Learn how to use diğeri in a Turc sentence. Over 90 hand-picked examples.
Bizim iki kedimiz var, biri beyaz, diğeri siyahtır.
Translate from Turc to Anglais
George'un iki kuzeni var; biri Almanya'da ve diğeri İsviçre'de yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Onun iki kedisi var. Biri beyaz ve diğeri siyah.
Translate from Turc to Anglais
Güvercin ve deve kuşu her ikisi de kuştur; biri uçabilir ve diğeri uçamaz.
Translate from Turc to Anglais
Söz vermek bir şeydir, ve diğeri yerine getirmektir.
Translate from Turc to Anglais
İki yabancı ile tanıştım, biri Kanadalı idi ve diğeri İngiltereli.
Translate from Turc to Anglais
Bir gün geçti. Sonra diğeri.
Translate from Turc to Anglais
Ders iki bölümden oluşuyor; biri teorik, diğeri pratik.
Translate from Turc to Anglais
Biri kırmızı ve diğeri beyaz.
Translate from Turc to Anglais
İki erkek kardeşi var; biri Osaka'da diğeri Kobe'de yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Biri Japon diğeri İtalyan.
Translate from Turc to Anglais
Kedilerden biri siyah, diğeri kahverengi.
Translate from Turc to Anglais
Diğeri nerede?
Translate from Turc to Anglais
İki köpeğim var. Biri beyaz; diğeri ise siyah.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu diğeri kadar iyi değil.
Translate from Turc to Anglais
Biri diğeri kadar kötü.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un iki kedisi var. Birisi beyaz ve diğeri siyah.
Translate from Turc to Anglais
Bizim iki köpeğimiz var. Biri siyah ve diğeri beyaz.
Translate from Turc to Anglais
Biri balık tutmaya,diğeri alışveriş yapmaya gitti.
Translate from Turc to Anglais
Bir diğeri vardı.
Translate from Turc to Anglais
İki çocuğumuz var. Biri oğlan diğeri kız.
Translate from Turc to Anglais
İki oğlum var. Biri Nara'da ve diğeri Tsu'da.
Translate from Turc to Anglais
Biri yeni, diğeri eski.
Translate from Turc to Anglais
Bir oğlum ve bir kızım var. Biri New York'ta, diğeri Londra'da.
Translate from Turc to Anglais
Bir kitap ince, diğeri ise kalın. Kalın olanının yaklaşık 200 sayfası var.
Translate from Turc to Anglais
Burada iki etek var. İlki uzun, diğeri kısa.
Translate from Turc to Anglais
Telaffuzu zor olan iki dilden biri Arapça, diğeri Almancadır.
Translate from Turc to Anglais
Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un iki erkek kardeşi var. Biri Boston'da ve diğeri Şikago'da yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Diğeri şekerleme yaparken bizden biri nöbet tutsun.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un iki erkek kardeşi var. Biri Boston'da diğeri Şikago'da yaşar.
Translate from Turc to Anglais
Biri siyah, diğeri beyaz iki kedi besler.
Translate from Turc to Anglais
Biri yeni ve diğeri eski.
Translate from Turc to Anglais
Bir ulusu ele geçirmek ve egemenlik altına almak için iki yol var. Birisi kılıçla. Diğeri borçla.
Translate from Turc to Anglais
Benim beş tane oğlum var. İkisi mühendis, bir diğeri öğretmen ve diğerleri öğrencidir.
Translate from Turc to Anglais
Diğeri saklanmayı reddediyor.
Translate from Turc to Anglais
Biri yeni. Diğeri eski.
Translate from Turc to Anglais
Biri cefasını çeker, diğeri sefasını sürer.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un iki oğlu var. Biri bir doktor ve diğeri bir avukat.
Translate from Turc to Anglais
Onun için, Arhangelsk'in arktik iklimi yeryüzündeki cehennemdi, ama o bölgede büyüyen diğeri için Arhangelsk yeryüzündeki cennetti.
Translate from Turc to Anglais
İki çocuğum var, biri Pekin'de diğeri Nagoya'da.
Translate from Turc to Anglais
Bir göz uyur, diğeri görür.
Bu gömlek değil, diğeri.
O gömlek değil, diğeri.
Onun biri uzun ve diğeri kısa iki kurşunkalemi vardır.
Onun biri uzun ve diğeri biri kısa iki tane kurşunkalemi vardır.
Bizim iki kedimiz var - biri beyaz ve diğeri siyah.
Bir kitap ince ve diğeri kalın; kalın olan yaklaşık 200 sayfa.
İki çocuğum var. Onlardan biri erkek ve diğeri de bir erkek.
Diğeri nereye gitti?
Ben bir çanta taşıdım ama diğeri geride kaldı.
Bir dergi erkekler için ve diğeri kızlar için.
Burada iki köpek var; biri beyaz, diğeri siyah.
İşte iki tane kurşunkalem: biri sert ve diğeri yumuşak.
Bu oda benim yatak odam, diğeri benim ofisim.
Diğeri iyi değil.
Evimizde iki tane kedi var: biri beyaz ve diğeri siyah.
Onun biri piyanist ve diğeri bir viyolacı olan iki kızı vardır.
Kitaplardan biri Fransızca ve diğeri Almancadır.
Gerçek bir programcı yatmadan önce komodine iki bardak koyar: biri gece boyunca içmek için su dolu ve susamayacağı ihtimaline karşın diğeri boş.
Biri İngilizce konuşur ve diğeri Japonca konuşur.
Diğeri onun kolunu kavradı.
Onun iki evi var, biri Türkiye'de ve diğeri Almanya'da.
İki kızından biri Tokyo'da, diğeri Nara'da yaşıyor.
Sırf sinir etmemek için, ne çok bekler insan diğeri arasın diye.
Biri güzel, akıllı ve komikti, diğeri çirkin, aptal ve iç karartıcıydı.
Biri uzun ve diğeri kısa.
Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.
Sanırım, iki çeşit yorgun insan tipi var. Biri aşırı derecede uyku ihtiyacı olan, diğeri ise aşırı derecede huzur ihtiyacı olanlar.
İki amcam var; biri Boston'da, diğeri Chicago'da yaşıyor.
Tom'un iki kedisi var. Biri beyaz, diğeri siyah.
Tom'un kızlarından biri Boston'da yaşıyor, diğeri ise Chicago'da yaşıyor.
İki kedim var. Biri siyah, diğeri beyaz.
Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgâr sert esti. Üç tüy düştü şeytandan. Biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir şey yapmadı.
Diğeri.
Her insanın en az iki hayatı vardır. Biri bildiğimiz vitrinlik, diğeri bilmediğimiz derinlik.
Büyük insanın iki kalbi vardir; biri kanar, diğeri dayanır.
Bir diğeri aynı fikirde değil.
Bombalardan biri patlarken diğeri patlamadı.
Biri otuz sekiz diğeri kırk numara.
Acaba taraflardan hangisi diğeri üzerinde etkili oluyor?
İşte iki kurşun kalem; biri sert, diğeri yumuşak uçlu.
İstasyonda bizi iki beyefendi bekliyordu. Biri meraklı ve keskin bakışlara sahip açık mavi gözleri ve aslan yelesini andıran saçı sakalı ile sarışın, uzun boylu; diğeri ise çenesine doğru uzayan favorileri, giydiği frak ve tozluğuyla düzgün ve zarif görünen, gözlüklü, etrafı süzen ufak tefek biriydi.
İki temel sıkıntı vardır: Biri geçim, diğeri can sıkıntısı.
Aldanma iki türlüdür: Biri yalan ve yanlışa inanmak, diğeri doğruya inanmamak.
Ali'nin onunla ilişkisinin fazla yürümeyeceğini tahmin ediyordum. Biri Netflix, diğeri Flash TV gibiydi.
Dergilerden biri erkekler, diğeri kızlar için.
İşte böyle bir seyahat için iki adam, sahraya çıkıp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevazi idi. Diğeri mağrur...
İki köpeği var; biri beyaz, diğeri siyah.
Okulda iki teneffüsümüz var. Biri saat sekiz kırkta, diğeri on kırkta.