Learn how to use söyleyerek in a Turc sentence. Over 42 hand-picked examples.
Kızlar kalabalığa doğru şarkı söyleyerek geldi.
Translate from Turc to Anglais
O, çok uzun konuşmayacağını söyleyerek başladı.
Translate from Turc to Anglais
Rika, partide şarkı söyleyerek iyi bir zaman geçirdi.
Translate from Turc to Anglais
Tom karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.
Translate from Turc to Anglais
Tom yiyemeyecek kadar çok yorgun olduğunu söyleyerek akşam yemeğini geçiştirdi.
Translate from Turc to Anglais
O, şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.
Translate from Turc to Anglais
Şarkı söyleyerek çocukları eğlendirdi.
Translate from Turc to Anglais
Partide şarkılar söyleyerek eğlendik.
Translate from Turc to Anglais
Meşgul olduğunu söyleyerek ricamı reddetti.
Translate from Turc to Anglais
Tom ve arkadaşları şarkı söyleyerek caddede yürüdüler.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'yi ninni söyleyerek uyuttu.
Translate from Turc to Anglais
Tom ninni söyleyerek Mary'yi uyutmaya çalıştı.
Translate from Turc to Anglais
Tom, nasıl sonlandığını söyleyerek, filmi Mary'ye berbat etti.
Translate from Turc to Anglais
Öyle bir şey söyleyerek beni terletiyorsun.
Translate from Turc to Anglais
O çocuklar bir şarkı söyleyerek çekip gittiler.
Translate from Turc to Anglais
O çocuklar bir şarkı söyleyerek uzaklaştılar.
Translate from Turc to Anglais
Onlar şarkı söyleyerek caddeden aşağı yürüdüler.
Translate from Turc to Anglais
Jack, Mary'nin Tom'u kendi elleriyle öldürmesini istedi ama Mary henüz hazır olmadığını söyleyerek itiraz etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.
Translate from Turc to Anglais
Biz eski şarkılar söyleyerek işlek cadde boyunca yürüdük.
Translate from Turc to Anglais
Neden ne gördüğünü bize söyleyerek başlamıyorsun?
Translate from Turc to Anglais
O, bunu bana söyleyerek hiçbir şey kazanmadı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'a ne dinlediğini sordum ve o, klasik müzik dinlediğini söyleyerek beni şaşırttı.
Translate from Turc to Anglais
O bir yalan söyleyerek kendini rezil etti.
Translate from Turc to Anglais
Çocuklar şarkı söyleyerek yol boyunca yürüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Yalanlar söyleyerek yaşamayı nasıl başardığını bilmiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Noel partisi bittikten sonra hepimiz şarkı söyleyerek dışarı çıktık.
Translate from Turc to Anglais
Nerede olduğumuzu düşmana söyleyerek bize ihanet etti.
Translate from Turc to Anglais
Çocuk bakıcısı bebeği şarkı söyleyerek uyutmaya çalıştı.
Translate from Turc to Anglais
Bugün seninle şarkı söyleyerek harika zaman geçirdim.
Translate from Turc to Anglais
Hepimiz kamp ateşi etrafında şarkı söyleyerek iyi vakit geçirdik.
Translate from Turc to Anglais
Üç kız kardeşimle şarkı söyleyerek büyüdüm.
Translate from Turc to Anglais
Tom kilisede şarkı söyleyerek büyümüş gibi görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
O, iyi yüzebileceğini söyleyerek cevap verdi.
Translate from Turc to Anglais
Sami, Leyla'yı çirkin şeyler söyleyerek kışkırtmaktan hoşlanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Ali öyle söyleyerek aklınca bana taş attı.
Translate from Turc to Anglais
Mary ninni söyleyerek Tom'u yatıştırmaya çalıştı.
Translate from Turc to Anglais
Mary bir ninni söyleyerek Tom'u sakinleştirmeye çalıştı.
Translate from Turc to Anglais
Karısına yalan söyleyerek evliliğini yıktı.
Translate from Turc to Anglais
Memnun olmadığını söyleyerek ne demek istiyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Dahiliye doktoru, kan tahlilinin yapılması için öğleden öncesine randevu almam gerektiğini söyleyerek beni gönderdi.
Doktor, uykusuzluğumun altında yatan sebebin anksiyete olduğunu söyleyerek bana her akşam almam gereken bir anksiyete ilacı verdi.