirmek çok zor olmamalı.
Akşama doğru, bu işi bitirmek gerekiyor.
Bu raporu bitirmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.
Yaptığını bitirmek için sana bir saat vereceğim.
Keşke bunu bitirmek için bir fırsatım olsa.
Keşke bunu bitirmek için biraz daha zamanım olsa.
Bunu bitirmek için sadece biraz daha zamanım olmasını diliyorum.
Bu bitirmek için zor bir alışkanlık.
Bu bitirmek için oldukça zor bir alışkanlık.
İşi bitirmek için bütün gece yatmayıp çalışacak mısın?
Tom'un yemek yemeyi bitirmek için zamanı yoktu.
Bitirmek için sabırsızlanıyorum.
Eve gitmeden önce sadece onu bitirmek istedim.
Ev ödevinizi bitirmek için hepinize biraz daha zaman vereceğim.
Pazartesiye kadar o raporu bitirmek zorundasın.
Yarına kadar bunu bitirmek zorundayım.
Bunu bitirmek için birkaç saate daha ihtiyacım olacak.
Bunu bitirmek için bana zaman ver.
Tom onu zamanında bitirmek için gerçekten çok çalışmak zorunda kaldı.
Eve gitmeden önce bunu bitirmek zorundayız.
Sunumumu bitirmek için yeterli zamanım yoktu.
Bunu bitirmek saatlerimizi alacak.
Ödevini bitirmek Tom'un neredeyse üç saatini aldı.