Learn how to use kaçmak in a Turc sentence. Over 67 hand-picked examples.
Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Turc to Anglais
O, bazen aşırıya kaçmak istiyordu.
Translate from Turc to Anglais
Brown kendisi kaçmak istemedi.
Translate from Turc to Anglais
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Canım kaçmak istedi.
Translate from Turc to Anglais
Balık kaçmak istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak için şansım yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak cevap değildir.
Translate from Turc to Anglais
Yaralanmadan kaçmak için yeterince şanslıydım.
Translate from Turc to Anglais
Brown ve arkadaşları kaçmak zorunda bırakıldılar.
Translate from Turc to Anglais
Buradan kaçmak istediğini itiraf etti.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak konusunda umutsuzdu.
Translate from Turc to Anglais
Zorluktan kaçmak yapımda var mı?
Translate from Turc to Anglais
Tom ve ben kaçmak için şanslıydık.
Translate from Turc to Anglais
Tom'la kaçmak istedim.
Translate from Turc to Anglais
Tom kaçmak istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak için yol yok.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak için başka bir araç yok.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak için daha iyi bir şey yapamaz.
Translate from Turc to Anglais
Tek çözüm kaçmak.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak zorundayız.
Translate from Turc to Anglais
Bazı çocuklar dayanılmaz baskıdan kaçmak için intihara başvuruyorlar.
Translate from Turc to Anglais
Sizinle kaçmak istedim.
Translate from Turc to Anglais
Onlarla kaçmak istedim.
Translate from Turc to Anglais
Onunla kaçmak istedim.
Translate from Turc to Anglais
Boston'dan kaçmak zorunda kaldım.
Translate from Turc to Anglais
Tom kaçmak için umutsuzdu.
Translate from Turc to Anglais
Tom kaçmak için yeterince akıllıydı.
Translate from Turc to Anglais
O, kaçmak için kargaşadan yararlandı.
Translate from Turc to Anglais
Ben sadece kaçmak zorunda kaldım.
Translate from Turc to Anglais
O güzel, bu doğru ama o ağzını bir defa açtı mı sen yalnızca kaçmak isteyeceksin.
Translate from Turc to Anglais
Prenses saraydan kaçmak için bir oğlan gibi giyindi.
Translate from Turc to Anglais
Diğerleri dini zulümden kaçmak için geldi.
Translate from Turc to Anglais
Onlar bir şekilde kaçmak zorunda kaldı.
Translate from Turc to Anglais
Biz bu gece kaçmak zorundayız, yoksa çıldıracağım.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak için olan umutsuz bir girişimde, Tom okul otobüsünü kaçırdı ama polis tarafından çabucak yakalandı.
Translate from Turc to Anglais
Tom ve John toplama kampından kaçmak için bir plan kurdular.
Translate from Turc to Anglais
Bazı günler gerçekten kaçmak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Laura son dakikada sadece arkasını dönmek ve kaçmak için yaklaşıyor numarası yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Kaptanımızın söylediği gibi, köpek balıkları bacaklarınızı yiyorsa kaçmak için çok geçtir.
Translate from Turc to Anglais
Yangın varsa modern bir evden kaçmak için yalnızca altı dakikan var.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak zorundaydım.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak zorunda kaldım.
Translate from Turc to Anglais
Fadıl yakalanmaktan kaçmak istedi.
Translate from Turc to Anglais
Kaçmak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Problemlerinden kaçmak, kazanamayacağın bir yarıştır.
Translate from Turc to Anglais
Tom kaçmak için hiç zaman kaybetmedi.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kaçmak için neredeyse hiçbir şansı yoktu.
Leyla ne pahasına olursa olsun kaçmak istiyordu.
Leyla kaçmak için uyuşturucu kullandı.
Tom kaçmak istedi.
Tom kaçmak istemedi.
Tom kaçmak istemiyor.
Sami kaçmak istiyordu.
Sami, kar fırtınasından kaçmak için bir buz mağarası inşa etti.
Sami, geçmişinden kaçmak için Kahire'ye geldi.
Tom ile kaçmak istedim.
Kaçmak utanç verici, ama faydalı.
Kaçmak utanç vericidir ancak işe yarar.
Tom, öfkeli Tatoebacıların lincinden kaçmak için Ali'nin evinde saklandı.
Tom kaçmak zorunda olduğunu biliyordu.
Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum.
Bu devirde faizden kaçmak mümkün değil. Gerçekçi de değil.
Canımızı kurtarmak için kaçmak zorundaydık.
Tek umudumuz kaçmak.
Kaçmak istedim.