Learn how to use dul in a Turc sentence. Over 31 hand-picked examples.
Dul kadın siyah giyinmişti.
Translate from Turc to Anglais
Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.
Translate from Turc to Anglais
Eşi ölmüş bir adama dul denir.
Translate from Turc to Anglais
Erkek kardeşimin dul eşi yeniden evlendi.
Translate from Turc to Anglais
Tom altı aydır sadece bir dul.
Translate from Turc to Anglais
Mary bir dul.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir dul.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un dul eşini tanıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Kocası ölmüş bir kadına dul denir.
Translate from Turc to Anglais
Sudan’da geçen yıl, cinsel ilişki halinde yakalandığı keçi ile evlenmek zorunda bırakılan adam "dul" kaldı.
Translate from Turc to Anglais
O dul ve emeklidir ve birçok zorluklarla karşı karşıyadır.
Translate from Turc to Anglais
Binlerce kadın, savaş tarafından dul bırakıldı.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir dul ve üç çocuk bıraktı.
Translate from Turc to Anglais
Odamda büyük bir kara dul örümceği var!
Translate from Turc to Anglais
O, altmış yaşında ve beş yıldır dul.
Translate from Turc to Anglais
Cenazede, dul kadın siyah takım elbisesi, şapkası ve eldiveni ile çok ağırbaşlı görünüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Dul kocası ölmüş bir kadındır.
Translate from Turc to Anglais
Tom John'un dul kadını ile evlendi.
Translate from Turc to Anglais
Dul kadın mide kanserinden muzdarip.
Translate from Turc to Anglais
Ben dul değilim.
Translate from Turc to Anglais
Tom iki defa dul oldu.
Translate from Turc to Anglais
Genç dul bir kez daha nişanlandı.
Translate from Turc to Anglais
Ben dul bir erkeğim.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir dul ve beş çocuğu terk etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom arkasında bir dul ve beş çocuk bıraktı.
Translate from Turc to Anglais
Medeni hâlim: Dul.
Translate from Turc to Anglais
Mary artık dul.
Translate from Turc to Anglais
Mary bir dul artık.
Translate from Turc to Anglais
Mary çocuklu bir dul.
Translate from Turc to Anglais
Dul analarla dolu olan şu Anadolu bir üvey nine kadar sana cefakârdır. Sen şarkın kınına giremeyen bir kılıcısın; dövüle dövüle tavlanır, vurula vurula kırılırsın. Yine her parçandan bir kıvılcım, her kıvılcımdan bir şimşek çıkar. İlahi bir kuvvetin, ebedî bir feyzin var ey Türk!
Translate from Turc to Anglais
Küçük çocuğu yoksa evleneceğim kadının dul olmasından pek rahatsızlık duymam.
Translate from Turc to Anglais