Learn how to use haklar in a Turc sentence. Over 12 hand-picked examples.
Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.
Translate from Turc to Anglais
Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
Translate from Turc to Anglais
O, siyahların şiddet olmaksızın eşit haklar için mücadelelerini kazanabileceklerine inanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Afrikalı Amerikalılar sivil haklar için gösteri yaptılar.
Translate from Turc to Anglais
Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve kardeşlik ruhu içinde birbirlerine karşı hareket etmelidirler.
Translate from Turc to Anglais
Dayanışma ve eşit haklar kamu politikasının temel taşını oluşturur
Translate from Turc to Anglais
Amerika Birleşik Devletlerinde sivil haklar için mücadele 1954 yılında başladı, hükümetin herkese okul açılmak zorunda olduğunu söylediğinde.
Translate from Turc to Anglais
İnsanlar doğarlar ve haklar bakımından özgür ve eşit kalırlar.
Translate from Turc to Anglais
Bununla birlikte, Çin'de, onlar "insan hakları" için bir kelime kullanmıyor fakat bunun yerine onu "temel haklar" olarak ifade ediyorlar.
Translate from Turc to Anglais
ABD'de din özgürlüğü Haklar Bildirisinin teminatlarından biridir.
Translate from Turc to Anglais
Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor.
Translate from Turc to Anglais
Avrupa Temel Haklar Şartı kaç maddeden oluşuyor?
Translate from Turc to Anglais