Learn how to use hayli in a Turc sentence. Over 85 hand-picked examples.
O, bu sabah bir hayli mektup aldı.
Translate from Turc to Anglais
Bir hayli öğrenci bugün yok.
Translate from Turc to Anglais
Ben hayli yorgunum.
Translate from Turc to Anglais
Onun yeni romanı hayli övüldü.
Translate from Turc to Anglais
Fransa'da sanatçlara hayli saygı gösterilir.
Translate from Turc to Anglais
Ben bir hayli etkilendim.
Translate from Turc to Anglais
George hayli geveze.
Translate from Turc to Anglais
Tom'a bir hayli hayranım.
Translate from Turc to Anglais
Bir hayli üyemiz var.
Translate from Turc to Anglais
Tom zaten hayli tehlikede.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un mali durumunun hayli farkındayım.
Translate from Turc to Anglais
Bilgisayarda bir hayli deneyimin var, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
japon telefon sistemi hayli etkindir.
Translate from Turc to Anglais
Onun öğretim yöntemleri alışılmışın hayli dışında.
Translate from Turc to Anglais
Bir hayli mücevher satın aldın.
Translate from Turc to Anglais
Onun haklı olduğundan bir hayli eminim.
Translate from Turc to Anglais
Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Translate from Turc to Anglais
Burası bir hayli kalabalık. Haydi başka bir yere gidelim.
Translate from Turc to Anglais
Bunun hakkında bir hayli düşündüm.
Translate from Turc to Anglais
Onu bir hayli düşündüğünü biliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un seni görmek istediğinden hayli şüpheliyim.
Translate from Turc to Anglais
Sana söyleyecek bir hayli şeyim var.
Translate from Turc to Anglais
Tom Boston'da bir hayli arkadaşı olduğunu söyledi.
Translate from Turc to Anglais
O konuda bir hayli bilgi ve tecrübe sahibiyim.
Translate from Turc to Anglais
Bu yolda bir hayli trafik var.
Translate from Turc to Anglais
Akvaryumda bir hayli nadir balık var.
Translate from Turc to Anglais
Ben hayli motive oldum.
Translate from Turc to Anglais
Hayli meşgulüm.
Translate from Turc to Anglais
Fransızcan bir hayli gelişti.
Translate from Turc to Anglais
Şiddetli yağmur bir hayli zarara yol açtı.
Translate from Turc to Anglais
İlk yerleşimciler hayli eğitimliydiler ve Püritenizm'i ilk Amerikan ilkesi olarak belirlediler.
Translate from Turc to Anglais
Tom geldiğinde saat bir hayli ilerlemişti.
Translate from Turc to Anglais
Mademki Tom işsiz onun bir hayli boş zamanı var.
Translate from Turc to Anglais
Hava bir odada sıkıştırıldığında hayli ısı yalıtımı sağlar.
Translate from Turc to Anglais
O bir hayli sabır gösterdi.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un hayli seçeneği var.
Translate from Turc to Anglais
İstifa etmek için hayli baskı altındayım.
Translate from Turc to Anglais
Aile serveti bir hayli artmıştır.
Translate from Turc to Anglais
Bu konuda bir hayli kitap var.
Translate from Turc to Anglais
Dan hayli eğitimli profesyonel bir araştırmacıdır.
Translate from Turc to Anglais
Onlar bir hayli çok kitap satın aldılar.
Translate from Turc to Anglais
Onu hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünüyorlar.
Translate from Turc to Anglais
O hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünülüyor.
Translate from Turc to Anglais
Termosfer içinde sıcaklıklar sürekli olarak 1.000 derece Celsius'un hayli ötesine yükselir.
Translate from Turc to Anglais
Öğretmenlerimiz hayli niteliklidirler.
Translate from Turc to Anglais
Bir çekirge ve bir hayli karınca bir tarlada yaşadı.
Translate from Turc to Anglais
O bir hayli çok.
Translate from Turc to Anglais
Hâlâ okul günlerimle ilgili bir hayli anım var.
Tom bir çocuk olarak hayli utangaçtı.
Tom bir hayli para kazandı.
Orada bir hayli iyi arkadaşları vardı.
Bir hayli Kanadalı arkadaşım var.
Tom'u bir hayli özleyeceğiz.
Bu hayli tavsiye edilir.
Suçlu silahlı ve hayli tehlikeli.
Hayli zekiyim.
Hayli akıllıyım.
Bu ülkede bir hayli ciddi sorunlar var. Yasadışı göç onlardan biri değil.
O kitap hayli yanıltıcıdır.
Onun müziği hayli çok seslidir.
Bu müzik hayli çok seslidir.
Tom bir hayli olgunlaştı.
Onu hayli şüpheli buluyorum.
Tom'un tasarımı hayli orijinaldi.
Bu kitap hayli tavsiye ediliyor.
Aşk hayli bağımlılık yapıcı bir ilaçtır.
Yapacak bir hayli işim var.
Tarih hayli siyasallaştırılmış bir konudur.
Sami hayli endişeliydi.
Sami, Leyla'yı hayli oynak bir kişi olarak tanımladı.
Sami, Leyla'yı hayli dengesiz biri olarak tanımlıyordu.
Sami hayli para kazandı.
Kendimi bir hayli şanslı hissettim.
Tom onun hayli eğlenceli olduğunu düşündü.
Maşallah, Türkçeni bir hayli ilerletmişsin.
Bu konudaki liste hayli uzun.
O gazetecenin yabancı bağlantıları bir hayli fazla.
Birlikte hayli zaman geçirdik.
Sigorta şirketleri her yerde zor zaman geçiriyor ve artık ödemeler konusunda elleri bir hayli sıkı.
Mevcut siyasi iklim ve pandemi kısıtlamaları gençler arasında Kara Dörtleme'yi bir hayli popülerleştirdi.
Ali yaptıysa ben hayli hayli yaparım.
Problem çözme insan kafasını hayli geliştiren bir işlemdir.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırısı hayli planlı bir operasyondu.
Hayli özgüvenin var.
Hayli özgüvenlisin.