Learn how to use doğada in a Turc sentence. Over 23 hand-picked examples.
Avcılık oyunu bu huzurlu vahşi doğada yasaklanmıştır.
Translate from Turc to Anglais
Doğada hiçbir şey lüzumsuz değildir.
Translate from Turc to Anglais
Fibonacci dizisinin doğada çok örneği vardır.
Translate from Turc to Anglais
Fibonacci sayıları doğada zaman zaman görünür.
Translate from Turc to Anglais
Spiral doğada en yaygın geometrik biçimlerinden biridir.
Translate from Turc to Anglais
Doğada hiçbir şey kullanışsız değildir.
Translate from Turc to Anglais
Doğada hiçbir şey yararsız değildir.
Translate from Turc to Anglais
Doğada her şey doğanın tüm güçlerini içermektedir.
Translate from Turc to Anglais
Dev pasifik ahtapotları vahşi doğada beş yıla kadar yaşayabilir.
Translate from Turc to Anglais
Bir hayvanın bir hayvanat bahçesinde rahat bir hayat yaşaması vahşi doğada bir vahşi hayvan tarafından parçalanmasından daha iyidir.
Translate from Turc to Anglais
Doğada canlı varlıklar sürekli bir savaş halindedir.
Translate from Turc to Anglais
O, doğada zaman geçirmeyi seviyor.
Translate from Turc to Anglais
O, doğada zaman geçirmek istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Doğada insanoğlunun ayak basmadığı çok yer kaldı mı?
Translate from Turc to Anglais
Doğada yürümekten hoşlanırım.
Translate from Turc to Anglais
Doğada eşitlik yoktur.
Translate from Turc to Anglais
İnsandan daha vahşi bir canlı yok ki doğada.
Translate from Turc to Anglais
Çin burçlarının on iki hayvanı, doğada bulunan on bir hayvan türünden gelir; sıçan, öküz, kaplan, tavşan, yılan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuz ve efsanevi ejderha; takvim olarak kullanılırlar.
Translate from Turc to Anglais
Çöplüklerdeki plastikler yüzlerce yıl doğada kalır.
Translate from Turc to Anglais
Kirpiler vahşi doğada böcekleri yer.
Translate from Turc to Anglais
Tüm doğada tek bir çiçek olsaydı, güzel olmazdı.
Translate from Turc to Anglais
Doğada yürümeyi seviyorum.
Translate from Turc to Anglais
Doğada Tanrı'yı görmeyenler neredeyse kördür.
Translate from Turc to Anglais