Learn how to use ruh in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
O, kötü bir ruh hali içerisinde olması dolayısıyla seninle konuşmayı reddedebilir.
Translate from Turc to Anglais
Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.
Translate from Turc to Anglais
Tom yorgun ve kötü bir ruh hali içindeydi.
Translate from Turc to Anglais
O seninle konuşmayı reddedebilir çünkü o çok kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
İnsan ruh ve bedenden oluşur.
Translate from Turc to Anglais
Vücut ve ruh ikizdir: Sadece Tanrı hangisinin hangisi olduğunu bilir.
Translate from Turc to Anglais
O kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
O kötü bir ruh hali içinde, bu onun için nadirdi.
Translate from Turc to Anglais
O, iyi bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
O, kızgın bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
Tom bugün kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
Tom bu sabah kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
Baba bugün sabırsız ruh halindeydi.
Translate from Turc to Anglais
Ne Tom, ne de Mary konuşkan bir ruh hali içinde değildi.
Translate from Turc to Anglais
Lanet olası bir ruh yoktu.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kötü bir ruh hali var.
Translate from Turc to Anglais
O iyi bir ruh hali içerisindeydi.
Translate from Turc to Anglais
O, nadiren iyi bir ruh hali içindedir.
Translate from Turc to Anglais
O, kötü bir ruh hali içindeydi.
Translate from Turc to Anglais
Onun kötü bir ruh hali var.
Translate from Turc to Anglais
Onun ruh hali sık sık değişir.
Translate from Turc to Anglais
O, şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
O kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş gibi.
Translate from Turc to Anglais
Kötü ruh halini atlatması için ona yardım etti.
Translate from Turc to Anglais
Ruh isteklidir fakat beden güçsüzdür.
Translate from Turc to Anglais
Biz ruh ikiziyiz.
Translate from Turc to Anglais
Ruh doktorları bilgi vermede çok başarılı değil.
Translate from Turc to Anglais
Biz ruh ikizleriyiz.
Translate from Turc to Anglais
Görüyorsunuz, madde kaybolur, geriye sadece ruh kalır.
Translate from Turc to Anglais
Tom, bilgisayarının kötü bir ruh tarafından ele geçirildiğini düşünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom şu anda iyi bir ruh halinde değil.
Translate from Turc to Anglais
Tom diğer insanların ruh hallerine çok duyarlıdır.
Translate from Turc to Anglais
Tom haylaz bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
Tom bugün kesinlikle şaka ruh halinde değil.
Translate from Turc to Anglais
Tom ve ben ruh arkadaşlarıyız.
Translate from Turc to Anglais
Bugün kötü bir ruh hali içindesin, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Bugün kötü bir ruh hali içinde gibi görünüyorsun.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydi.
Translate from Turc to Anglais
Tom şimdi kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
Tom şu anda kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Turc to Anglais
Vay, gerçekten berbat bir ruh halindesin. Kavgacı olma.
Translate from Turc to Anglais
Stalin'i bedenlenmiş tanrısal ruh sahibi erişkin bir yüce varlık olarak gören çok insan var.
Translate from Turc to Anglais
Ruh sonsuzdur.
Translate from Turc to Anglais
Bu maalesef, tedaviye muhtaç bir ruh hali.
Translate from Turc to Anglais
Koroda şarkı söylemek ruh için yararlıdır.
Translate from Turc to Anglais
Bugün neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?
Tom'un bugün ruh hali nasıl?
Liisa'nın ruh hali kötüydü.
Neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?
Neden böyle iyi bir ruh hali içindesin?
En büyük güzellik, ruh güzelliğidir.
"Sorun ne?" diye sordu Ruh. "Hiçbir şey," dedi Scrooge. "Hiçbir şey. Dün gece kapımda noel şarkısı söyleyen bir çocuk vardı. Ona bir şey vermek istedim: Hepsi bu."
O berbat bir ruh hâli içinde.
Sakinlikle dolu bir ruh diliyorum.
Gözün görebildiği kadarıyla yaşayan bir ruh yoktu.
Üç saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydim.
İyi ruh hali içindeki herkes yarın başlayacak olan beş günlük tatili dört gözle bekliyor.
O iyi bir ruh hali içinde görünüyordu.
Ciddi yaralarına rağmen onların hepsi iyi ruh hali içindeydi.
Kötü bir ruh hali içindeydim.
Ruh yaşın çok küçük.
Ruh sağlığı, vücut sağlığı kadar önemlidir.
Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde görünüyor.
O çok iyi bir ruh hali içinde.
Tom çok iyi bir ruh hali içinde.
Tom iyi bir ruh hali içinde görünüyor.
Bugün erkek arkadaşımla çıkıyorum, bu yüzden bu sabahtan beri çok iyi bir ruh hali içindeyim.
Ben uzun süre ziyaret etmediğim bir ressamın atölyesini ziyaret ettim. Bu ressam az önce yeni bir model edindi ve çok iyi bir ruh hali içindeydi.
İyi bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.
Müzik ruh için harikadır.
Bu sabah kötü bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.
Sen ve ben ruh ikiziyiz.
Arkadaş nedir? İki bedende yaşayan bir ruh.
Bu akşam neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?
Tom'un neden böyle kötü bir ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.
Tom'un neden böyle bir iğrenç ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.
Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.
Tom iyi bir ruh hali içinde.
Hem beden hem de ruh beslenir.
Hem Tom'un hem de Mary'nin neşeli bir ruh hali içinde olduğu görünüyor.
Ruh, orada mısın?
Orada yaşayan bir ruh yoktu.
Tom hâlâ kötü bir ruh hali içinde.
Tom bugün iyi bir ruh hali içinde.
İyi bir ruh hali içindeymişsin gibi görünüyorsun.
Ben harika bir ruh halindeydim.
Tom bugün daha iyi bir ruh hali içinde mi?
Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.
Bir ruh görmedim.
O bugün iyi bir ruh halinde.
Gülümseme kötü ruh hali için en iyi tedavidir.
Bugün ruh halin iyi. Güzel bir şeyler mi oldu?
Tom, Mary'nin neden kötü ruh halinde olduğunu biliyor.
İyi bir ruh hali içinde olduğunu görebiliyorum.
Tom'un ruh hali günden güne gözle görülür bir biçimde değişiyor.
Bugün kötü ruh hali içindeyim.
Kötü bir ruh hali içinde misin?
Onun ifadesine bakılırsa, o kötü bir ruh hali içinde.
Yanıtı onun ruh haline bağlıdır.
Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.