Learn how to use görevi in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Görevi yapabildiğiniz kadar iyi yerine getirin.
Translate from Turc to Anglais
Görevi tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyacı vardı.
Translate from Turc to Anglais
Her insanın yapacak bir görevi vardır.
Translate from Turc to Anglais
Bu görevi başka bir kişiye vermelisin.
Translate from Turc to Anglais
Sonuna kadar görevi taşımalısın.
Translate from Turc to Anglais
Amcam geçen yıl öğretmenlikten emekli oldu, fakat üniversitede bir görevi hâlâ sürdürebiliyordu.
Translate from Turc to Anglais
Çocuklara odayı temizleme görevi verildi.
Translate from Turc to Anglais
Yarına kadar görevi gözden geçirmeliyim.
Translate from Turc to Anglais
Yarına kadar görevi gözden geçirmek zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
Görevi ona tavsiye etmemin nedeni odur.
Translate from Turc to Anglais
Ben böyle bir görevi başarmanın gururunu duyuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bu görevi yapmak için beni atadı.
Translate from Turc to Anglais
Onlar görevi bize verdi.
Translate from Turc to Anglais
Gitmenin görevi olduğunu düşündü.
Translate from Turc to Anglais
Görevi tamamlayamadım.
Translate from Turc to Anglais
Görevi yapmak için onu atadılar.
Translate from Turc to Anglais
Onun görevi çocuklara bakmaktı.
Translate from Turc to Anglais
Bana ofisi temizleme görevi verildi.
Translate from Turc to Anglais
Askerlerin görevi köprüyü yok etmekti.
Translate from Turc to Anglais
Umarım bu görevi gelecek ay başlatabiliriz.
Translate from Turc to Anglais
Görevi anlıyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Bu görevi yönettim.
Translate from Turc to Anglais
Kadın görevi kabul ettiğini çok fazla belli etti.
Translate from Turc to Anglais
Benim gönüllü olmama gerek var mıydı, nasıl olsa son görevi yapmaya ben gidecektim, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Görevi başardın mı?
Translate from Turc to Anglais
Bu görevi tamamlamak benim için olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yapacak önemli bir görevi var.
Translate from Turc to Anglais
Onun görevi ölü hayvanları gömmektir.
Translate from Turc to Anglais
Çevirmenin ikili bir görevi vardır.
Translate from Turc to Anglais
Sevmesen bile bu görevi almalısın.
Translate from Turc to Anglais
Onun görevi bahçeden kötü otları temizlemektir.
Translate from Turc to Anglais
Her zaman görevi bitirdiğimde, bunu listede doğrularım.
Translate from Turc to Anglais
Yasemin, görevi dikkatli bir şekilde baştan sona okudu.
Translate from Turc to Anglais
Çevirmenin görevi yabancı bir ülkeden bir yazarı tanıtmak değil de kendi dilinde onun için bir anıt inşa etmektir.
Translate from Turc to Anglais
Gazetecinin asıl görevi denetimdir.
Translate from Turc to Anglais
Eğer bu görevi reddederse, onun büyük bir hata yapacağını düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais
Devletin en önemli görevi, devletin ana kurucu unsuru olan insanların can güvenliğini sağlamak değil midir?
Translate from Turc to Anglais
O görevi bana yaptırmak için beni zorladı.
Translate from Turc to Anglais
Bu Tom'un görevi.
Translate from Turc to Anglais
Ne kadar sürede görevi bitirebileceksin?
Translate from Turc to Anglais
Bu bir intihar görevi.
Translate from Turc to Anglais
Bana verdiğin görevi muhtemelen nasıl unutabilirim?
Translate from Turc to Anglais
Geminin görevi daha önce insanın gitmediği yerlere cesurca gitmek.
Translate from Turc to Anglais
Tom'a görevi nasıl tarif ettin?
Translate from Turc to Anglais
Şirket görevi suistimali kabul etmedi.
Translate from Turc to Anglais
Onların bir görevi vardı.
Nöbet görevi sıkıcı.
Onlar böyle bir görevi gerçekleştirmek için yenilikçi bir teknik kullanacaklar.
Görevi üstlenmek zorundaydı.
Bu görevi elbette hallederiz.
O, o görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.
O, bu görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.
Amerika'nın görevi komünizmi dünyadan kaldırmaktır.
Bu görevi tamamlamak için hepimizin birlikte çalışması gerekli.
Tom görevi kötüye kullanmayı defalarca reddetti.
Tom görevi kötüye kullandığını reddetti.
Bu görevi zaten tamamladın mı?
Tom görevi esnasında öldü.
Bir politikacının görevi sadece vatandaşların refahını arttırmak değil aynı zamanda sıkıntıları da azaltmaktır.
Onlar bize görevi iptal etmek istediklerini söyledi.
Çoklu görevi durdurmaya çalıştım.
O ona verilen görevi başaracağından emin.
Görevi henüz bitirmedim.
Jim Waller satış yöneticisi görevi için güçlü bir adaydır.
Neden bu görevi kabul ettin?
Bu görevi kendi başıma tamamlayabileceğimi düşünüyorum.
İnsan gücü eksikliği nedeniyle, biz bu görevi halletmek için beklentilerden daha fazla zamana ihtiyacım var.
Bir kızın görevi itaattir.
Bugünün görevi: moçiyle sütlü çay.
Böyle bir görevi hiç bilmiyordum.
Biz bir keşif görevi için buradaydık.
Biz bir arama görevi için buradaydık.
Öğretmenin görevi öğretmektir.
Şimdi görevi iptal etmek istemiyorum.
Görevi yürütmenin çok zor olacağını kendisi biliyordu.
Görevi bitirmek size kalmış.
Ben laboratuvar asistanı görevi için okula başvurdum.
Ben bir saatlik süre içinde bu görevi bitirebileceğime bahse girerim.
Tom herhangi bir görevi suistimali inkar eder.
Burada her zaman aynı anda birkaç görevi yerine getirmek zorundayım.
Onun bir görevi var.
Tom, bir görevi olduğunu fark etti.
Görevi yapmayı kabul etti.
Rahibenin görevi, çiçekleri ve karnabaharları sulamaktır.
Fadıl'ın görevi onu dış dünyadan uzak tuttu.
Onun görevi bütün mektupları yazmaktı.
Onlar görevi bitirdikten sonra eve gittiler.
Eldeki tüm imkanları kullanarak görevi bitirmelisin.
O görevi onaylıyor musun?
Bu görevi cumadan önce tamamlamak için çok çalışmalıyız.
O görevi Sami yapmadı.
Görevi tamamladın mı?
Benim için bu görevi uygun görmüşler.
Erzurum'da On Beşinci Kolordu Komutanına 21 Mayıs 1919'da yazdığım bir şifrede: "Genel durumumuzun almakta olduğu korkunç şekilden pek üzgün olduğumu; ulusa ve yurda borçlu olduğumuz en son vicdan ödevini yakından, birleşik çalışmayla, en iyi yapabileceğimiz kanısıyla bu son görevi kabul ettiğimi; bir an önce Erzurum'a gitmek isteğinde bulunduğumu, ama Samsun ve yöresinin durumu, güvensizlik yüzünden kötü bir sonuca varma niteliğinde bulunduğundan, buralarda ister istemez birkaç gün kalmak gerekeceğini" bildirdikten sonra, "beni şimdiden aydınlatmaya yarayacak bir şey varsa bildirilmesini" rica ettim.
Başbakan dün görevi bıraktı.
Ali görevi kötüye kullanmaktan yargılanıyor.
Ali görevi ihmalden yargılanıyor.
Bu görevi beklenilen şekilde yerine getirebiliyorlar mı?
Onun görevi kültürel çeşitliliktir.
Angela Merkel'in sert sözleri anlaşma sağlanmasında katalizör görevi görecek mi?