Learn how to use refah in a Turc sentence. Over 23 hand-picked examples.
Ben refah yaşayacağım.
Translate from Turc to Anglais
Şurası muhakkak ki, günümüz toplumunda tüketimin insan hayatında önemli bir yere haiz olduğunu ve refah seviyesini ve mutluluğunu yakından alâkadar etmesinin tabii olduğunu söyleyebiliriz.
Translate from Turc to Anglais
Refah içinde yaşayan insanları küçümsedi.
Translate from Turc to Anglais
Her ikinize mutluluk ve refah diliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Jack davasından kazandığı parayla refah içinde yaşayabilmeli.
Translate from Turc to Anglais
Tom refah yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom refah içinde yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais
Barışla refah gelir.
Translate from Turc to Anglais
Ben sana refah dilemek istedim.
Translate from Turc to Anglais
Ben refah içinde yaşamıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Almanlar güçlü bir sosyal refah devletine değer verirler.
Translate from Turc to Anglais
Refah gelecek iki yıl için beklenmiyor.
Translate from Turc to Anglais
Gelecek iki yılın refah olması beklenmiyor.
Translate from Turc to Anglais
Kar yılı bir refah yılıdır.
Translate from Turc to Anglais
Yüksek geliri ona bir refah ömür sağladı.
Translate from Turc to Anglais
Refah, tapılacak bir tanrı değil, sadece kullanılacak bir araçtır.
Translate from Turc to Anglais
Refah içinde yaşıyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Jackson hanedanından Kral I. Tom, Tatoeba'yı uzun yıllar huzur ve refah içinde yönetti.
Translate from Turc to Anglais
Britanya Kraliçesi Victoria'nın 1837'den 1901'e kadar süren uzun saltanatı, Amerikan refah döneminde gerçekleşti.
Translate from Turc to Anglais
Refah da zamanla sağlanabilir.
Translate from Turc to Anglais
Refah dönemi hemen yarım başlamayacak.
Translate from Turc to Anglais
Bir ülkenin uluslararası alandaki imaj ve prestijini büyük ölçüde halkına sağladığı refah belirler.
Translate from Turc to Anglais
Refah parfüm gibidir: Fazlası genellikle baş ağrısına neden olur.
Translate from Turc to Anglais