Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turc example sentences with "kırsal"

Learn how to use kırsal in a Turc sentence. Over 67 hand-picked examples.

Nick kırsal alandan gelen birine tepeden bakıyor.
Translate from Turc to Anglais

Tom'un niçin kırsal alanda yaşamayı tercih ettiğini düşünüyorsun?
Translate from Turc to Anglais

Ben kırsal kesimde yaşamaktayım.
Translate from Turc to Anglais

Evim kırsal alanda.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal yaşamdan hoşlanmaya başladı.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.
Translate from Turc to Anglais

Hiç kırsal alanda yaşadın mı?
Translate from Turc to Anglais

Yakında kırsal yaşama alışacaksın.
Translate from Turc to Anglais

Çiftliğimiz kırsal Nebraska'da yer almaktadır.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal ortamlar benim için çok sessiz.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal İlkbaharda güzeldir.
Translate from Turc to Anglais

Tatilimizi kırsal Fransa'yı keşfederek geçirdik.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.
Translate from Turc to Anglais

Hafta sonu için kırsal alana gideceğim.
Translate from Turc to Anglais

"Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Tom gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.
Translate from Turc to Anglais

Tom kırsal alanda yaşamak istemiyor.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal bir alanda yaşıyorum.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal bölge şehirden daha sessizdir.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal bölge güzeldir.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal yaşamı seviyor musunuz?
Translate from Turc to Anglais

Kırsal bölgedeki yürüyüşte yorgun hissettiği için, o şekerleme yaptı.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal alanda yaşamak için gittikten sonra onun sağlığı gitgide daha iyi oldu.
Translate from Turc to Anglais

Yarın arabamla kırsal bölgeye gidiyorum.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal bölgede çok ağaç var.
Translate from Turc to Anglais

O kırsal bir yerde tek başına yaşadı.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal bölgede hiç eğlence yoktur.
Translate from Turc to Anglais

Şehir hayatı ve kırsal hayat arasında büyük bir tezat var.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal alan büyük ölçüde gelişecek gibi görünüyor.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal yaşamın rahatsızlığına katlanamam.
Translate from Turc to Anglais

Ben kırsal korku gerilimini sevmiyorum.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal göçü Almanya'nın bu bölgesindeki bütün köylerin nüfusunu azalttı.
Translate from Turc to Anglais

O, bu kırsal yaşama yavaş yavaş alışıyor.
Translate from Turc to Anglais

Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.
Translate from Turc to Anglais

Japon kırsal köylerinin çok değiştiği söylenir.
Translate from Turc to Anglais

Birçok ağaç kırsal kesimde yetişir.
Translate from Turc to Anglais

Sanırım kırsal yaşam bazı bakımlardan şehir yaşamından daha üstündür.
Translate from Turc to Anglais

Savaş sırasında, onlar kırsal kesimde yaşadılar.
Translate from Turc to Anglais

Biz bütün kırsal bölge için alay konusuyduk.
Translate from Turc to Anglais

Japonya'nın kırsal manzarasının büyük ölçüde değiştiği söylenir.
Translate from Turc to Anglais

Tom bir kırsal alandan.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal bölgeyi görmek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais

Ben kırsal alanda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ederim.
Translate from Turc to Anglais

Şehirlerin nüfus yoğunluğu kırsal kesimlerden daha fazla.
Translate from Turc to Anglais

Kırsal alana zarar verdiler, yollarında her şeyi bozuyorlardı..

Tom, kırsal Avustralya'da yaşamaktan hoşlanıyordu.

Hayatlarını fırsatlar olmadan kırsal bir bölgede geçirmişlerdi ama onlar şimdi milyoner.

Fadıl küçük bir kırsal kasabada büyüdü.

Kırsal alanda yaşamak istiyorum.

Şehir heyecan verici, ama kırsal sıkıcı.

Kent çok kirli; kırsal çok sıkıcı.

Gelecekte kırsal kesimi ziyaret etmemiz gerekir.

Sami Mısır'ın kırsal kesiminde büyüdü.

Leyla kısa süre içinde kırsal yaşam tarzını benimsedi.

Leyla kırsal yaşam biçimini seviyordu.

Sami, Leyla'nın cesedini kırsal alana attı.

Leyla kırsal bir bölgede yaşıyordu.

Tom kırsal bir alanda yaşıyor.

Değişiklik olsun diye kırsal alana gidelim mi?

Sami kırsal bir toplulukta doğdu.

Sami kırsal yaşam tarzından zevk alıyordu.

Karışıklık özellikle kırsal bölgelerde belirgin.

İnsanlar kırsal bölgelerden ayrılıp şehirlere taşınıyor.

Her zaman kırsal kesimi tercih ettim.

Kalman kırsal bir kasabada yaşıyordu.

Bir zamanlar çok uzaklarda, kırsal kesimde küçük ve güzel bir ev varmış.

Yanni oldukça kırsal bir bölgede yaşıyor.

Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais