Learn how to use duvara in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Topu duvara doğru çekti.
Translate from Turc to Anglais
Onlar, altı fit yüksekliğinde bir duvara tırmanmak zorunda kaldı.
Translate from Turc to Anglais
Duvara yaslanma.
Translate from Turc to Anglais
Araba duvara çarptı.
Translate from Turc to Anglais
Kitaplığı duvara sabitlesen iyi olur.
Translate from Turc to Anglais
Tom yumruğu ile duvara vurdu.
Translate from Turc to Anglais
Tom ve Mary masayı duvara doğru itti.
Translate from Turc to Anglais
Tom, bitişik odadaki ebeveynlerinin ne konuştuğunu duyup duyamayacağını anlamak için kulağını duvara dayadı.
Translate from Turc to Anglais
Tom termometreyi duvara koydu.
Translate from Turc to Anglais
Tom duvara bir takvim astı.
Translate from Turc to Anglais
O, duvara bir resim astı.
Translate from Turc to Anglais
Asla dinlemiyorsun. Duvara konuşsam daha iyi.
Translate from Turc to Anglais
O, duvara dayandı.
Translate from Turc to Anglais
Tom duvara yaslandı.
Translate from Turc to Anglais
Bu duvara dayanma.
Translate from Turc to Anglais
Duvara bir resim astım.
Translate from Turc to Anglais
Dün bir kamyon bu duvara çarptı.
Translate from Turc to Anglais
O, duvara yaslanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Onlar tabelayı duvara tutturdular.
Translate from Turc to Anglais
Onun, resmi duvara asmasına yardım ettim.
Translate from Turc to Anglais
Duvara tırmanma.
Translate from Turc to Anglais
O resmi duvara as.
Translate from Turc to Anglais
Merdiveni duvara daya.
Translate from Turc to Anglais
Takvimi duvara astı.
Translate from Turc to Anglais
Kitaplığı duvara monte etti.
Translate from Turc to Anglais
Sırtını duvara dayamış duruyordu.
Translate from Turc to Anglais
Topu duvara fırlattı.
Translate from Turc to Anglais
Çocuk duvara bir resim çizdi.
Translate from Turc to Anglais
Duvara top atmayın.
Translate from Turc to Anglais
Kulağını duvara dayadı.
Translate from Turc to Anglais
Bisikletini duvara yasladı.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin duvara bir resim asmasına yardım etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom kapının yanındaki duvara dayanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Tom duvara dayanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Tom işareti duvara koydu.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir duvara dayandı ve karşı duvara boş boş baktı.
Translate from Turc to Anglais
Tom duvara tırmandı.
Translate from Turc to Anglais
Ellerini duvara daya.
Translate from Turc to Anglais
O, duvara yaslandı.
Translate from Turc to Anglais
Tom resmi duvara astı.
Translate from Turc to Anglais
Tom diplomasını duvara astı.
Translate from Turc to Anglais
Hiç duvara bir poster yapıştırdın mı?
Translate from Turc to Anglais
Bir köpek duvara tırmanamaz.
Translate from Turc to Anglais
Tom, duvara bir poster yapıştırıyor.
Translate from Turc to Anglais
Duvara yanına bir merdiven koy.
Translate from Turc to Anglais
Ben duvara karşı bir merdiven koydum.
Translate from Turc to Anglais
O duvara karşı bir merdiven koydu.
Translate from Turc to Anglais
Tom eliyle duvara vurdu.
Translate from Turc to Anglais
Merdiveni duvara doğru koy.
Translate from Turc to Anglais
Tom bisikletini duvara dayadı.
Translate from Turc to Anglais
Tom duvara ilan yapıştırdı.
Translate from Turc to Anglais
Tom kulağını duvara dayadı.
Translate from Turc to Anglais
Tom yeni dart tahtasını duvara astı.
Translate from Turc to Anglais
Tom takvimi masasının arkasındaki duvara astı.
Translate from Turc to Anglais
Onu duvara as.
Translate from Turc to Anglais
Arkanı dön ve duvara bak.
Translate from Turc to Anglais
Duvara doğru yürüdüm.
Saati duvara asın.
Tom Mary'yi duvara doğru itti.
Ben fanı açtım ve duvara doğru yönlendirdim.
Neden duvara bir yüz çizdin?
Tom televizyonu duvara asmamızı istiyor.
Aynayı duvara as.
Tom duvara bir resim asıyor.
Hillary merdiveni duvara dayadı.
O duvar yazısını duvara kimin yazdığını düşünüyorsun?
Tom duvar yazısını duvara kimin yazdığını bilmiyor.
Tom'un duvara yazdığına bak.
Tom başını duvara yasladı.
Resmini duvara as.
Yumruğunla duvara vurdun, değil mi?
O, yumruğu ile duvara vurdu.
Kim duvara yazı yazıyordu?
Onlar yumruklarıyla duvara vurdu.
Tom, TV'yi duvara yerleştirmemizi istiyor.
O, duvara bir bildiri yapıştırdı.
Tom duvara bir poster astı.
Birinin duvara vurduğunu duyduğumu sandım.
Tom'un duvara vurmasını bırakmasını istedim.
Ben tabloyu duvara astım.
Kafamı duvara sert çarptım.
Oteller genellikle duvardan duvara halı döşerler.
Otellerde duvardan duvara halı yerleştirmek gelenekseldir.
O duvara yumruk atarken elini kırdı.
O onu duvara astı.
Tom uzak duvara doğru yürüdü.
Ben takvimi duvara asıyorum.
Yatak duvara katlanabilir.
Dirseğimi duvara çarptım.
Tom başını duvara çarptı.
O beni duvara karşı bastırdı.
O, yumruğuyla duvara vurdu.
Sen yumruğunla duvara vurdun, değil mi?
Ben yumruğumla duvara vurdum.
Mary yumruğuyla duvara vurdu.
Tom boş boş duvara baktı.
Tom telefonu duvara fırlattı.
Biri duvara ismimi yazdı.
Masayı duvara çok yakın koymayın.
Bu resmin duvara uyup uymayacağından emin değilim.