Learn how to use kişi in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.
Translate from Turc to Anglais
Sadece birkaç kişi beni anladı.
Translate from Turc to Anglais
Mahjong genellikle dört kişi oynanan bir oyun.
Translate from Turc to Anglais
Bu kişi kim?
Translate from Turc to Anglais
Konserde çok fazla kişi vardı.
Translate from Turc to Anglais
Konserde bir sürü kişi vardı.
Translate from Turc to Anglais
Çoğu kişi deli olduğumu düşünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Yüz elli kişi maraton yarışına girdi.
Translate from Turc to Anglais
Sosyal bir ağda zararsız görünen bir kişi bir katil olabilir.
Translate from Turc to Anglais
Ailemde dört kişi var.
Translate from Turc to Anglais
On kişi kazada hafif yaralandı.
Translate from Turc to Anglais
Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.
Translate from Turc to Anglais
Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.
Translate from Turc to Anglais
Tsez dili, Dağıstan'da yaklaşık 15.000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.
Translate from Turc to Anglais
Dido dili, Dağıstan'da yaklaşık 15.000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.
Translate from Turc to Anglais
Didoca, Dağıstan'da yaklaşık 15.000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkas dilidir.
Translate from Turc to Anglais
Bu, bir kişi için küçük bir adımdır ama insanlık için dev bir sıçramadır.
Translate from Turc to Anglais
O kişi çok enerjik.
Translate from Turc to Anglais
Bu iş için doğru kişi olduğumdan emin değilim.
Translate from Turc to Anglais
Aradığı o kişi kimdi?
Translate from Turc to Anglais
Pasaportta ismi olan kişi kelimelerle tanımlanıldı.
Translate from Turc to Anglais
Daha sonra bir kişi daha bize katılıyor olacak.
Translate from Turc to Anglais
O iyi bir kişi değildir.
Translate from Turc to Anglais
İki kişi onu kızları olarak düşünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.
Translate from Turc to Anglais
1897'de binlerce kişi işsizdi.
Translate from Turc to Anglais
Küçük kız kardeşim ve ben çok fazla kovalamaca oynardık. Birbirimizi kovalardık ve kovalayan kişi kovalanana dokunmaya çalışır ve ona "Sen ebesin!" diye seslenirdi.
Translate from Turc to Anglais
Bir sürü kişi pandispanyayı fırınlanması zor sanmakta, ama yeterince yumurta kullanırsanız hiçbir şey sahiden ters gitmeyebilir.
Translate from Turc to Anglais
Onun içinde iki kişi vardı, onun kız öğrencilerinden birisi ve genç bir adam.
Translate from Turc to Anglais
Beşimizin arasında, en fazla dil konuşabilen kişi kesinlikle odur.
Translate from Turc to Anglais
Gerçekten mi? Onun evlenecek son kişi olduğunu düşünüyordum.
Translate from Turc to Anglais
Sahilde az sayıda kişi vardı.
Translate from Turc to Anglais
O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Geçen hafta konserde altı kişi vardı.
Translate from Turc to Anglais
Çok az kişi onun partideki yokluğunu fark etti.
Translate from Turc to Anglais
Geziye kaç kişi gidiyor?
Translate from Turc to Anglais
Kaza bilançosu; 5 kişi öldü ve 100 kişi yaralandı idi.
Translate from Turc to Anglais
Kazada birçok kişi öldü.
Translate from Turc to Anglais
Sadece bir kişi kazadan sağ kurtuldu.
Translate from Turc to Anglais
Kazada on iki kişi yaralandı.
Translate from Turc to Anglais
Kazada on beş kişi öldü ya da yaralandı.
Translate from Turc to Anglais
Mağazada kaç kişi öldürüldü?
Kazada on kişi öldü ya da yaralandı.
Kazada oldukça az sayıda kişi yaralandı.
Kazada yaralanan on beş kişi vardı.
Kazada on kişi yaralandı.
O günlerde çok az sayıda kişi yurtdışına seyahat edebiliyordu.
Tom dürüst bir kişi olduğu için, onu severim.
Bilgisayarda oturum açan son kişi kimdi?
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.
Birçok kişi Lincoln'un o adam olabileceğini düşündü.
Üzgünüz, iletişim kurmaya çalıştığınız kişi mevcut değil.
Havaalanında saatli bir bomba patladı, on üç kişi öldü.
Üç kişi kazayla ilgili üç farklı açıklama yaptı.
Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.
Dürüst olmak gerekirse, ben dünyada en doğru kişi değilim.
Sinirli bir kişi bu iş için uygun olmaz.
Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor.
İki kişi ortaktır, fakat üç kişi kalabalıktır.
Üç kişi hâlâ kayıp.
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.
Yaklaşık 1.000 kişi vardı.
Yaklaşık bin kişi vardı.
Uygurları tanımayan tek kişi benim.
Onları tanıyan tek kişi benim.
Birçok kişi arabalarla ilgilenir fakat arabalar benim için bir şey ifade etmiyor.
Yeni Yıl Günü, birçok kişi, çevre türbelerini ziyaret eder.
Pasaportta adı olan kişi kelimelerle tanımlandı.
Birçok kişi depremin sonucu olarak evsiz bırakıldı.
Yöneticiler tarafından aksi kararlaştırılmadıkça, şirket kaşesi varsa ve bir belgeye basılmışsa, belge ayrıca en az imzayı onaylayan bir tanığın huzurunda bir yetkili kişi tarafından imzalanmış olmalıdır.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.
Parkta bir sürü kişi var.
Parkta çok fazla kişi var.
Parkta kişi çok.
Üç kişi selde kayboldu.
Bir trafik kazasının sonucu olarak birçok kişi öldürüldü.
En fazla 50 kişi geldi.
Kaza olduğunda, otomobilde dört kişi vardı.
O eskiden olduğu kişi değil.
Biz Tom'u dürüst bir kişi olarak düşünüyoruz.
Tom'un dürüst bir kişi olduğunu düşünüyoruz.
Tom'u dürüst bir kişi olduğunu düşünüyoruz.
Birçok kişi deli olduğumu düşünür.
Bununla birlikte, birçok kişi erken emekliliği tercih ediyor.
Partinde kaç kişi var?
Beyzboldan hoşlanan tek kişi sen değilsin. Tom da ondan hoşlanıyor.
Bir hata yaptığında onu asla kabul etmeyeceği için Tom birlikte çalışmak için sinir bozucu bir kişi.
Benim önümde bekleyen üç kişi vardı.
Toplam olarak ailemde dokuz kişi vardır.
Tango yapmak iki kişi gerektirir.
Üç kişi fikre karşı oy kullandı.
Sadece yirmi yedi kişi hayır oyu verdi.
Neredeyse 69 milyon kişi oy verdi.
Otuz bin kişi öldürüldü.
Büyük patlamada altı kişi öldü.
Hiç kimse kaç kişi öldüğünden emin değildi.
Oğlum onun pişirdiklerini yemekten hoşlanan tek kişi değil.
Tom geç gelen tek kişi değildi.
Haberi ona söyleyen kişi ben olmak istemem.