Learn how to use düşmanca in a Turc sentence. Over 21 hand-picked examples.
Onun düşmanca bir tutumu vardı.
Translate from Turc to Anglais
O, önce düşmanca baktı.
Translate from Turc to Anglais
Onun düşmanca tutumunu sevmiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Köylüler tarafından düşmanca karşılandık.
Translate from Turc to Anglais
Düşmanca bir ortamda hayatta kalmak için bir insan doğaçlama yapabilmeli ve azimli olabilmeli.
Translate from Turc to Anglais
Tom düşmanca görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom ilk başta düşmanca göründü.
Translate from Turc to Anglais
Bu denizaltı gezegendeki en düşmanca koşullarda çalışabilir.
Translate from Turc to Anglais
Bu düşmanca bir ortam.
Translate from Turc to Anglais
Herkes yasadışı yabancılar karşı düşmanca bir tavır aldı.
Translate from Turc to Anglais
İnternetin çoğu düşmanca dil kullanır.
Translate from Turc to Anglais
O, onların ona karşı olan düşmanca duygularının farkındaydı.
Translate from Turc to Anglais
Tom düşmanca göründüğümü düşündüğünü söyledi.
Translate from Turc to Anglais
Çok düşmanca davranıyorsun.
Translate from Turc to Anglais
Venüs düşmanca bir çevreye sahiptir.
Translate from Turc to Anglais
O zengin ama düşmanca.
Translate from Turc to Anglais
Tom düşmanca görünüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Tom eskiden olduğu kadar düşmanca değil.
Translate from Turc to Anglais
Düşmanca bir çevre yarattın.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un düşmanca bir tavrı var.
Translate from Turc to Anglais
Genellikle ne iyi ne de kötü olan ve sadece üstlerinin verdiği görevleri yapan çalışanlar vardır. Havuç ve sopalarla kolayca daha fazla şevke kapılan ve beklenenden daha iyi sonuçlar elde eden çalışanlar var. Ayrıca gücenip şirkete düşmanca davranan çalışanlar da var.
Translate from Turc to Anglais