Learn how to use rum in a Turc sentence. Over 9 hand-picked examples.
Küçükken yarı türk yarı rum bir bakıcım vardı.
Translate from Turc to Anglais
Küçükken yarı Türk, yarı Rum bir bakıcım vardı. O öğretti bana Türkçeyi. Sonra da annem hep Türkçe dersleri aldırdı bana. Eninde sonunda bir gün Türk babamla karşılaşacağımı biliyormuş demek.
Translate from Turc to Anglais
Bu benim için bir Rum.
Translate from Turc to Anglais
Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgeler, İstanbul Rum Patrikliği'nde kurulan Mavri Mira Kurulu'nun illerde çeteler kurmak ve yönetmekle, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla uğraştığını doğruladı.
Translate from Turc to Anglais
Mavri Mira Kurulu'nca yönetilen Rum okullarının izci örgütleri, yirmi yaşını aşmış gençleri de içine alarak her yerde geliştiriliyor.
Translate from Turc to Anglais
Ermeni hazırlığı da tam olarak Rum hazırlığı gibi ilerliyor.
Translate from Turc to Anglais
Karadeniz kıyılarındaki bölgelerde de, bir Rum Pontus hükümeti kurulacağı korkusu vardı.
Translate from Turc to Anglais
Gerçekten, Samsun ve yöresinde Rum çetelerinin Müslüman halka saldırması ve öteden beri araçsız bırakılmış olan bu bölge yöneticilerinin yabancı devletlerin işe karışmaları yüzünden hiçbir önlem alamaması, durumu güçleştirmişti.
Translate from Turc to Anglais
Kıbrıs Rum takımı bu yıl turnuvaya katılmayacak.
Translate from Turc to Anglais