Learn how to use kalemi in a Turc sentence. Over 92 hand-picked examples.
Bu tükenmez kalemi iki dolara satın aldım.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen bu kalemi bana ödünç ver.
Translate from Turc to Anglais
Eğer fazla param olsaydı, kalemi alırdım.
Translate from Turc to Anglais
Bu kalemi kim kırdı?
Translate from Turc to Anglais
Annem bir parça ip ile üç kurşun kalemi bağladı.
Translate from Turc to Anglais
Tom kurşun kalemi açtı.
Translate from Turc to Anglais
Bu onun kalemi.
Translate from Turc to Anglais
Kalemi bana iletin.
Translate from Turc to Anglais
Bu kimin kalemi?
Translate from Turc to Anglais
Bu kalemi kullanabilirsiniz.
Translate from Turc to Anglais
Bu kalemi kullanabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais
Bu kalemi ödünç alabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais
Lütfen bu kalemi bana ver.
Translate from Turc to Anglais
Anne, bir parça iple üç kurşun kalemi bağladı.
Translate from Turc to Anglais
Hiç kalemi yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Onun hiç kurşun kalemi yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Onun kaç tane dolma kalemi var?
Translate from Turc to Anglais
Onun tek bir dolma kalemi yoktu.
Translate from Turc to Anglais
O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen bana bu kalemi verin.
Translate from Turc to Anglais
O, bu kalemi şu mağazadan aldı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un cebinde üç dolma kalemi var.
Translate from Turc to Anglais
Bir bıçakla kalemi yonttum.
Translate from Turc to Anglais
Kalemi yerden al.
Translate from Turc to Anglais
Kalemi aldı ve adresi yazdı.
Translate from Turc to Anglais
Kullanmadığım herhangi bir kalemi kullanabilirsin.
Translate from Turc to Anglais
Bu kalemi istiyorsan, onu sana ödünç veririm.
Translate from Turc to Anglais
John'ın bir dolma kalemi var.
Translate from Turc to Anglais
Sara'nın 31 kalemi var.
Translate from Turc to Anglais
Onun birkaç kalemi var.
Translate from Turc to Anglais
Bu Lucia'nın kalemi.
Translate from Turc to Anglais
Göz kalemi kullanıyorsun, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Tom'un muhtemelen sana ödünç verebileceği fazla bir kalemi vardır.
Translate from Turc to Anglais
Tom eğildi ve düşürdüğü kalemi aldı.
Translate from Turc to Anglais
Herkesin bir kalemi var mı?
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kurşun kalemi yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Kalemi alıp adresi yazdı.
Translate from Turc to Anglais
"Bu kalemi ödünç alabilir miyim?" "Tabii, alın."
Translate from Turc to Anglais
Şimdilik bu kalemi kullanabilirsiniz.
Translate from Turc to Anglais
Yeterli param olsaydı kalemi alırdım.
Translate from Turc to Anglais
Bu kalemi istiyorsan onu sana ödünç veririm.
Translate from Turc to Anglais
Kaybettiğim kurşun kalemi buldum.
Translate from Turc to Anglais
Tom kalemi Mary'ye uzattı.
Translate from Turc to Anglais
Sana az önce verdiğim yeni kalemi neden kullanmıyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Kalemi almak için eğildim.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yanında bir kurşun kalemi yok.
Translate from Turc to Anglais
Francesco'nun dolma kalemi benimkinden çok daha iyi.
Translate from Turc to Anglais
Bu Julia'nın dolma kalemi.
Translate from Turc to Anglais
Tom en sevdiği kalemi kaybetti.
Translate from Turc to Anglais
Anna'nın kalemi siyah.
Translate from Turc to Anglais
O kalemi yere koy.
Translate from Turc to Anglais
Bana tahta kalemi lazım.
Translate from Turc to Anglais
Hangi kalemi görüyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Hangi kalemi görüyorsunuz?
Translate from Turc to Anglais
Bu, Tom'un kalemi.
Translate from Turc to Anglais
Tuttuğum kalemi düşürdüm.
Bana o kurşun kalemi uzatır mısın?
Biraz daha param olsaydı o dolma kalemi alırdım.
Kalemi bana ver.
Edebiyattaki her kusursuz adam, her zaman bir kadının kalemi tarafından yaratıldı.
O kimin kalemi?
Kurşun kalemi olan var mı?
Tom kalemi masanın üstüne koydu.
Sara'nın otuz bir tane tükenmez kalemi var.
Teyzemin kalemi mürekkep dolu.
Bu tükenmez kalemi iki dolara aldım.
O, çocuğa kalemi keskinleştirmesini söyledi.
Tom'un bir kurşun kalemi bile yok.
"Ben bu kalemi kullanabilir miyim?" "Evet, kullanabilirsin."
Onun kalemi keskin bir uca sahiptir.
Tükenmez kalemi bana ver.
Kırmızı kalemi mi, maviyi mi, yoksa sarıyı mı istersin?
Dolma kalemi bana ver.
Biraz fandöten, biraz allık ve bir göz kalemi kullanıyorum.
Tom çekmeceyi açtı ve bir kurşun kalemi kaptı.
Tom'un bir kalemi vardı, ama hiç kağıdı yoktu.
Tom'un bir kalemi var, ama hiç kağıdı yok.
Bu, Tom'un kalemi mi?
Bu kalemi sana vereceğim.
Sana bu kalemi vereceğim.
Tom kalemi Mary'ye verdi.
Kalemi masanın altında değildi.
Lütfen o kalemi bana uzat.
Lütfen o kalemi bana ver.
Fazla kalemi olan var mı?
Oradaki kurşun kalemi uzatır mısın?
Formu doldurmak için bu kalemi kullanın.
Bu hatasından sonra Ali'nin kalemi kırıldı.
En sevdiğim kalemi kaybettim.
Bu kalemi Paris'te satın aldım.
Ana bilgileri belirtmek için fosforlu kalemi kullanacağım.
Siyah kalemi kullanma.