Learn how to use dolup in a Turc sentence. Over 8 hand-picked examples.
Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.
Translate from Turc to Anglais
Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un tavernası da bir teslimat hizmeti sunmaya başladığından beri taverna telefon görüşmeleriyle dolup taşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Pazar yabancı mallarla dolup taşıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Garantinin henüz dolup dolmadığını öğrenmek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tanrı, "Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun" diye buyurdu.
Translate from Turc to Anglais
Oda gazetelerle dolup taşmıştı.
Translate from Turc to Anglais
Makedon başkenti haftasonu cazla dolup taştı.
Translate from Turc to Anglais