Learn how to use hedef in a Turc sentence. Over 52 hand-picked examples.
Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
Translate from Turc to Anglais
Hayattaki yegâne hedef para kazanmak değildir.
Translate from Turc to Anglais
Hedef dilde okuma ve dinleme yeteneklerini artırmanın iyi bir yolu okumak ve haber dinlemektir.
Translate from Turc to Anglais
Bu yüzden, etik sorun devam ediyor: sigara üreticilerine hedef küresel pazarlara izin verilmeli mi?
Translate from Turc to Anglais
Hedef nedir?
Translate from Turc to Anglais
Devlet neden hedef alınıyor?
Translate from Turc to Anglais
Tom'u hedef gösteriyorsun.
Translate from Turc to Anglais
Yankesiciler turistleri hedef alırlar.
Translate from Turc to Anglais
Hedef görüş alanında.
Translate from Turc to Anglais
İlk hedef ulaşılabilir gibi görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Önemli olan hedef değil yolculuğun kendisidir.
Translate from Turc to Anglais
Hedef sibersuçlular tarafından hedef alındı.
Translate from Turc to Anglais
Gerçek, bir hedef değil, amaçtır.
Translate from Turc to Anglais
Bu seminer Japon firmalarından üst düzey pazarlama liderlerini hedef alacaktır.
Translate from Turc to Anglais
Her antikor belirli bir bakteri veya virüsü hedef alır.
Translate from Turc to Anglais
Bu çok önemli bir hedef ve ulaşmak oldukça zor olacak.
Translate from Turc to Anglais
Tom geyiği hedef aldı.
Translate from Turc to Anglais
Hedef kitle kimdi?
Translate from Turc to Anglais
Hedef dinleyici kimdi?
Translate from Turc to Anglais
Hedef değiştir.
Translate from Turc to Anglais
Biz onu hedef yapmayacağız.
Translate from Turc to Anglais
Sami'nin aklında bir hedef yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Sami hedef arıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Nihai hedef bu değil, fakat oraya ulaşma süreci önemli.
Translate from Turc to Anglais
Hedef saptırıyorsun.
Translate from Turc to Anglais
Merkezi İstanbul'da olan Trabzon ve Havalisi Ademi Merkeziyet Cemiyeti'nin siyasal hedef ve amacı, adından anlaşılmaktadır.
Translate from Turc to Anglais
Ali beni hedef gösterdi.
Translate from Turc to Anglais
Ali maganda kurşununa hedef oldu.
Translate from Turc to Anglais
Onlar bu ürünün hedef kitlesi.
Translate from Turc to Anglais
Rehber Kuran, hedef Turan!
Translate from Turc to Anglais
Olabilecek en kötü şey, hedefinizi kaybetmek değil, yılmaktır ve kendinize yeni bir hedef aramamaktır.
Translate from Turc to Anglais
Yıldızları hedef al. Yetişemesen de göğe yükselirsin.
Translate from Turc to Anglais
Üyelik için hedef tarih verilmiyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu iddialı bir hedef, ancak imkansız değil.
Translate from Turc to Anglais
Hedef büyük, engeller de öyle.
Translate from Turc to Anglais
Partinizin hedef ve öncelikleri ne olacak?
Translate from Turc to Anglais
Peşinden koştuğumuz pek çok hedef aslında birer kumdan kale.
Translate from Turc to Anglais
Değişen şartlar nedeniyle hedef küçülttük.
Translate from Turc to Anglais
Bozuk ekonomide nasıl olsa gıda yönetmeliği müsaade ediyor diye fiyatları fazla şişirmemek için tam buğday, lif, çiya tohumu vs. içerik ve söylemlerle daha çok beyaz yakalıları hedef alarak satılmaya çalışılan "sağlıklı" atıştırmalıkların içine bile palmiye yağı ve şeker şurubu gibi maliyeti düşüren, sağlık açısından şaibeli şeyler konmaya başlandı.
İsrail, Filistinli sivilleri hedef almaktan kaçınmalıdır.
İsrail, Filistinli sivilleri hedef alıp öldürüyor.
Hizbullah, İsrail'in bir radar mevzisini hedef aldı.
İsrail, Gazze'deki okulları ve camileri hedef alıyor.
İsrail, Gazze'deki okul ve camileri hedef alıyor.
İsrail, Gazze'deki sivil binaları hedef alıyor.
İsrail, Gazze ve Batı Şeria'daki sivilleri hedef alıyor.
Endokrin hastalıkları, endokrin bezlerinin ve/veya hedef dokularının bozukluklarından kaynaklanır.
Kaleyi hedef alın.
Netanyahu, Gazze'deki sivilleri hedef almayı bırakmalıdır.
Hedef!
Bir hedef yeterince izlenemez.
Bir hedef yeterince ulaşılabilir olamaz.