Learn how to use burnu in a Turc sentence. Over 63 hand-picked examples.
Tom'un kanayan bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Burnu kanadı.
Translate from Turc to Anglais
Onun uzun bir burnu vardır.
Translate from Turc to Anglais
Onun uzun bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Yakında burnu sürtülecek.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un tıkalı bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Bir filin uzun bir burnu vardır.
Translate from Turc to Anglais
Çocuğun burnu kanıyor.
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu kanıyor.
Translate from Turc to Anglais
Bir köpeğin burnu çok duyarlıdır.
Translate from Turc to Anglais
Burnu kanıyor.
Translate from Turc to Anglais
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kanlı bir burnu vardı ve kanı gömleğine sürdü.
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu gerçekten kanamadı değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Burnu büyüktü.
Translate from Turc to Anglais
Burnu kitaptan kalkmaz.
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu kaf dağında.
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu kanadı.
Translate from Turc to Anglais
Cyrano'nun çok büyük bir burnu vardı.
Translate from Turc to Anglais
Pinokyo'nun uzun bir burnu vardı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un büyük bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un büyük bir burnu var mı?
Translate from Turc to Anglais
Burnu çok orijinal.
Translate from Turc to Anglais
Kalkık bir burnu vardı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un çok büyük bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu biraz daha kısa olsaydı, o oldukça güzel olurdu.
Translate from Turc to Anglais
Kleopatra'nın burnu daha kısa olmuş olsaydı, dünya tarihi farklı olurdu.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un burnu kızarmıştı.
Translate from Turc to Anglais
Mary'nin burnu kanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Onun büyük bir burnu var mı?
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu aşırı derecede büyük.
Translate from Turc to Anglais
"Benim köpeğimin bir burnu yok." "O nasıl kokluyor?" "Korkunç."
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu büyük.
Translate from Turc to Anglais
Dan'in, otomobilin içinde kanlı bir burnu vardı.
Translate from Turc to Anglais
Onun gözü şişmişti ve burnu kanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Onun büyük burnu mu var?
Translate from Turc to Anglais
Onun her zaman bir kitaba gömülü burnu vardır.
Translate from Turc to Anglais
Bu ikinci yalanda, onun burnu birkaç inç daha büyüdü.
Translate from Turc to Anglais
Onun uzun burnu en az iki inç daha uzun hale geldi.
Translate from Turc to Anglais
Onun burnu onun en iyi özelliğidir.
Translate from Turc to Anglais
Cleopatra'nın burnu biraz daha düşük olmuş olsaydı, dünya tarihi farklı olmuş olurdu.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un burnu akıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un küçük bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un çok burnu havada.
Translate from Turc to Anglais
Onun büyük bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un burnu havada.
Translate from Turc to Anglais
Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz.
Translate from Turc to Anglais
Tişörtün daha ilk yıkamada ağzı burnu yamuldu.
Translate from Turc to Anglais
Kimsenin burnu bile kanamadı.
Translate from Turc to Anglais
Ali'nin burnu havalarda.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un burnu kanadı.
Translate from Turc to Anglais
Rudolph'un kırmızı bir burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Ali'de Laz burnu var.
Translate from Turc to Anglais
Ali'nin burnu öfkeden harman yeli savuruyor.
Olayda kimsenin burnu bile kanamadı.
Kazada kimsenin burnu kanamadı.
Alberto veranda üzerinde kauçuk bir palyaço burnu buldu.
Mennad'ın burnu çok küçük.
Sami'nin burnu son derece kırmızıdır.
Sami'nin burnu aşırı kırmızı.
Tom'un burnu kırılmış.
Ne kadar çok yalan söyledi, burnu da o kadar çok uzadı.
Ne kadar çok yalan söylerse, burnu da o kadar çok uzuyordu.