Learn how to use loş in a Turc sentence. Over 16 hand-picked examples.
Onun yüzünü loş bir ışıkta gördüm.
Translate from Turc to Anglais
Loş bir yerde yaşadı ve öldü.
Translate from Turc to Anglais
Böylesine loş bir odada kitap okumayın.
Translate from Turc to Anglais
Böylesine loş bir odada çalışmak imkansızdır.
Translate from Turc to Anglais
Loş ışıkta dans ettik.
Translate from Turc to Anglais
Uzakta loş bir ışık gördük.
Translate from Turc to Anglais
Tom loş sokakta ilerledi.
Translate from Turc to Anglais
Bu kadar loş bir odada kitap okumamalısın.
Translate from Turc to Anglais
Yeni ayda, ay dünya ve güneş arasında dizilmiştir.Biz ayın güneş tarafından aydınlatılmayan tarafını görürüz. Başka bir deyişle güneşin parlaklığı loş ayı parlattığı için biz ayı hiç görmeyiz
Translate from Turc to Anglais
Mary'nin neye benzediği hakkında Tom'un sadece loş bir hatırlaması vardı.
Translate from Turc to Anglais
Eski lamba loş ışık verdi.
Translate from Turc to Anglais
Işık kolay okuyamayacağım kadar çok loş.
Translate from Turc to Anglais
Karanlıkta loş bir ışık gördük.
Translate from Turc to Anglais
Tom loş ışıkta okuyamadı.
Translate from Turc to Anglais
Tom loş ışıklı odada oturarak duvara bakıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Akşamları loş ışıkta daha rahat kullanmak için aydınlatmalı bir klavye aldım.
Translate from Turc to Anglais