Learn how to use kocaman in a Turc sentence. Over 83 hand-picked examples.
İnekler kocaman ve uysal görünüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Aslan kocaman ağzını açtı ve kükredi.
Translate from Turc to Anglais
Böylesine kocaman bir karpuz hiç görmedim!
Translate from Turc to Anglais
Kocaman ağzını kapa.
Translate from Turc to Anglais
Gökyüzünden bakıldığında, nehir kocaman bir yılan gibi görünüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Bana kocaman bir gülücük verdi.
Translate from Turc to Anglais
Kocaman bir canavar dağdan aşağıya iniyor.
Translate from Turc to Anglais
Kocaman bir evde yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu kocaman bir yanlış anlaşılma.
Translate from Turc to Anglais
Ben kocaman kalpli bir adamım.
Translate from Turc to Anglais
Ağzını kocaman açtı.
Translate from Turc to Anglais
Ken'in dükkanındaki kocaman içi doldurulmuş ayıyı almak istedim ama satılık değildi.
Translate from Turc to Anglais
Tanrı'nın alemi nasıl bir yer? Neyle kıyaslayacağım onu? Bir adamın alıp bahçesine ektiği hardal tohumu tanecikleri gibi. Büyüyüp kocaman bir ağaç oldu, ve sonra göğün kuşları dallarına misafir oldu.
Translate from Turc to Anglais
Kocaman bir evde yalnız yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un telefonu kocaman.
Translate from Turc to Anglais
Böyle kocaman bir çileği ilk defa görüyorum.
Translate from Turc to Anglais
Mary'nin kocaman göğüsleri var.
Translate from Turc to Anglais
Kocaman adam olmuşsun sen!
Translate from Turc to Anglais
Odada kocaman bir örümcek var! Çabuk onu yok et!
Translate from Turc to Anglais
O adamın yüzünde kocaman bir yara izi vardı.
Translate from Turc to Anglais
Bu kocaman masa tüm odayı işgal ediyor.
Translate from Turc to Anglais
O, kocaman bir eve sahip.
Translate from Turc to Anglais
Bu bina kocaman.
Translate from Turc to Anglais
Tom, Mary'ye kocaman bir gülücük verdi.
Translate from Turc to Anglais
Bugün kocaman bir yılan gördüm.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin sandvicinden kocaman bir lokma aldı.
Translate from Turc to Anglais
Houston kocaman, büyüyen bir şehir.
Translate from Turc to Anglais
Tanrım, burası kocaman!
Translate from Turc to Anglais
Tanrım, bu yer kocaman!
Translate from Turc to Anglais
O hayvan kocaman!
Translate from Turc to Anglais
O kocaman.
Translate from Turc to Anglais
Bu kocaman.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kocaman bir göbeği var.
Translate from Turc to Anglais
Tom sandviçten kocaman bir lokma aldı.
Translate from Turc to Anglais
Çukur kocaman görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Sorun kocaman.
Translate from Turc to Anglais
Tom kocaman bir adam.
Translate from Turc to Anglais
Web kocaman bir hurdalıktır.
Translate from Turc to Anglais
Fil kocaman bir yaratıktır.
Translate from Turc to Anglais
Tom ağzını kocaman açtı.
Translate from Turc to Anglais
Evren kocaman bir okul.
Translate from Turc to Anglais
Kainat kocaman bir okul.
Translate from Turc to Anglais
Önce gönlünü kocaman açmalısın ki; sonra bütün dünyayı içine alabilesin.
Translate from Turc to Anglais
Şu kocaman kitaplar gerçekten pahalıydı.
Translate from Turc to Anglais
O ona kocaman sarıldı.
Translate from Turc to Anglais
Cılız bir kıvılcım kocaman bir aleve dönüşebilir.
Translate from Turc to Anglais
Onun kocaman parmakları vardır.
Translate from Turc to Anglais
"Onun bisepsleri kocaman." "Onun trisepsine ne dersin?"
Translate from Turc to Anglais
Bu araba kocaman bir motora sahiptir.
Translate from Turc to Anglais
Kocaman bir şey görmek istiyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Benimle buluşmak için zaman bulduğunuz için teşekkür ederim bayım, ofisinizi ziyaret etmek her zaman hoş, o kocaman.
Sana kocaman bir aferin.
Hırsızlar güvenlik görevlileri tarafından fark edilmeden veya alarm sistemini harekete geçirmeksizin kocaman altın madeni paraları çaldılar.
Bu yer kocaman.
Sen kocaman bir adamsın.
Bugün doğum günü olanlara ve onu kutlayanlar için bu sözler var: Sevdiğim, doğum günün kutlu olsun. Dünyanın tüm güzellikleri senden taraf olsun ve daha nice yıllarda her şey gönlünce olsun. Sana ömür boyu mutluluklar diliyorum. Seni çok seviyorum. İyi ki varsın. Maalesef seninle olamayacağım için, sana kocaman bir öpücük gönderiyorum ve tüm kalbimle harika bir gün diliyorum.
Tom Mary'ye yanağından kocaman bir öpücük verdi.
Kocaman bir dünyanın ufacık bir parçasısın sen. Sadece ufacık bir nokta, belki de daha ufak ama yine de dünya sensiz boş olurdu. İyi ki varsın.
Tom'un kocaman burun tüyleri vardı.
Bu kocaman bir zaman kaybıdır.
Tom kocaman, değil mi?
O, kocaman bir evde yaşıyor.
Onun kocaman bir evi var.
Suaygırlarının kocaman ağızları var.
Suaygırları kocaman hayvanlardır.
Suaygırları kocaman memeli hayvanlardır.
İnsanlar kendi işlediği kocaman günahları çuvala basar, senin küçücük yanlışınıysa duvara asar.
Kocaman bir TIR!
Bazen küçük bir kıvılcım kocaman bir ateşe dönüşür.
Kocaman bir boşluğun içinde gibiyim. Daha da fenası, o boşluğu ne doldurabiliyorum ne de içinden çıkabiliyorum.
Batı medyası kocaman bir emperyalist ve ırkçı propaganda makinesidir.
Alberto, İsabella'nın çiftliğinden kocaman bir balkabağı çaldı.
Kalman çadırını kocaman bir meşe ağacının altına kurdu.
Kalman'ın kirpisinin kocaman bir kafesi vardı.
Duvar kocaman olacak.
Ziri boynunda bulunan kocaman doğum lekesini saklamanın bir yolunu keşfetti.
Tom'un kocaman bir yüreği vardı.
Kara Orman çok güzel ve kocaman.
Kocaman bir evde yaşıyordu.
Kız arkadaşının kocaman memeleri ve yumuşacık bir poposu olabilir ama tüm bunlar uyumlu bir ilişkiniz olacağını garanti etmez, tabi ki.
Mary’nin yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Kocaman göbeğim var.
Kocaman göbeğiniz mi var?