Learn how to use nazik in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kapıyı kapatacak kadar nazik ol.
Translate from Turc to Anglais
Korkutmamak için onunla nazik şekilde konuştum.
Translate from Turc to Anglais
Onu nazik olduğu için değil fakat dürüst olduğu için seviyorum.
Translate from Turc to Anglais
O çok nazik.
Translate from Turc to Anglais
Yaşlı adam çok nazik.
Translate from Turc to Anglais
Kaba kumaş çocuğun nazik cildini incitti.
Translate from Turc to Anglais
Onun nazik olduğunu söyledin ve o öyle.
Translate from Turc to Anglais
Onun nazik bir kalbi var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un nazik olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un nazik olduğunu sandım.
Translate from Turc to Anglais
O, aslında nazik bir insandır.
Translate from Turc to Anglais
Kaba olmamasına rağmen, çok nazik değildir.
Translate from Turc to Anglais
O, bana karşı çok nazik.
Translate from Turc to Anglais
Jane çok güzel ve nazik.
Translate from Turc to Anglais
Ben şu nazik insanları unutamam.
Translate from Turc to Anglais
Birbirimize karşı nazik olmalıyız.
Translate from Turc to Anglais
Nazik sözlerinize değer vereceğim.
Translate from Turc to Anglais
Siz çok nazik biri değil misiniz?
Translate from Turc to Anglais
Ona karşı nazik ol, Bill.
Translate from Turc to Anglais
Tom beş dil konuşuyor ama onların hiçbirinde nasıl nazik olunacağını bilmiyor.
Translate from Turc to Anglais
" Şimdiye kadar tanıştığım en nazik kişisin." " Bunu herkese söyle. "
Translate from Turc to Anglais
O çocuklarıma çok nazik bir şekilde baktı.
Translate from Turc to Anglais
O, tavsiyemi nazik bir şekilde almadı.
Translate from Turc to Anglais
Ona nazik davranın.
Translate from Turc to Anglais
O aslında nazik bir insandır.
Translate from Turc to Anglais
Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!
Translate from Turc to Anglais
Mary, hem akıllı hem de nazik.
Translate from Turc to Anglais
Keiko nazik, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Çok nazik olduğu için Dave'i severim.
Translate from Turc to Anglais
Ann'e karşı nazik olun.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'ye karşı nazik değildi.
Translate from Turc to Anglais
O, güzel olduğu için değil fakat herkese nazik olduğu için popülerdir.
Translate from Turc to Anglais
O bana karşı nazik.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen nazik olun.
Translate from Turc to Anglais
Başkalarına karşı nazik olun.
Translate from Turc to Anglais
Onlar çok nazik.
Translate from Turc to Anglais
O nazik bir insandır.
Translate from Turc to Anglais
Yaşlı insanlara karşı nazik olun.
Translate from Turc to Anglais
O bana karşı çok nazik.
Translate from Turc to Anglais
O, ona karşı nazik değil.
Translate from Turc to Anglais
O, ona karşı nazik değildir.
Translate from Turc to Anglais
Bayan Young çok nazik.
Translate from Turc to Anglais
Çocuklara nazik olun.
Translate from Turc to Anglais
O çok nazik bir kız.
Translate from Turc to Anglais
Onlar bana karşı çok nazik.
Translate from Turc to Anglais
O ona karşı nazik değildi.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen diğerlerine karşı nazik olun.
Translate from Turc to Anglais
Çocuklarla nazik bir ses tonuyla konuştu.
Translate from Turc to Anglais
Nazik bir rüzgar esiyordu.
Translate from Turc to Anglais
Neredeyse tüm kızlar nazik.
Translate from Turc to Anglais
Ebeveynlerinize karşı nazik olun.
Translate from Turc to Anglais
Başkalarına karşı nazik olmalısın.
Translate from Turc to Anglais
Yaşlı insanlara karşı nazik olmalısın.
Translate from Turc to Anglais
Nazik tavsiyeniz için teşekkür ederiz.
Ben onun nazik bir adam olduğunu anladım.
O başkalarına karşı nazik olmamı söyledi.
O, son derece nazik bir komşudur.
O, nazik olmak için öder.
Nazik yardımın için teşekkür ederim.
O hemşire çok nazik ve kibardır.
Ne kadar nazik olduğunu asla unutmayacağım.
Onu nazik buldum.
Diğerlerine karşı nazik ol.
O size karşı nazik midir?
Onun nazik bir kalbi vardı.
Bay Hawk nazik bir beyefendidir.
Nazik bir kişi gibi görünüyorsun.
Sanırım o çok nazik bir insan.
Yaşlılara karşı nazik olmalıyız.
Nazik bir şekilde ricamı dinledi.
Keşke o zaman ona karşı nazik olsaydım.
Büyükannemin hemşiresi çok nazik.
Hemşireler çok nazik.
Tom çok nazik ve cömert bir adam.
Bildiğim kadarıyla, o nazik bir kız.
Önerisini çok nazik biçimde yaptı.
Nazik şekilde ev ödevimde bana yardım etti.
Doktor hastalarına karşı nazik.
Birlikte çalıştığım insanlar hepsi çok nazik.
Japon halkının nazik olduğu düşünülür.
Ebeveynlerine karşı çok nazik olamazsın.
Bildiğim kadarıyla, o çok nazik bir adamdır.
Onun dünyadaki en nazik kadın olduğunu düşünüyorum.
Keşke kıza daha nazik davransaydım.
Dünyadaki en nazik kadın olduğunu söylüyorlar.
Bize onun nazik olduğunu söyledin ve o gerçekten öyle.
Çok nazik olduğu için, herkes onu seviyordu.
Mümkün olduğunca yaşlılara karşı nazik olmalıyız.
Mary çocuklarına hayvanlara karşı nazik olmayı öğretti.
Senden nefret edenlere karşı nazik ol.
Kate ne kadar nazik!
O nazik bir kişi.
Her zamanki kadar nazik.
O bugün çok nazik.
Japonların tanıdıkları kişilere karşı nazik oldukları fakat tanımadıklarına karşı oldukça soğuk oldukları söylenmektedir.
Çok nazik olduğu için kız kardeşimle tartıştım.
Nereye giderseniz gidin, nazik ve cömert insanlarla karşılaşırsınız.
Onu nazik bir şekilde yap.
Tom sessiz, nazik ve saygılıydı.
Tom nazik.