Learn how to use ilginç in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Mahjong en ilginç oyunlardan biri.
Translate from Turc to Anglais
Bu kitabı çok ilginç buldum.
Translate from Turc to Anglais
O bana ilginç görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Komşumla ilginç bir sohbet yaptım.
Translate from Turc to Anglais
Komşumla ilginç bir muhabbet ettim.
Translate from Turc to Anglais
Çok ilginç yerler biliyorsun, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Belirleyen esas unsurun olmaması ilginç bir durum.
Translate from Turc to Anglais
Dün ilginç bir hikaye okudum.
Translate from Turc to Anglais
Hangisini okursanız, onu ilginç bulacaksınız.
Translate from Turc to Anglais
İskoç Galcesi çok ilginç, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Oğlana gönderilen mektupta ilginç bir hikâye vardı.
Translate from Turc to Anglais
Oğlana gönderilen mektupta ilginç bir öykü vardı.
Translate from Turc to Anglais
Bir Alman gazetesi için yazarken bazı gramer halini datif haliyle değiştirmen gereken her birkaç cümle ya da İngilizce çevirisi ile değiştirmen gereken bir isim dilsel olarak makaleni daha ilginç yapacaktır.
Translate from Turc to Anglais
Kasabada ilginç bir şey buldum.
Translate from Turc to Anglais
Seni gerçekten ilginç bulduğum zamanlar var.
Translate from Turc to Anglais
O çok ilginç biri.
Translate from Turc to Anglais
Bir aydın, seksten daha ilginç bir şey keşfetmiş bir kişidir.
Translate from Turc to Anglais
Hiçbir gözün ona acımadığı ve hiçbir sıcak elin onun ağrıyan bacaklarını yatıştırmadığı cezaevinin gizli bölümündeki hayranlık uyandıran genç bir kadına yapılan insanlık dışı zulümlerle ilgili ilginç bir kayıt hâlâ korunuyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom makaleyi ilginç buldu.
Translate from Turc to Anglais
Niçin cümleler?...sorabilirsiniz.Pekala, çünkü cümleler daha ilginç.
Translate from Turc to Anglais
Ne ilginç bir hikaye!
Translate from Turc to Anglais
Ne ilginç bir kitap!
Translate from Turc to Anglais
O ilginç değil.
Translate from Turc to Anglais
O, ilginç bir reklam.
Translate from Turc to Anglais
Tom filmin ilginç olduğunu düşünmüyordu
Translate from Turc to Anglais
Onun hikayesi ilginç değildi.
Translate from Turc to Anglais
O, ilginç görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
O oğluna ilginç bir hikaye anlattı.
Translate from Turc to Anglais
Matematik ilginç bir konudur.
Translate from Turc to Anglais
Londraya giderken Bay Higgins Tom ve Susie'ye bir sürü ilginç şeyler söyledi.
Translate from Turc to Anglais
Tom Boston'un ilginç bir bölümünde yaşadı.
Translate from Turc to Anglais
Hiroshi,""Bu, oldukça ilginç görünüyor." diyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu şimdiye kadar okuduğum en ilginç kitap.
Translate from Turc to Anglais
Bu, şimdiye kadar okuduğum en ilginç bir hikaye.
Translate from Turc to Anglais
Tom elleriyle iyidir ve çok sayıda ilginç şeyler yaptı.
Translate from Turc to Anglais
O, dün en ilginç bir roman okudu.
Translate from Turc to Anglais
Ben kütüphanemdeki en ilginç kitabı okudum.
Translate from Turc to Anglais
Tom evvelki gün müzede bazı ilginç kılıçlar gördü.
Translate from Turc to Anglais
Tom toplantımızda ilginç bir soru gündeme getirdi.
Translate from Turc to Anglais
Tom gazeteden ilginç bir makale kesti.
Translate from Turc to Anglais
Tom kesinlikle ilginç bir kişidir.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kesinlikle anlatacak ilginç bir hikayesi vardı.
Translate from Turc to Anglais
Tom, güvece bazı ilginç baharatlar ekledi.
Translate from Turc to Anglais
Bu kitap ilginç görünüyor.
Bu kitap hem ilginç hem de öğretici.
Bu kitap ilginç görünüyordu.
Ben bu kitabı ilginç buldum.
Bu kitap okumak için ilginç.
Bu kitap hiç ilginç değil.
Tom çok ilginç bir kişidir.
Ben ilginç bir şey bulursam size bildiririm.
Bana ödünç verdiğin dergi çok ilginç.
Çünkü o ilginç ve güzel bir şehirdir?
Bu, onun şimdiye kadar okuduğu en ilginç kitaptı.
Jack'in kitabı ilginç.
Onu dinlemek çok ilginç.
Ben onu dinlemeyi çok ilginç buldum.
Onun hikayesi gittikçe ilginç olacaktır.
Onun hikayesi onunkinden çok daha ilginç.
Benim en ilginç Kanadalı arkadaşım Tom'dur.
Kesinlikle ondan öğrenebileceğin çok ilginç şeyler vardır.
Bu ilginç.
Onun ilginç bir kitabı var.
O çok ilginç görünüyor.
Tom, Mary'yi ilginç buldu.
Ben kitabı ilginç buldum.
Bu ilginç bir hikayedir.
En ilginç budur.
O, gerçekten ilginç görünüyor.
Bu çok ilginç bir kitaptır.
Bu kitap gerçekten ilginç.
O bize ilginç bir hikaye anlattı.
O bana ilginç bir hikaye anlattı.
O, ilginç bir fıkra ile bizi eğlendirdi.
Bu filmi çok ilginç buldum.
Lütfen hikayene devam et. Gerçekten ilginç.
O, benim en ilginç arkadaşımdır.
O, bana ilginç bir hikaye anlattı.
Sanırım o kitap o kadar ilginç değil.
O, ilginç miydi.
Bu, ilginç bir şekilde bağımlılık yapıyor!
Ben o kitabı ilginç buldum.
Bu sizin ilginç kitabınız mı?
Onun çok ilginç bir kitabı var.
Resmi ilginç buldum.
Çok ilginç bir çizgi roman buldum.
Bize ilginç bir hikaye anlattı.
Çok ilginç bir kişisin.
Kitabı ilginç buldun mu?
İşi çok ilginç buldum.
Tom yeni işini ilginç buldu.
Okumak için ilginç bir şeyler veriniz.
Eğer ilginç bir kitap görürsen, lütfen bana al.
Çok ilginç bir roman değildi.
Tom Mary'nin hikayesini ilginç buldu.
Tom Mary'ye ilginç bir hikaye anlattı.
En ilginç arkadaşın kim?
Hikaye bana göre çok ilginç.
Onların planı bana ilginç görünüyor.
Filmleri izlemek çok ilginç.