Learn how to use olanaksız in a Turc sentence. Over 24 hand-picked examples.
O, onun ne söylediğini anlamayı olanaksız buldu.
Translate from Turc to Anglais
Olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
"Büyükbabanla konuşmak istiyorum." "Bu olanaksız, çünkü o birkaç yıl önce öldü. "
Translate from Turc to Anglais
Bu görevi tamamlamak benim için olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Olanaksız geliyor ama gerçek.
Translate from Turc to Anglais
O işi bir günde yapmayı olanaksız buldum.
Translate from Turc to Anglais
Toplantıya katılmak istiyorum ama korkarım olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Benim için olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Aralarında ilişki kurmak olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Aralarında bağlantı kurmak olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Tom olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
O kadar çok gürültü altında çalışmak olanaksız!
Translate from Turc to Anglais
Sen onun olanaksız olduğunu biliyordun ve o zaman bile denedin.
Translate from Turc to Anglais
Bu olanaksız bir görevdir.
Translate from Turc to Anglais
Olanaksız kelimesinin ne anlama geldiğini bilmem.
Translate from Turc to Anglais
Başarılması olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Uzun süre için karımdan uzak kalmam olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Ne yazık ki yapmamı istediğin şey olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Onun gerçekten neye inandığını söylemek olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Çoğu kimse birkaç dil öğrenmenin olanaksız olduğunu düşünür.
Translate from Turc to Anglais
Tom onun bilimsel olarak olanaksız olduğunu söyledi.
Translate from Turc to Anglais
Bunu kelimelerle anlatmak olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Bunu yalnız başıma yapmam olanaksız.
Translate from Turc to Anglais
Bunu birinin yardımı olmadan yapmam olanaksız.
Translate from Turc to Anglais