Learn how to use politikacı in a Turc sentence. Over 75 hand-picked examples.
Bu politikacı hırs dolu.
Translate from Turc to Anglais
O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı çarşamba günleri kabul ediyor.
Translate from Turc to Anglais
O politikacı kesinlikle dürüst değil.
Translate from Turc to Anglais
Sözde acemi skandalı duyulduğundan beri o politikacı dünyada gözden düştü.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı bir yılan balığı gibi kaygan!
Translate from Turc to Anglais
Rüşvet vermedikçe, o politikacı seninle görüşmez.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı Kongreye reformlar önerdi.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı görevden alındı.
Translate from Turc to Anglais
Birkaç politikacı hatalarını kabul ediyorlar.
Translate from Turc to Anglais
Neden politikacı çoğunluğun görüşünün kökünü kazımaya çalışıyor?
Translate from Turc to Anglais
O bir politikacı baskısına asla boyun eğmeyecektir.
Translate from Turc to Anglais
O iyi bir politikacı değildi.
Translate from Turc to Anglais
Benim ilk izlenimim onun anlayışlı bir politikacı olduğu yönünde.
Translate from Turc to Anglais
Birçok politikacı sözlerini tutmaz.
Translate from Turc to Anglais
İki politikacı ilk defa yüz yüze görüştü.
Translate from Turc to Anglais
Birçok politikacı sözlerini tutmuyor.
Translate from Turc to Anglais
Birçok politikacı sözünü tutamaz.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı güvenimizi kötüye kullandığı için özür dileme zahmetinde bulunmadı.
Translate from Turc to Anglais
Eşiniz bir politikacı ise, öyleyse muhtemelen sizin adınız da zaman zaman gazetede görünecektir.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir politikacı.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı değilim değilim.
Translate from Turc to Anglais
Sözlerini tutmayan birçok politikacı var.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı siyahlar ve eşcinseller hakkındaki güncel Facebook gönderileri için özür diledi.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı olmanın yanı sıra bir gazeteci ve öğretmendi.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı kongreye değişiklikler yapılmasını önerdi.
Translate from Turc to Anglais
Politikacı kongreye değişiklikler önerdi.
Translate from Turc to Anglais
Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.
Translate from Turc to Anglais
Onun büyük bir politikacı olması gerekiyor.
Translate from Turc to Anglais
Churchill çok tutucu bir politikacı.
Translate from Turc to Anglais
Ben politikacı veya ünlü biri değilim, hayatımı gözetlemeye bir son vermelisiniz.
Translate from Turc to Anglais
Dürüst politikacı diye bir şey var mı?
Translate from Turc to Anglais
Ben bir politikacı değilim.
Translate from Turc to Anglais
Şu politikacı Arizonalı.
Translate from Turc to Anglais
Benjamin Franklin Amerikalı bir politikacı ve mucit.
Translate from Turc to Anglais
O enerjik bir politikacı.
Translate from Turc to Anglais
O sadece bir politikacı.
Translate from Turc to Anglais
Benden politikacı olmaz.
Translate from Turc to Anglais
"Dürüst politikacı" ifadesi bir çelişkidir.
Translate from Turc to Anglais
Şu politikacı sadece yerel çiftlik ürünleri yediğini iddia etti.
Translate from Turc to Anglais
O büyük bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.
Translate from Turc to Anglais
O önemli bir politikacı olma hırsını asla unutmadı.
Translate from Turc to Anglais
O sonunda bir politikacı olarak kendisi için bir isim yaptı.
O da sadece bir politikacı.
Politikacı bütün vergilerini ödediğini ve yasadışı hiçbir şey yapmadığını söyledi.
Bu politikacı kamu fonlarından milyonlarca dolar çalmakla suçlandı.
Bir politikacı olmak zor.
Bir politikacı gibi görünüyorsun.
Politikacı ne peruk ne de takma diş taktığını iddia etti.
Politikacı sözünü tutmadı.
Bu politikacı zamanının çoğunu bağış toplayarak harcıyor.
Bu politikacı, tipik bir şampanya sosyalistidir.
Büyük politikacı 1963'te vefat etti.
Politikacı olaydan sonra herkesin önünde görünmedi.
Onun büyük bir politikacı olma hırsı vardı.
Onun hırsı büyük bir politikacı olmaktır.
Bu politikacı küresel ısınmayla mücadele için yeşil vergi önerdi.
Politikacı öldüğünde, herkes oğulun babasının izinden gideceğini umuyordu.
Neden bir politikacı için tezahürat yapıyorsun?
Bir politikacı daima unutur.
Politikacı işçileri harekete geçirdi.
Alman Die Welt gazetesi, Kanada Başbakanı Justin Trudeau'yu " yaşayan en seksi politikacı" olarak nitelendirdi.
Politikacı rüşvet almaktan utanmıyordu.
O bir politikacı değil, fakat bir avukat.
Tom bir kariyer politikacı.
Dürüst bir politikacı diye bir şey var mı?
Politikacı insanlara hizmet etmelidir.
Sen bir politikacı olmalısın.
Politikacı istifasını ilan etti.
Bir politikacı olarak bir şirketten para almak kesinlikle yolsuzluktur.
Politikacı güvenimizi boşa çıkardığı için özür dileme zahmetine bile girmedi.
Tom'u bir politikacı olarak hayal edemiyorum.
Her politikacı toplumun taleplerine duyarlı olmak zorundadır, yoksa esnekliğini yitirip doğru olmayan kararlar alabilir.
Artık bu politikacı enerji dolu.