Learn how to use kutu in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bu kutu boş. İçinde hiçbir şey yok.
Translate from Turc to Anglais
Kutu, ahşaptan yapılmış.
Translate from Turc to Anglais
Kutu çilek doluydu.
Translate from Turc to Anglais
Yaşam bir kutu kibrit gibidir. Dikkatli davranırsan aptallıktır. Dikkatli davranmazsan tehlikelidir.
Translate from Turc to Anglais
O, kollarında büyük bir kutu tutuyordu.
Translate from Turc to Anglais
Evdeki her şeyi yediğimizi düşünmüştüm, fakat bir kutu kraker daha buldum.
Translate from Turc to Anglais
İstasyonda bir kutu öğle yemeği satın aldım.
Translate from Turc to Anglais
O bana dün bir kutu yaptı.
Translate from Turc to Anglais
O dün bir kutu yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Dolapta Tom'un eşyalarının bulunduğu bir kutu buldum.
Translate from Turc to Anglais
Taşıyabildiğin kadar çok kutu getir.
Translate from Turc to Anglais
Bu o kadar ağır bir kutu ki onu taşıyamam.
Translate from Turc to Anglais
Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.
Translate from Turc to Anglais
Büyükannem bize bir kutu elma gönderdi.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un küçük bir kutu içerisinde Mary'ye bir şey verdiğini gördüm.
Translate from Turc to Anglais
Meg bir kutu domates satın aldı.
Translate from Turc to Anglais
Kumi bir kutu yapmadı.
Translate from Turc to Anglais
Kumi bir kutu yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Ben bir kutu açabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais
Kutu çok ağırdı.
Translate from Turc to Anglais
Kutu neredeyse boş.
Translate from Turc to Anglais
Kutu neredeyse doluydu.
Translate from Turc to Anglais
Bir kutu açabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu kitaplarla dolu.
Translate from Turc to Anglais
Bu kullanışlı küçük bir kutu.
Translate from Turc to Anglais
Bir kutu çikolata yedim.
Translate from Turc to Anglais
Onun bulduğu kutu boştu.
Translate from Turc to Anglais
Onun kollarında büyük bir kutu vardı.
Translate from Turc to Anglais
Onlar bir kutu bisküvi aldılar.
Translate from Turc to Anglais
Kutu bir tarafa doğru eğik.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu bir sandalye olarak hizmet verecek.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu bir masa olarak hizmet verecek.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu taşımak için çok fazla büyüktür.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu elmalarla doludur.
Translate from Turc to Anglais
O, bir seferde altı kutu taşıdı.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu çok ağır, bu yüzden onu taşıyamıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Kutu bozuktur.
Translate from Turc to Anglais
Kutu kitaplarla doluydu.
Translate from Turc to Anglais
Kutu açık va boştu.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu onun taşıyabileceği kadar hafif.
Translate from Turc to Anglais
Kutu taşınılmayacak kadar çok ağır.
Translate from Turc to Anglais
Şu kutu bundan daha büyüktür.
Translate from Turc to Anglais
Kutu bazı eski mücevherler içeriyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu taşınacak kadar hafif.
Translate from Turc to Anglais
Bir kutu açarken parmağını kesti.
Translate from Turc to Anglais
Fiyata kutu dahil değil.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu bir ton. İçinde ne var.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu taşıyamayacağım kadar çok ağır.
Translate from Turc to Anglais
Kutu o kadar ağırdı ki onu taşıyamadım.
Translate from Turc to Anglais
Bunun üç katı kadar büyük bir kutu istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bu kutu onun taşıması için yeterince hafif.
Translate from Turc to Anglais
Kutu bir çocuğun taşıması için yeterince hafif.
Kutu o kadar ağırdı ki onu kaldıramadım.
Kutu çok ağırdı fakat onu taşımayı başardı.
O kutu bütün bu şeylerin sığması için çok küçük.
Kutu boş.
Kutu bozulmuş.
Bu teneke kutu boş.
Oo! Ne büyük bir kutu!
Bu teneke kutu sızdırıyor.
Bu kutu çantama sığmayacak kadar büyük.
"Tom Mary'ye doğum günü için bir kutu çikolata ve uzun saplı bir gül verdi" " O gerçekten hoş."
Bu kutu Tony tarafından yapılmıştır.
Bu kutu tek başıma kaldırabilmem için çok ağır.
Bu kutu diğeri kadar iyi değil.
Bu kutu diğerinin üç katı büyüklüğünde.
Bu kutu diğerinin iki katı kadar büyük.
İki kutu süt aldım. Kek yapacağız.
Bu kutu kare, dikdörtgen değil.
Anlıyorum galiba kutu boş olsa da istendiğinde doldurmak lazım.
Masanın üstünde iki kutu var.
Kutu hafiftir.
Kutu ağırdır.
Kutu ağır.
Tom depoya iki kutu taşıdı.
Tom buzdolabından bir kutu bira çıkardı.
Tom çekmeceden bir kutu açacağı çıkardı.
Tom bir kutu birayı çalkaladı ve sonra oturma odasına gitti ve onu Mary'ye uzattı.
Tom buzdolabını açtı ve bir kutu bira aldı.
Tom küçük bir kutu açtı ve içindekileri masaya boşalttı.
Tom konferans odasına girdi, belgelerle dolu büyük bir karton kutu taşıyordu.
Tom tek başına tam bir kutu çikolata yedi.
Tom Mary'nin bir kutu çamaşır deterjanı almasını istedi.
Bu kutu hafif.
O bir kutu çikolata yedi.
Bu kutu o kadar ağır değil.
Mavi kutu sende mi?
Bu sadece boş bir kutu.
Bir gün orada bir kutu buldum.
Kutu tahtadan yapılmıştır.
Büyük kutunun içinde küçük bir kutu vardı.
Kutu ne zaman açılmıştı?
Kutu boş değil.
Kutu boştu.
Sanırım kutu boş.
Kutu boş değildi.
İşte sizin için bir kutu çikolata.
Tom bir kutu elmayı ona gönderenin Mary olup olmadığını merak etti.
Kaç kutu bira içtin?
Bir kutu hâlâ kayıp.