Learn how to use engellemek in a Turc sentence. Over 27 hand-picked examples.
Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek için ciddi tedbirler alınmalı.
Translate from Turc to Anglais
Onun düşmesini engellemek için onu tutmak zorunda kaldım.
Translate from Turc to Anglais
Arkadaşları onun dondurma yemesini engellemek için buzluğa asma kilit takmak zorunda kaldılar.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un düşerken bilincinin yerinde olmadığı görüldü çünkü düşüşünü engellemek için hiçbir şey yapmadı.
Translate from Turc to Anglais
Ay dünyadan en uzak mesafede olduğunda meydana gelen tutulma tipi halkalı güneş tutulmasıdır. Ay sonra güneş diskini tamamen engellemek için çok küçük görünür.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un onu yapmasını engellemek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Hata yapacaktınız engellemek zorunda kaldım.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin onu yapmasını engellemek için elinden gelen her şeyi yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Onun olmasını engellemek için yapabileceğin bir şey yok.
Translate from Turc to Anglais
Köpeğe çarpmayı engellemek için yoldan çıkmak zorunda kaldım.
Translate from Turc to Anglais
Bu durumun tekrar oluşmasını engellemek imkansız.
Translate from Turc to Anglais
Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.
Translate from Turc to Anglais
Ne yapmayı planladığını biliyorum ve amacına ulaşmanı engellemek elimden gelen her şeyi yapacağım.
Translate from Turc to Anglais
Şişmeyi engellemek için ayak bileğine biraz buz koy.
Translate from Turc to Anglais
Şişmeyi engellemek için ayak bileğine bir buz torbası koymalısın.
Translate from Turc to Anglais
Onları engellemek istemiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Kendilerini düşünmekten engellemek için sadece okuyan pek çok insan vardır.
Translate from Turc to Anglais
Ben korkunç sesleri engellemek için parmaklarımı kulaklarıma koydum.
Translate from Turc to Anglais
O, gürültünün girmesini engellemek için ellerini onun kulağının üzerine koydu.
Translate from Turc to Anglais
O gitmemi engellemek için bana sarıldı.
Translate from Turc to Anglais
Onun olmasını engellemek zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarf etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un bunu yapmasını engellemek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Onun yurt dışına çıkmasını engellemek yok.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin bunu yapmasını engellemek istedi.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un gülümsemesini engellemek zordu.
Translate from Turc to Anglais
Çok basit önlemlerle Koronavirüs'ün yayılmasını engellemek mümkün.
Translate from Turc to Anglais