Learn how to use sözlük in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime içeriyor.
Translate from Turc to Anglais
İyi bir sözlük istiyorum.
Translate from Turc to Anglais
Sözlük mü alacaksın?
Translate from Turc to Anglais
Sözlük mü satın alacaksınız?
Translate from Turc to Anglais
Sözcükleri arayabilir ve çevirileri alabilirsiniz. Ama o, tam olarak tipik bir sözlük değildir.
Translate from Turc to Anglais
Kitaplıkta İngilizce-Japonca bir sözlük var mı?
Translate from Turc to Anglais
Bu kitabı okurken sözlük kullanmak zorunda değilsin.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük kısaltılmış bir baskıdır.
Translate from Turc to Anglais
Ona "yürüyen sözlük" deniyor.
Translate from Turc to Anglais
Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime toplar.
Translate from Turc to Anglais
En büyük İngilizce Sözlük 450.000' in üzerinde kelimeye sahiptir.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük en son sürüm değil.
Translate from Turc to Anglais
Elinizin altında iyi bir sözlük bulundurun.
Translate from Turc to Anglais
İngilizce sözlük olmadan yapabilir misin?
Translate from Turc to Anglais
Masanın üstündeki sözlük Tom'unki.
Translate from Turc to Anglais
Sanırım bu sözlük yeni başlayanlar için faydalıdır.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük için 1,500 yen ödedim.
Translate from Turc to Anglais
O bir sözlük.
Translate from Turc to Anglais
Bu benim sözlük.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük iyi değil.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük hiç faydalı değil.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük benim kız kardeşimindir.
Translate from Turc to Anglais
Erkek kardeşime bir sözlük verdim.
Translate from Turc to Anglais
Bir sözlük almak için param yok.
Translate from Turc to Anglais
O da sözlük aldı.
Translate from Turc to Anglais
Ben her zaman elimin altında bir sözlük bulundururum.
Translate from Turc to Anglais
O, sizin sözlük değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük pahalıdır.
Translate from Turc to Anglais
O bana yeni bir sözlük aldı.
Translate from Turc to Anglais
Kız kardeşime bir sözlük verdim.
Translate from Turc to Anglais
Sözlük elinizin altında.
Translate from Turc to Anglais
Yeni bir sözlük almak istiyor.
Translate from Turc to Anglais
Masanın üstünde bir sözlük var.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük açık ara farkla en iyisi.
Translate from Turc to Anglais
Geçen gün bir sözlük aldım.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük faydalı olabilir.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük seninki kadar faydalıdır.
Translate from Turc to Anglais
Kız kardeşi için bir sözlük aldı.
Translate from Turc to Anglais
Bu sınav için bir sözlük kullanabilirsin.
Translate from Turc to Anglais
Bu sahip olduğum en iyi sözlük.
Translate from Turc to Anglais
Bayan March bana İngilizce bir sözlük verdi.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük onun kadar faydalıdır.
Translate from Turc to Anglais
Bana iyi bir sözlük önerebilir misin?
Translate from Turc to Anglais
Aradığın sözlük bu mu?
Translate from Turc to Anglais
O, yürüyen sözlük dediğimiz şeydir.
Translate from Turc to Anglais
Ona yürüyen sözlük denilir.
Translate from Turc to Anglais
Bir sözlük mükemmel bir başvuru kitabıdır.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük pek çok bilgi içermektedir.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük yaklaşık 40.000 madde başı sözcük içeriyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük yaklaşık 40.000 madde başı sözcük içermektedir.
Translate from Turc to Anglais
Bu sözlük seninki kadar yararlı.
Translate from Turc to Anglais
Neden bu kadar pahalı bir sözlük aldın?
Ona ayaklı sözlük derler.
Sözlük olmadan, İngilizce çalışmak zor olurdu.
Tom Mary'ye Fransızca bir sözlük verdi.
Sıradaki sözlük benim.
Bu kelimeyi anlamadım. Sende sözlük var mı?
Kelimelerin anlamlarını bulmak için sözlük kullanırız.
Rafta bir sözlük var.
Bütün İngilizce öğrencilerinin ellerinde iyi bir İngilizceden İngilizceye sözlük olmalıdır.
Tom bir Japonca-Çince sözlük satın aldı.
Öğretmenimiz çalışma sırasında sözlük kullanmamıza izin verdi.
Bu sözlük yirmi binden fazla sözcük içermez.
Bu iyi bir sözlük.
Çekmecedeki sözlük benim.
Ona Fransızca öğretildi ve bir sözlük verildi.
Bu elektronik sözlük hakkında iyi şey taşımasının kolay olmasıdır.
Bu sözlük benim değil.
Bu sözlük bana ait değil.
Sözlük benim için çok faydalı.
Bu sözlük benim için çok yararlıydı.
Bir tek gün için bile bu sözlük olmadan yapamam.
Sözlük okumak kelime hazinesini geliştirir.
Tom bana bir Fransızca sözlük verdi.
Ucuz bir sözlük satın almak istiyorum.
Ben onun yeni bir sözlük satın almak istediğini düşünüyorum.
Bu sözlük hem öğrenciler hem de öğretmenler için iyi bir öğrenme aracıdır.
Dün sana bahsettiğim sözlük bu.
Yanında bir sözlük var mı?
Konuşan sözlük artık bir fantezi değil.
Engin bilgi sahibi bir adam o; diğer bir ifadeyle ayaklı sözlük gibi.
Bana sözlük gerek.
O da sözlük satın aldı.
Bir sözlük kelimeleri tanımlar.
Bu sözlük İngilizce yazılmıştır.
Üçüncü cildi eksik olan bu sözlük bana üç yüz dolara mal oldu.
Bu sözlük güzel.
Bu sözlük benimki.
Bunu bu sözlük olmadan yapamam.
Piet gerçekten yürüyen bir sözlük.
İyi bir sözlük almak istiyorum.
Sözlük dil öğrenmede önemli bir yardımcıdır.
Bu sözlük de sana yardım edebilir.
O sözlük benim.
Sözlük büyük.
Sözlük küçük.
Sen yürüyen bir sözlük müsün?
Bu sözlük neredeyse yararsız.
Bu sözlük tamamen yararsız.
Sözlük masanın üstünde.