Learn how to use pişmanlık in a Turc sentence. Over 77 hand-picked examples.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.
Translate from Turc to Anglais
Yapmış olduğumdan hiçbir pişmanlık duymuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom, Mary'yi John'a tanıştırdığından pişmanlık duyuyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom gece geç saatlerde verdiği karardan pişmanlık duyuyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom yaptığından pişmanlık hissetti.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yaptığından pişmanlık duyup duymayacağını merak ediyorum.
Translate from Turc to Anglais
Hatamdan pişmanlık duydum.
Translate from Turc to Anglais
Yaptığım şeyden hiçbir pişmanlık duymuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Son pişmanlık fayda etmez.
Translate from Turc to Anglais
Karardan pişmanlık duyduğunu söyledi.
Translate from Turc to Anglais
Suçu için hiç pişmanlık göstermedi.
Translate from Turc to Anglais
Ona kaba davrandığı için pişmanlık hissetti.
Translate from Turc to Anglais
Pişmanlık duymuyor.
Translate from Turc to Anglais
Hiçbir şeyden pişmanlık duymadım.
Translate from Turc to Anglais
Tom daha çok çalışmadığı için pişmanlık duyuyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom durduğuna pişmanlık duyuyor.
Translate from Turc to Anglais
Marc hatasından pişmanlık duyuyor.
Translate from Turc to Anglais
Tüm hatalarına rağmen hiçbir pişmanlık hissetmedi.
Translate from Turc to Anglais
Hayatımın geri kalanını pişmanlık duyarak geçirmek istemiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Ağır suçlarından hiçbir pişmanlık belirtisi göstermiyorlar ama suç üstüne suç işlemeye devam ediyorlar.
Translate from Turc to Anglais
Tom sana karşı kaba davranmaktan pişmanlık duyduğunu söylüyor.
Translate from Turc to Anglais
Sosyopatlar işledikleri suçlar için nadiren pişmanlık ya da suçluluk hissi duyarlar.
Translate from Turc to Anglais
Yaptığım şeylerde asla pişmanlık duymadım.
Translate from Turc to Anglais
Pişmanlık için çok geç.
Translate from Turc to Anglais
Bu kararından pişmanlık yaşamayacaksın.
Translate from Turc to Anglais
Annesinin kaybı ona üzüntü ve pişmanlık getirdi.
Translate from Turc to Anglais
Tom kararından pişmanlık duymadığını söyledi.
Translate from Turc to Anglais
Hareketinden dolayı pişmanlık duyuyor.
Translate from Turc to Anglais
Sana söylediğim için pişmanlık duyuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Gerçekten bundan pişmanlık duyuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bu karardan pişmanlık duyacaksın.
Translate from Turc to Anglais
Tom yaptığından pişmanlık duyuyor.
Translate from Turc to Anglais
Okuldayken tembel olduğum için pişmanlık duyuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bana kalırsa pişmanlık en sert cezadır.
Translate from Turc to Anglais
Hiçbir şeyden pişmanlık duymuyorum.
Translate from Turc to Anglais
O kesinlikle hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi.
Translate from Turc to Anglais
Vicdan azabı ve pişmanlık eş anlamlı değildir.
Translate from Turc to Anglais
Tecavüzcü, yargılanması sırasında hiçbir pişmanlık işareti göstermedi.
Translate from Turc to Anglais
Yüzü derin üzüntü ve pişmanlık ifade ediyor.
Translate from Turc to Anglais
Annesinin kaybı ona acı ve pişmanlık getirdi.
Translate from Turc to Anglais
Dün gece olanlar için pişmanlık duyuyor musun?
Translate from Turc to Anglais
En çok neyden pişmanlık duyuyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Sanrı kısa ömürlüdür ama pişmanlık uzun bir zaman sürer.
Translate from Turc to Anglais
Hiç pişmanlık duymuyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom, savaş sırasındaki eylemleri için pişmanlık duymaya başladı.
Emeklilik konusunda pişmanlık duymuyorum.
Eylemleri için hiçbir pişmanlık göstermedi.
Fadıl pişmanlık duyuyordu.
Tom hatasından pişmanlık duyuyor.
Tom hiçbir pişmanlık ifade etmedi.
Tom hiçbir pişmanlık göstermedi.
Pişmanlık, Leyla'yı mahvetti.
Onu daha önce yapmadığın için pişmanlık duyuyor musun?
Sami o konuda hiç pişmanlık duymadı.
Yaptıkların için pişmanlık duyuyor musun?
Sami, Leyla'ya yaptıklarından dolayı hiçbir pişmanlık ifade etmedi.
Olanlar için pişmanlık duyuyor musun?
İleride pişmanlık duymak istemiyorsan elinden geleni yapmalısın.
Tom zaten bunu yapmaktan pişmanlık duyuyor.
Tom bana hiç pişmanlık duymadığını söyledi.
Tom bunu yapmaktan pişmanlık duyduğunu söyledi.
Bundan hiç pişmanlık duymuyorum.
Bunu yapmaktan pişmanlık duyuyor musun?
Tom gidemediği için pişmanlık duyuyor.
Boston'a gitmekten gerçekten pişmanlık duyuyorum.
Artık bu karardan pişmanlık duyuyorum.
Avustralya'ya geldiğimiz için pişmanlık duyuyoruz.
Hayatının önemli bir bölümünü boşa harcadığı için pişmanlık duyuyordu.
Yaptığından pişmanlık duyuyor.
Son pişmanlık fayda vermez.
Tom hiç pişmanlık duymadığını söyledi.
Her pişmanlık vicdan azabı demek değildir.
Son pişmanlık neye yarar?
Söylediklerimden şimdi pişmanlık duyuyorum.
Acının sonu vardır, ama pişmanlık hep bir yerlerde kalır.
Pişmanlık onu tüketiyor.
Yanlış yaptığınız şeylerden çok, denemediğiniz şeylerden pişmanlık duyarsınız.