Learn how to use delikanlı in a Turc sentence. Over 56 hand-picked examples.
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.
Translate from Turc to Anglais
Yolumdan çekil, delikanlı !
Translate from Turc to Anglais
Bir grup delikanlı kavga ediyordu.
Translate from Turc to Anglais
Bu, saatini bulan delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Nehirde yüzen delikanlı kimdir?
Translate from Turc to Anglais
Parkta bir sürü delikanlı çalışıyor.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı iken şarkı söylemeye başladım.
Translate from Turc to Anglais
Şu ana kadar Mary'yi öpen ilk delikanlı Tom'du.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı yeni arabasını gösteriyor.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı karanlıktan korkuyor.
Translate from Turc to Anglais
O iyi genç bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
On yedi yaşında bir delikanlı genelde babası boyundadır.
Translate from Turc to Anglais
On yedi yaşında bir delikanlı genelde babası kadar uzundur.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı gibi ne diyeceksen yüzüme de.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı olup evime gelip yüz yüze konuşmanızı o kadar çok bekledim ki siz hep kaçtınız.
Translate from Turc to Anglais
Bana her şeyi anlatacak bir delikanlı var mı?
Translate from Turc to Anglais
Bana gerçekleri anlatacak bir delikanlı var mı?
Translate from Turc to Anglais
O çok delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Gerçekten bir sorununuz varsa delikanlı gibi söyleyin ben de kendi düşüncemi söyleyeyim olmaz mı?
Translate from Turc to Anglais
İçinizde bunca sene benimle konuşup olayları anlatacak bir tane delikanlı yok muydu?
Translate from Turc to Anglais
Tom artık bir delikanlı değil.
Translate from Turc to Anglais
Anlamıyormuş gibi yapma da sorularıma delikanlı gibi cevap ver.
Translate from Turc to Anglais
O modern bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı ne dedi?
Translate from Turc to Anglais
Bu duruma katlanamayan delikanlı, Müslümanlığı kabul etti.
Translate from Turc to Anglais
Kendinizi delikanlı mı sanıyorsunuz?
Translate from Turc to Anglais
Kızın daha delikanlı, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Tom bir delikanlı iken çok iyi bir kayakçıydı.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir delikanlı iken gazeteler dağıtarak para kazandı.
Translate from Turc to Anglais
Sen henüz bir delikanlı değilsin.
Translate from Turc to Anglais
Oğlum sadece bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Onun erkek arkadaşı hoş bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı bir bıçakla kendini yaraladı.
Translate from Turc to Anglais
Dan bir delikanlı iken Linda'yla çıkardı.
Translate from Turc to Anglais
O genç, duyarlı bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
O cesur bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
O iyi bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un bir delikanlı olduğunu düşündüm.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı göründüğü kadar kötü değil.
Translate from Turc to Anglais
Delikanlı, bir bilim adamı olmak için büyüdü.
Translate from Turc to Anglais
Bir grup delikanlı bana yaklaşıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Tom cesur bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Zıpır delikanlı!
Translate from Turc to Anglais
Yaman şakacısın delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Gerçekten delikanlı adammışsın.
Translate from Turc to Anglais
Ali bıçkın bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Ali bıyıkları yeni terlemiş bir delikanlı.
Translate from Turc to Anglais
Ali delikanlı çocuktur.
Translate from Turc to Anglais
Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı.
Bunu anana sorsana delikanlı.
Ali yağız bir delikanlı olmuş.
Delikanlı yıllar sonra aynada kendini gördü.
Dünya delikanlı olsa yuvarlak olmazdı.
Ali zürafa gibi bir delikanlı.
Delikanlı, gördüğüm kadarıyla evrak işlerinin nasıl yürütüldüğünü bilmiyorsun.