Learn how to use diken in a Turc sentence. Over 23 hand-picked examples.
Hayalet görünce öyle korktum ki tüylerim diken diken oldu.
Translate from Turc to Anglais
Korkunç sahne onun tüylerini diken diken etti.
Translate from Turc to Anglais
O ağacı diken kişisin.
Translate from Turc to Anglais
Bahçemize güller diken kişi Tom'du.
Translate from Turc to Anglais
Tüylerim diken diken oldu.
Translate from Turc to Anglais
Üye olduğunuz yerde her zaman diken üstündesiniz.
Translate from Turc to Anglais
Parmağımda bir diken var.
Translate from Turc to Anglais
Hikaye tüylerimi diken diken etti.
Translate from Turc to Anglais
O benim tüylerimi diken diken eder.
Translate from Turc to Anglais
Boğazında sıkışmış bir diken gibi.
Translate from Turc to Anglais
Diken ekenlerin gül hasat etmeyi beklememeleri gerekir.
Translate from Turc to Anglais
Annem bizim ailede giysiler diken tek kişidir.
Translate from Turc to Anglais
Benim ceket dikenli tel üzerinde bir diken üzerinde yakalandı.
Translate from Turc to Anglais
Bu benim tüylerimi diken diken ediyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu ağaçları diken kişi Tom'du.
Translate from Turc to Anglais
Bu çiçekleri diken kişi Tom'du.
Translate from Turc to Anglais
Bu ağacı diken benim.
Translate from Turc to Anglais
Deveye diken, insana siken yaranır.
Translate from Turc to Anglais
Gül ağacına su veririz. Lakin su hem güle yarar hem de dikene. Yanımızda yöremizde su verdiklerimiz diken olmaya meyletmişlerse sonunda mutlaka budarız.
Translate from Turc to Anglais
Toprak sana diken ve çalı verecek, yaban otu yiyeceksin. Yaratılmış olduğun toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yanındayken kendimi hep diken üstünde hissediyorum.
Translate from Turc to Anglais
Defineyle yılan, gül ile diken, hüzün ile sevinç bir aradadır.
Translate from Turc to Anglais
Hayalet otostopçu hikâyesini dinleyince tüylerim diken diken olmuştu.
Translate from Turc to Anglais