Learn how to use egzersiz in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Egzersiz, bir köpek için hayatidir.
Translate from Turc to Anglais
Egzersiz, sağlığı geliştirir.
Translate from Turc to Anglais
Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Ben koşunun iyi bir egzersiz olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais
İyi sağlık egzersiz ve ılımlılıktan ayrılamaz.
Translate from Turc to Anglais
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.
Translate from Turc to Anglais
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.
Translate from Turc to Anglais
Bu kolay bir egzersiz.
Translate from Turc to Anglais
Egzersiz yaparken ayağımda bir kemik kırdım.
Translate from Turc to Anglais
Her gün egzersiz yapacağım.
Translate from Turc to Anglais
Koşmadan önce gevşemek için birkaç egzersiz yapmayı severim.
Translate from Turc to Anglais
Orta derecede egzersiz sana iyi gelecektir.
Translate from Turc to Anglais
Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır.
Translate from Turc to Anglais
Makul egzersiz sağlık için gereklidir.
Translate from Turc to Anglais
O ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turc to Anglais
O ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turc to Anglais
O ona her gün egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom evinin yakınındaki bir spor salonunda egzersiz yapıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom hemen hemen hiç egzersiz yapmaz.
Translate from Turc to Anglais
Ben her gün iki saat egzersiz yaparım.
Translate from Turc to Anglais
Tom egzersiz yapmak için yerel spor salonuna gidiyor
Translate from Turc to Anglais
Büyükbabam her sabah ölçülü egzersiz yapar, güçlü ve sağlıklı olmasının nedeni budur.
Translate from Turc to Anglais
Hayal gücüne egzersiz yaptırmalısın.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un şişman olmasının nedeni çok fazla yemesinden ve yeterince egzersiz yapmamasından dolayıdır.
Translate from Turc to Anglais
Biraz daha egzersiz yapacağım.
Translate from Turc to Anglais
Tom biraz daha egzersiz yapmalı.
Translate from Turc to Anglais
Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.
Translate from Turc to Anglais
Biraz egzersiz yapmalısın.
Translate from Turc to Anglais
Egzersiz yapmalısın.
Translate from Turc to Anglais
Ona, onun tarafından daha çok egzersiz yapması tavsiye edildi.
Translate from Turc to Anglais
Sanırım biraz egzersiz yapmamın zamanıdır.
Translate from Turc to Anglais
Açık havada egzersiz yapın.
Translate from Turc to Anglais
Egzersiz sağlığınız için iyidir.
Translate from Turc to Anglais
Düzenli egzersiz yapmaya inanıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Makul egzersiz sizin için iyidir.
Translate from Turc to Anglais
Her gün iki saatlik egzersiz yaparım.
Translate from Turc to Anglais
Mary'nin doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turc to Anglais
Kız paralel çubuklarda egzersiz yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Dışarıda biraz egzersiz yapmayı denemek isteyebilirsin.
Translate from Turc to Anglais
Favori egzersiz yapma tarzın nedir?
Translate from Turc to Anglais
Ölçülü egzersiz sağlığınız için iyidir.
Translate from Turc to Anglais
Ölçülü egzersiz yapmak size iyi gelecektir.
Translate from Turc to Anglais
Doktor ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from Turc to Anglais
Doktor daha fazla egzersiz yapmamı tavsiye etti.
Translate from Turc to Anglais
Babam sağlığı için her gün egzersiz yapar.
Translate from Turc to Anglais
Egzersiz yapmak için günün en sevdiğin vakti nedir?
Tek başına mı yoksa bir grupla birlikte mi egzersiz yapmayı seversin?
Egzersiz yapmadan önce yaralanmayı önlemek için gerinirim.
Bir spor salonunda haftada iki ya da üç kez egzersiz yaparım.
Köpeğinize egzersiz yaptırmak için en sevdiğiniz şey nedir?
Makul bir egzersiz iyi sağlık için gereklidir.
Ilımlı egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutacaktır.
Egzersiz yapmaktan nefret ediyorum.
Her gün egzersiz yapınız.
Egzersiz yapmalıyım.
Git dışarıda egzersiz yap.
Tom'u daha sık egzersiz yapması için teşvik ettim.
Tom asla egzersiz yapmaz.
Tom egzersiz yapıyor.
Sen egzersiz yapıyorsun.
Biz egzersiz yapıyoruz.
Ben egzersiz yapıyorum.
Tom egzersiz yapar.
Tom egzersiz yaptı.
Her gün biraz egzersiz yapmak gereklidir.
Stresten kurtulmak için en iyi yol biraz egzersiz yapmaktır.
Egzersiz stresten kurtulmak için en iyi yoldur.
Doktor daha fazla egzersiz yapmanı istediğini söyledi.
Egzersiz için ya bisiklet sürerim ya da yüzmeye giderim.
Tom her sabah egzersiz yapar.
Tom'un biraz daha fazla egzersiz yapması iyi olur.
Tom biraz daha egzersiz yapsa iyi olur.
Tom'a egzersiz için her gün biraz yüzmesini söyledim.
Daha sık egzersiz yapmalıyım.
Egzersiz vücudunuzu güçlendirir.
Egzersiz yapmak ister misin?
Kadın diyet yapacağına, sigarayı bırakacağına ve fiziksel egzersiz yapacağına söz verdi.
Sağlıklı kalmak istiyorsan, daha fazla egzersiz yapman gerekir.
Ölçülü düzeyde egzersiz yapmak sağlık için yararlıdır.
Egzersiz yapmam gerek.
Canım egzersiz yapmak istemiyor.
Eğer daha fazla egzersiz yapmazsan, sağlıksız olacaksın.
Egzersiz yaptıktan sonra iyi hissediyorum.
Sağlıklı kalmak istiyorsan, daha çok egzersiz yapmalısın.
Egzersiz yaparken kendimi incittim.
Egzersiz yapmam gerekiyor.
Kilo vermek istiyorsan, öyleyse yapacak en iyi şey düzgün yemek ve çok egzersiz yapmak.
Kilo vermenin en iyi yolu uygun şekilde yemek yemek ve çok egzersiz yapmak.
Kilo vermek istiyorsan yapacak en iyi şey uygun şekilde yemek ve çok egzersiz yapmak.
Yüzmek bir egzersiz biçimidir.
Tom'un doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Tom'un canı egzersiz yapmak istemiyordu.
Orta dereceli egzersiz hem aklımızı hem bedenimizi tazeler.
O egzersiz karın kasları için yararlıdır.
En azından haftada bir kez egzersiz yapmaya çalış.
Tom'a daha fazla egzersiz yapması gerektiğini söyledin, değil mi?
Egzersiz eksikliğinden kas gücüm zayıfladı.
Egzersiz planım üzerinde bir karara vardım.
Egzersiz söz konusu olduğunda irade gücüm yok.
Temiz hava ve egzersiz, sağlık için iyidir.