Learn how to use evrak in a Turc sentence. Over 87 hand-picked examples.
Para evrak çantasından çalındı.
Translate from Turc to Anglais
Evrak çantam kağıtlarla doludur.
Translate from Turc to Anglais
Onun evrak çantası suyla doluydu.
Translate from Turc to Anglais
O, zamanının üçte birini evrak işleri yaparak geçirir.
Translate from Turc to Anglais
Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.
Translate from Turc to Anglais
Bazı sağlık çalışanları hastalara bakmak yerine evrak işleri yaparak daha çok zaman geçirmektedirler.
Translate from Turc to Anglais
Evrak işimin gerisindeyim.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasıyla birlikte evden ayrıldı.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasını açtı.
Translate from Turc to Anglais
Birkaç imla hatasının dışında, o iyi bir evrak.
Translate from Turc to Anglais
Yeni evrak sistemi 4.000$ değerinde.
Translate from Turc to Anglais
Evrak çantam nerede?
Translate from Turc to Anglais
Onu, kolunun altında evrak çantası ile gelirken gördüm.
Translate from Turc to Anglais
Hâlâ yapacak evrak işim var.
Translate from Turc to Anglais
Yapacak biraz evrak işim var.
Translate from Turc to Anglais
Tom deri bir evrak çantası taşıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'ye evrak çantasını uzattı.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasının içindekileri masaya döktü.
Translate from Turc to Anglais
Norveç'in egemen servet fonu o kadar büyüktür ki evrak üzerinde her Norveçli bir milyonerdir.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasından bir dergi çıkardı ve onu okumaya başladı.
Translate from Turc to Anglais
Tom, Mary'ye evrak çantasındaki parayı gösterdi.
Translate from Turc to Anglais
Yalnızca bu evrak çantam var.
Translate from Turc to Anglais
Evrak çantamı kaybettim.
Translate from Turc to Anglais
Senin için ne çeşit bir evrak çantası almamı istersin?
Translate from Turc to Anglais
Benim ismimin baş harfleri benim evrak çantasının üstünde.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasından bazı kağıtlar çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.
Translate from Turc to Anglais
Almayı yeniden düşünmek isteyebileceğin şey yeni bir evrak çantası.
Translate from Turc to Anglais
Evrak çantamdan bir şey çıkarmam gerekiyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom masasında evrak işi yapıyor
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasından bir zarf çıkardı ve onu Mary'ye uzattı.
Translate from Turc to Anglais
Bitirecek evrak işim var.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasını kapattı ve gitti.
Translate from Turc to Anglais
Evrak çantamı almak için geri gidiyorum.
Translate from Turc to Anglais
O senin evrak çantan mı?
Translate from Turc to Anglais
Evrak çantamı unuttum.
Translate from Turc to Anglais
Ben ona evrak çantasını taşıttım.
Translate from Turc to Anglais
Evrak işleriyle uğraşmak için onun aldığı zamanı azaltmak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasını kapattı.
Translate from Turc to Anglais
Evrak işlerine harcanan zamanı azaltmak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasına baktı.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasını masasının arkasına koydu.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantası ile kaçtı.
Translate from Turc to Anglais
Evrak işini zaten yaptım.
Translate from Turc to Anglais
Tom notlarını evrak çantasına geri koydu.
Translate from Turc to Anglais
Tom evrak çantasını açtı ve birkaç belge çıkardı.
Translate from Turc to Anglais
Senin yapılması gereken bir evrak işin var.
Translate from Turc to Anglais
O siyah evrak çantası senin mi?
Tom çalışmak için bir evrak çantası taşıyor.
Tom bir takım elbise giyiyordu ve bir evrak çantası taşıyordu.
Tom not defterini kapattı ve onu evrak çantasına koydu.
Tom bir evrak çantası taşıyor.
Tom evrak çantasını aldı mı?
Antlaşma artık ölü bir evrak.
Tom Mary'nin dosyasını aldı ve onu evrak çantasına koydu.
Tom evrak çantasından bir klipsli kağıt altlığı çıkardı.
Tom biraz evrak işi yapmakla meşgul.
Tom evrak işlerini tamamlıyor.
Bürokratlar evrak militanları.
Tom bazı evrak işlerini yaparken masasında oturdu.
Tom'un evrak çantasını burada bıraktığını fark eder etmez geri geleceğinden eminim.
O evrak çantası birçok kitap alır mı?
Bir deri evrak çantasına ihtiyacım var.
Tom bana evrak çantasını gösterdi.
Tom bir evrak çantası taşıyarak odaya girdi.
Evrak çantamı otobüste bıraktım.
Evrak çantanın ağırlığı nedir?
Deri bir evrak çantası arıyorum.
Tom kitabı evrak çantasına koydu.
Bitirecek birkaç evrak işim var.
Biz bütün uygun evrak işlerini aldık.
Evrak işlerine başlayacağım.
Evrak çantam hiçbir yerde bulunamadı.
Tom Mary için evrak doldurdu.
Evrak çantanızı boşaltın.
Gazeteyi katladım ve evrak çantama koydum.
Evrak çantamda aspirinim var.
O evrak çantası Tom'un mu yoksa senin mi?
Bu Tom'un evrak çantası.
Tom bir evrak çantası taşımıyordu.
Tom bir evrak çantası taşımıyor.
Gerekli tüm evrak işleri internet üzerinde halledilebilir.
Tüm evrak işlerimizi Tom yaptı.
Evrak çantamı kim aldı?
Evrak işlerini halletmek iki üç ay sürerse Yunanistan'a hangi şirket gelir?
Elinde şifreli bir evrak çantası vardı.
Delikanlı, gördüğüm kadarıyla evrak işlerinin nasıl yürütüldüğünü bilmiyorsun.
Evrak çantama baktın mı?