Learn how to use koymak in a Turc sentence. Over 81 hand-picked examples.
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.
Translate from Turc to Anglais
Tom ödünç aldığı ve kaybettiği kameranın yerine koymak için Mary'ye yeni bir kamera satın aldı.
Translate from Turc to Anglais
Onu bu hastaneye koymak gerekli değildir.
Translate from Turc to Anglais
Tom kendini aptal yerine koymak istemedi.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un boynunu sıkma dürtüsüne karşı koymak zordu.
Translate from Turc to Anglais
Bazen kahkahayla gülme dürtüsüne karşı koymak zordur.
Translate from Turc to Anglais
Tom'u hapishaneye koymak için yapmak zorunda olduğum her şeyi yapacağım.
Translate from Turc to Anglais
Seni aptal yerine koymak zor mu?
Translate from Turc to Anglais
Otel kasasına bir şeyler koymak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.
Translate from Turc to Anglais
O, başkanlığa adaylığını koymak istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Masaya koymak için birkaç güzel çiçek istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Başka bir disk koymak istemez misin? İki saattir bunu dinliyoruz.
Translate from Turc to Anglais
Bunu güvenli bir yere koymak isteyebilirsin.
Translate from Turc to Anglais
Hesaba biraz para koymak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Şayet benim siteme banner'ını koymak istiyorsan,bana kodunu gönder.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yerine koymak için hiç kimseyi bulamıyoruz.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yerine koymak için herhangi birisini bulamıyoruz.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yerine koymak için birisini bulamıyoruz.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un şeyleri yanlış yere koymak gibi bir eğilimi var.
Translate from Turc to Anglais
Bu çiçekleri koymak için bir vazoya ihtiyacım var.
Translate from Turc to Anglais
Kaliningrad'dan Mardin'e doğrudan bir uçuş koymak gerek!
Translate from Turc to Anglais
Beynimizi geliştirmek, yeteneklerimizi ortaya koymak için azami çaba sarf etmeliyiz.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un eşyalarını koymak için bir yeri yoktu.
Translate from Turc to Anglais
"不够" 'den sonra bir sıfat koymak zorundasın.
Translate from Turc to Anglais
Bıçağına el koymak zorunda kalacağım.
Translate from Turc to Anglais
Bagajını koymak için bir yer bulalım.
Translate from Turc to Anglais
Onun yoluna taş koymak istemedik.
Translate from Turc to Anglais
Tom alt rafa bir şey koymak için çömeldi.
Translate from Turc to Anglais
Buna bir nokta koymak zorunda kalacağız.
Translate from Turc to Anglais
Tom ayakkabılarını koymak için eğildi.
Translate from Turc to Anglais
Bu oda çok küçük, bu yüzden fazla mobilya koymak mümkün değil.
Translate from Turc to Anglais
Zarfın üzerine bir pul koymak zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
Karşı koymak zorundasın.
Translate from Turc to Anglais
Bu yerine koymak için bulmak istediğim bir kelime.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu arabanın bagajına koymak için çok büyük.
Translate from Turc to Anglais
Tom her zaman iyi bir fincan kahveyi mahvetmenin en iyi yolunun içine krema ve şeker koymak olduğunu söylüyor.
Translate from Turc to Anglais
Uygun olan bir çelik kasaya değerli eşyalarımı koymak istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Seni dışarı koymak istemiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Kahveme bir küp buz koymak istiyorum, çünkü o genellikle çok sıcak.
Translate from Turc to Anglais
Ben onu yere koymak istemedim.
Translate from Turc to Anglais
Onu aşağıya koymak istemiyorum.
Mary'nin fotoğraflarını albümüme koymak istemedim.
Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.
Biri Tom'a karşı koymak zorunda.
Seninkinin iyi bir fikir olduğu doğru ama korkarım ki onu uygulamaya koymak zor olacak.
O çiçekleri koymak için mükemmel bir yer biliyorum.
Otelin kasasına bir şey koymak istiyorum.
Biz yeni bir granit tezgahı koymak istiyoruz.
Yeni klimayı kaldırmak ve onu çatıya koymak için bir vinç kiraladık.
Biri onlara karşı koymak zorunda.
Biri ona karşı koymak zorunda.
Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.
O kutu bunun hepsini koymak için çok küçük.
Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.
Sen sobaya daha fazla kömür koymak zorundasın.
Bu kasabadaki kadınlar evlerine çiçek koymak isterler.
Bunu içine koymak için bir kağıt torbaya ihtiyacım var.
Planı uygulamaya koymak çok paraya mal olur.
Şüphesiz iyi bir fikir ama uygulamaya koymak zor.
Takılarımı koymak için güzel bir ahşap kutum var.
Kara mayınlarını yerine koymak ucuzdur ama kaldırmak pahalıdır.
Bir insan hayatı üzerine fiyat koymak zordur.
Senin göğüslerin mükemmel. Onlara yüzümü koymak isterim.
Planı uygulamaya koymak mümkün değildir.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koymak istiyor.
Düşmana karşı koymak onların kahramanlığıydı.
Karşı koymak zordur.
Karşı koymak için tereddüt etmeyeceğiz.
Ben onu koymak için mükemmel bir yer biliyorum.
Bütün harika liderlerin genelde tek bir karakteristik özelliği vardır: kendi zamanlarındaki halklarının en büyük endişesine açıkça karşı koymak. Daha fazlası değil, sadece bu, liderliğin esasıdır.
Köpeği yere koymak zorundaydık.
Eşyalarımı yerine koymak istiyorum.
Sami ve Leyla işleri yoluna koymak için çalışmaya karar verdi.
Söylediğimizi uygulamaya koymak zor.
Tom kitaplarını koymak için çantasını açtı.
Bir insanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.
Yatırım yaparken tüm yumurtaları aynı sepete koymak risklidir.
Fotoğraf çekilirken bir eli cebe koymak nedense insana bir hava katıyor.
Onun haklı olduğunu ortaya koymak zorundaydım.
Sami arabasına benzin koymak zorunda kaldı.