Learn how to use kaşık in a Turc sentence. Over 53 hand-picked examples.
Bir kaşık eksik.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yedi.
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık alabilir miyiz?
Translate from Turc to Anglais
Bebek henüz bir kaşık kullanamaz.
Translate from Turc to Anglais
Bana kaşık verin.
Translate from Turc to Anglais
Bu kaşık çay için.
Translate from Turc to Anglais
Seni bir kaşık suda boğasım var.
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık alın.
Translate from Turc to Anglais
Birisi bana kaşık verebilir mi?
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık aldı.
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık var.
Translate from Turc to Anglais
Kaç tane kaşık kayıp?
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık suda fırtına!
Translate from Turc to Anglais
Bu kaşık çorba içindir.
Translate from Turc to Anglais
Masanın üzerinde zaten tabak, bıçak, çatal, kaşık ve bir tuzluk var; Tencereyi getirin.
Translate from Turc to Anglais
Ben bir tahta kaşık almak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Genellikle çayına kaç kaşık şeker koyarsın?
Translate from Turc to Anglais
Garson, bana bir kaşık lazım.
Translate from Turc to Anglais
Kaşık kirli.
Translate from Turc to Anglais
"Kaşık düşmanı nasıl?" mecazi argo içeren bir cümle örneğidir.
Translate from Turc to Anglais
Bİr kaşık alabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais
Tom kaşık çaldı ve Mary kazoo çaldı.
Translate from Turc to Anglais
Bu bir kaşık.
Translate from Turc to Anglais
Tom pilav yemek için bir kaşık kullanır ancak Mary yemek çubukları kullanmayı tercih ediyor.
Translate from Turc to Anglais
Bir düzine kaşık ve iki düzine kaşık aldım.
Translate from Turc to Anglais
Tekrarlayalım: bardak, tabak, bıçak, çatal, kaşık, çay kaşığı.
Translate from Turc to Anglais
Bana bir kaşık verin.
Translate from Turc to Anglais
Ben bir kase ve bir kaşık kullanıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Burada bir kaşık var.
Translate from Turc to Anglais
Bu lokanta çatal kaşık bıçakta özeldir.
Translate from Turc to Anglais
Affedersiniz, bir kaşık alabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık olmadan nasıl yiyorum?
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık, bir çatal ve bir bıçağa ihtiyacım var. Teşekkür ederim.
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık şeker veya küçük bir parça tam buğday ekmeği yerseniz, ekmek daha az zararlı olacaktır.
Translate from Turc to Anglais
Hiç kaşık yok.
Translate from Turc to Anglais
Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim.
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık şeker ekleyin.
Translate from Turc to Anglais
Çaya bir kaşık şeker koydum.
Translate from Turc to Anglais
Tom kavanozdan bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yemekten hoşlanıyor.
Translate from Turc to Anglais
Bir kaşık ister misin?
Translate from Turc to Anglais
Üç kaşık eksik.
Translate from Turc to Anglais
Tom zihin gücüyle kaşık bükebildiğini iddia ediyor.
Translate from Turc to Anglais
Ali fırsat bulsa beni bir kaşık suda boğar.
Translate from Turc to Anglais
Ali kaşık oynadı.
Translate from Turc to Anglais
Bize bir kaşık daha lazım.
Translate from Turc to Anglais
O kaşık ve bardağa dokunmayın.
Translate from Turc to Anglais
Çatalın yanındaki kaşık kirli.
Translate from Turc to Anglais
Zamanla yarışmaktan vazgeç. Ne sen ona yetişecek kadar hızlısın, ne de o seninle kaşık atacak kadar değersiz.
Translate from Turc to Anglais
Ali maklubeye kaşık sallayanlardan olabilir.
Translate from Turc to Anglais
Boğulmaya karar verdiysen bir kaşık su yeterlidir. Boğuşacağım diyorsan okyanus bile az gelir.
Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.
Bu macundan günde iki kaşık yersen geceleri çift kale maç garanti.
Bu benim en sevdiğim kaşık.