Learn how to use geçmişte in a Turc sentence. Over 67 hand-picked examples.
Önemli olan bugün ne yaptığındır, dün geçmişte kalmıştır.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte her şey daha iyiydi.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte demokratik parti aday listesi için oy verdim fakat bundan sonra Cumhuriyetçi partiyi destekleyeceğim.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte ne yaşandıysa yaşandı ben kimseyi kırmadan hayatımı yaşamak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Hepinizi seviyorum ama ben geçmişte de sevdiğimde neredeydiniz?
Translate from Turc to Anglais
Geçmiş geçmişte kaldı.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte lisede, her sabah altıda kalkardım.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte söylediğim tüm sözleri geri alıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte yaşamaya son vermelisin.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte insanlar sihirli güçler kazanmak için kendilerini şeytana satarlardı. Şimdilerde bu güçleri bilimden kazanıyorlar ve kendilerini şeytanlaşmak zorunda buluyorlar.
Translate from Turc to Anglais
Bunun hepsi geçmişte.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişi geçmişte bırakmaya karar verdim.
Translate from Turc to Anglais
Geçmiş geçmişte kalmıştır. Onun hakkında yapabileceğin hiçbir şey yok.
Translate from Turc to Anglais
O geçmişte bana yalan söyledi ve ona güvenmiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bence geçmişte çok önemli bir stratejik hata yaptın.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte birçok aptallık yaptım. Bugün, yaptığım aptallıklar tecrübe olarak yanımda. İyi ki aptallık yapmışım desem yanlış olmaz.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte anne ve babana yaptıklarının yanlış olduğunu anladığında sen olgunlaştın demektir.
Translate from Turc to Anglais
Geçmiş geçmişte bırakılmalıdır.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.
Translate from Turc to Anglais
Bana öyle geliyorki, Geçmişte o, İspanya'da yaşadı.
Translate from Turc to Anglais
Hayat bugün, geçmişte olduğundan daha kolaydır.
Translate from Turc to Anglais
Bazı şeylere geçmişte olduğu şekilde asla geri dönemeyeceğiz.
Translate from Turc to Anglais
Bırak geçmişte kalsın.
Translate from Turc to Anglais
Romanlar geçmişte olduğu kadar çok okunmuyor.
Translate from Turc to Anglais
Affetmeyecek olan insanlar vardır. Onlar senin geçmişte yaptıklarını asla unutmaz.
Translate from Turc to Anglais
Tom geçmişte bana yalan söyledi, bu nedenle artık ona güvenmiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom bunu geçmişte yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte dünya düz olarak düşünüldu.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte yaşıyorsun.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte yaşıyorsunuz.
Translate from Turc to Anglais
Tom geçmişte bize yardım etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom geçmişte bana yardım etti.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Eğer geçmişte bir kez daha hayata yeniden başlamak için dönebilseydin, hangi yaşta dönmek isterdin?
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte şarabı sevmezdim ama şimdi ona bağımlıyım.
Translate from Turc to Anglais
Geçmişte hiç bu kadar çok kar yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Tom geçmişte saplanıp kalmış.
Translate from Turc to Anglais
O, geçmişte öyle değildi.
Translate from Turc to Anglais
Tom ve Mary geçmişte birbirleriyle konuştular.
Sanayi geçmişte birçok iniş ve çıkışları gördü.
Zevk geçmişte ya da gelecekte değil bulunduğumuz andadır.
Biz onu geçmişte yaptık.
Birçok azınlık grubu geçmişte ayrımcılığa uğradı.
Senin geçmişte Katowice'de yaşadığını bilmiyordum.
Geçmişte ne olduğunu anlamam gerek.
O bunu geçmişte yapmış.
Geçmişte, biletler almak çok zordu.
Tom onu geçmişte yaptı.
Geçmişte hepimiz yanılıyorduk.
Bu konu geçmişte zaten sıcak bir şekilde tartışılmış ancak anlaşmaya varılamamıştır.
Tom geçmişte bana yalan söyledi ve ona güvenmiyorum.
Herkesi geleceğe götüremezsin, bazıları geçmişte kalmalı.
Onu geçmişte yaptım.
Sami geçmişte Leyla ile sorunlar yaşadı.
Tom geçmişte bana yalan söyledi, bu yüzden ona güvenmiyorum.
Geçmişte yapılan yanlışları kurcalamayalım.
Artık hepsi geçmişte kaldı.
Her zaman geçmişi düşünmek, geçmişte takılı kalmak demektir.
Yakın geçmişte Almanca öğrenmek İngilizce öğrenmek kadar önemliydi.
Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?
Depresyondaysan geçmişte, endişeliysen gelecekte, mutluysan anda yaşıyorsun demektir.
Geçmişte de sorunlar yaşadık, ama bu seferki onlarla kıyasa gelmez.
Geçmişte de sorunlarımız oldu, ama bu seferki kat kat daha büyük.
Geçmişte farklılıklarımız vardı.
Hiç kimse geçmişte yaşayamaz. Hayat şimdidir.