Learn how to use davetiye in a Turc sentence. Over 27 hand-picked examples.
Bir davetiye aldım.
Translate from Turc to Anglais
Davetiye, " Hediyeler yok, lütfen" diyordu.
Translate from Turc to Anglais
Sana davetiye gönderemem.
Translate from Turc to Anglais
Tom, Mary'ye bir davetiye gönderdi.
Translate from Turc to Anglais
Davetiye patlamış mısır ve meşrubat hizmeti verileceğini söylüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Doğum günü partisine bir davetiye aldım.
Translate from Turc to Anglais
Az önce Tom'a bir davetiye verildi.
Translate from Turc to Anglais
Ben davetiye almadım.
Translate from Turc to Anglais
Ben sana davetiye gönderemem.
Translate from Turc to Anglais
Maksimum davetiye sayısını aştınız.
Translate from Turc to Anglais
Ben sadece senin için bir davetiye gönderdim.
Translate from Turc to Anglais
İyi bir elbise bir davetiye kartı gibidir, iyi bir fikir bir tavsiye mektubu gibidir.
Translate from Turc to Anglais
Hala bir davetiye bekliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Sami bir davetiye aldı.
Translate from Turc to Anglais
Davetiye, eşinizi getireceğinizi söyledi.
Translate from Turc to Anglais
Burası kazaya davetiye çıkarıyor.
Translate from Turc to Anglais
Felakete davetiye çıkarmak bu.
Translate from Turc to Anglais
Tom kazaya davetiye çıkarıyor.
Translate from Turc to Anglais
Spor öncesi ısınma hareketleri yapmazsan sakatlığa davetiye çıkarırsın.
Translate from Turc to Anglais
Kaç kişiye davetiye gönderdiniz?
Translate from Turc to Anglais
Aşırı incir tüketmek cırcıra davetiye çıkarabilir.
Translate from Turc to Anglais
Bazen iyi niyet, karşı tarafın kötülüğü için çıkarılan bir davetiye gibidir.
Translate from Turc to Anglais
Karl davetiye gönderdi.
Translate from Turc to Anglais
Davetiye olmadan giremezsiniz.
Translate from Turc to Anglais
Çok fazla yemek yemek hastalığa davetiye çıkarır.
Translate from Turc to Anglais
Yemek yemenin dozunu kaçırmak hastalığa davetiye çıkarır.
Translate from Turc to Anglais
Yemeği fazla kaçırmak hastalığa davetiye çıkarır.
Translate from Turc to Anglais