Learn how to use dilim in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
İngilizce benim ana dilim.
Translate from Turc to Anglais
Esperanto'yu ana dilim gibi konuşabiliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Benim ana dilim İspanyolcadır.
Translate from Turc to Anglais
Benim ana dilim Japoncadır.
Translate from Turc to Anglais
Bir dilim pitaya istermisiniz?
Translate from Turc to Anglais
Listede benim dilim yok!
Translate from Turc to Anglais
Benim ana dilim, annemin verdiği en güzel hediyedir.
Translate from Turc to Anglais
Tom birkaç dilim salam yemek istedi.
Translate from Turc to Anglais
Tom son dilim ekmeği yedi bu yüzden Mary'nin yiyecek bir şeyi yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Tom 6:30'da yataktan kalktı, mutfağa gitti ve tost makinesine iki dilim ekmek koydu.
Translate from Turc to Anglais
Tom, üç yumurta ve bir dilim kızarmış ekmek yedik.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir dilim İsviçre peyniri yedi.
Translate from Turc to Anglais
O, bir dilim et kesti.
Translate from Turc to Anglais
Heyecandan dilim tutuldu.
Translate from Turc to Anglais
İngilizce benim ana dilim değil.
Translate from Turc to Anglais
Bir dilim tart daha alır mısın?
Translate from Turc to Anglais
İki dilim tost ve bir fincan çay istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Telefonda Ryo'nun sesini duyunca heyecandan dilim tutuldu.
Translate from Turc to Anglais
Bu benim ana dilim değil.
Translate from Turc to Anglais
Ana dilim Fransızca.
Translate from Turc to Anglais
Fransızca benim ilk dilim değil.
Translate from Turc to Anglais
Fransızca benim ana dilim değil.
Translate from Turc to Anglais
Keşke Fransızcayı ana dilim gibi konuşabilsem.
Translate from Turc to Anglais
Bir dilim karpuz yiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Her kişi için iki dilim pizza var.
Translate from Turc to Anglais
Dilim çok karmaşık.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir dilim ekmeğe çilek reçeli sürdü.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'ye bir dilim pasta sundu.
Translate from Turc to Anglais
Kendi dilim haricinde diller öğrenmek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bana bir dilim ekmek verebilir misin?
Translate from Turc to Anglais
Ana dilim Fransızcadır.
Translate from Turc to Anglais
Ana dilim Türkçedir.
Translate from Turc to Anglais
Bu kelimeye dilim dönmüyor.
Translate from Turc to Anglais
Kim bir dilim pasta ister?
Translate from Turc to Anglais
Kaç dilim et istersin?
Translate from Turc to Anglais
Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.
Translate from Turc to Anglais
İbranice benim ana dilim.
Translate from Turc to Anglais
Şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.
Translate from Turc to Anglais
Dilim tutuldu.
Translate from Turc to Anglais
Bir dilim turta istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen pizzayì üç dilim şeklinde kes.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen benim için bir dilim ekmek kes.
Translate from Turc to Anglais
Biz genellikle bir dilim ekmek ve bir fincan kahve alırız.
Translate from Turc to Anglais
Sabahleyin, Sandra bir dilim ekmek yer ve bir fincan kahve içer.
Translate from Turc to Anglais
Eğer istersen bir dilim pizza yiyebilirsin.
Translate from Turc to Anglais
Bir dilim pasta almak zorundasın.
Translate from Turc to Anglais
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.
Translate from Turc to Anglais
Tamamen şaşkınlıktan dilim tutuldu.
Translate from Turc to Anglais
İngilizce benim ana dilim değil ve hâlâ öğrenmem gereken birçok şey olduğunun farkındayım.
Translate from Turc to Anglais
Tom bana birkaç dilim tost ve bir bardak süt verdi.
O bir dilim yumurtalı kıymalı börek yedi.
Bir dilim ekmek üzerine hardal sürüştürüyorum.
Benim ana dilim Lehçe'dir.
O bir dilim pasta yedi.
Ben Lojbanistan'da doğup büyüdüm bu nedenle benim ana dilim Lojban oldu ama ben ailemle birlikte Blueberryland'e göç ettim, bu yüzden benim benimsediğim dil İnterlingua oldu.
Heyecandan dolayı dilim tutuldu.
Tom bir dilim ekmeğe yağ sürdü.
Ana dilim, Klingonca ve Esperanto'nun bir karışımı olan Klingorantodur.
Sen bana beni sevdiğini söylediğinde dilim tutuldu.
Kahvaltı için Sandra bir dilim ekmek ve bir fincan kahve aldı.
İngilizce de benim ana dilim değil!
Benim dilim çok keskindir. Herhangi bir gürültü yapmayın. Lütfen pencereyi kapatmayın.
Tom tosta iki dilim ekmek koydu.
Ben bir dilim karpuz yedim.
Tek dilim sandviç yemek istiyorum.
Benim kahvaltım genellikle sütlü kahve, bir parça ekmek ve reçel, küçük bir muz, bir dilim portakal ve birkaç kurutulmuş erikten oluşur.
Bana da bir dilim pasta al.
İngilizce benim ilk dilim değildir.
Japonca benim ana dilim.
İngilizce benim birinci dilim değil.
Tom tost makinesine birkaç dilim ekmek koydu.
O bir dilim pasta istedi, ama hiçbiri kalmamıştı.
"Bir dilim daha pasta alır mısın?" "Evet, lütfen."
Bir dilim Baumkuchen yedim.
Ana dilim gibi konuşmam gerekmiyor, sadece akıcı konuşabilmek istiyorum.
Çay o kadar sıcaktı ki dilim yandı.
İngilizce ana dilim değildir.
Bir dilim turta yedim.
Bütün gün bir dilim ekmek hariç hiçbir şey yemedim.
Tom sadece bir dilim ekmek yedi.
Ana dilim Macarca.
Ben böyle bir hata yapamam. Rusça benim ana dilim.
Ben sana bir dilim pizza satın almama izin vereceğini umuyordum.
Bunu duyduğumda şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.
Bir dilim peynirli pasta alabilir miyim?
Sadece şaşkınlıktan dilim tutuldu.
Bir dilim daha pasta alabilir miyim?
Bütün gün yediğim şeyin sadece bir dilim ekmek olduğunu düşünürsek ben gerçekten o kadar aç değilim.
Ona hayır demeye dilim varmıyor.
Bir dilim pasta ister misin?
Bir dilim pizza ister misin?
Tom bir dilim pizza yedi.
Daima öğrendiğim kendi ana dilim dahil birçok dil öğreniyorum.
Birden fazla ana dilim var.
Ana dilim annemin dili değildir.
Bir dilim ister misin?
Bir dilim jambon yedim.
Tom bir dilim daha karpuz istiyor.
Benim ana dilim Fransızca.
Dilim damağım kurudu.